Felçte ilk 3 saate dikkat!

Felçte ilk 3 saate dikkat!
02 Mart 2016, 10:27

Nöroloji Uzmanı Dr. Tuğçe Bilecenoğlu, inmenin, beyni besleyen damarlardan birinin tıkanması ya da kanamasıyla ortaya çıktığını belirtti

Nöroloji Uzmanı Dr. Bilecenoğlu, beyin-damar hastalıklarının, Türkiye'de erkeklerde yüzde 1,8, kadınlarda ise yüzde 2,2 oranında görülen; iş gücü kaybı ve hatta ölümle sonuçlanan önemli bir hastalık olduğunu bildirdi.
Bu hastalıklardan biri olan inmenin, beyni besleyen damarlardan birinin tıkanması (iskemik inme) ya da kanamasıyla (hemorajik inme) ortaya çıktığını kaydeden Dr. Bilecenoğlu, ''Sonucunda ise tıkanan ya da kanayan damarın bulunduğu beyin bölgesine yeterli oksijen ve besin maddeleri ulaşamıyor. İnme sonrasında beynin hasar gören bölgesinin kontrolünde olan vücut bölümleri işlev kaybına uğruyor ve felç ortaya çıkıyor.
Beyne giden kan akımının geçici olarak tıkanması sonucunda 'Geçici iskemik atak' (GİA) denilen 24 saatten kısa süren felç durumu görülüyor. GİA'da felç durumu her ne kadar hızlı düzelse de bunun daha şiddetli gelecek bir inmenin habercisi olabileceğinin bilinmesi gerekiyor. İnme ve GİA sonucunda kişi ne kadar kısa sürede tedavi edilirse, o kadar az hasar meydana geliyor'' ifadelerini kullandı.

İnme belirtileri
İnmede, ani başlayan çift görme, görme kaybı, konuşmada bozukluk, vücudun herhangi bir bölgesinde his kaybı, ağızda eğilme, vücudun tek tarafında ortaya çıkan güçsüzlük, denge kaybı, baş dönmesi, ani keskin şiddetli baş ağrısı ve ani bilinç kaybı belirtileri görüldüğünü bildiren Dr. Tuğçe Bilecenoğlu, şunları kaydetti:
"Bu belirtilerin bir ya da birkaçının görülmesi halinde acil durum söz konusu. Erken müdahale ile olabildiğince fazla beyin dokusu kurtarılabileceğinden, kişinin en kısa zamanda tercihen tam teşekküllü bir sağlık kuruluşuna ulaştırılması gerekiyor. Eğer kişi, belirtilerin başladığı ilk 3 saat içinde hastaneye ulaştırılırsa kişiye damar açıcı tedavi (trombolitik tedavi) uygulanıyor. Kişide, ağızda eğilme, konuşma güçlüğü, tek taraflı kol ve bacakta güçsüzlük gibi belirtiler gelişmişse o anda yakınları tarafından çekilen video görüntüsü veya fotoğraf, özellikle GİA tanısının konulmasında büyük fayda sağlıyor. GİA'daki belirtiler kısa sürdüğünden, kişi acil servise ulaşana kadar düzelmiş olabiliyor.''

İlk 3 saat önemli
Dr. Tuğçe Bilecenoğlu, inmenin tanı ve tedavi sürecini, "İnme belirtileriyle gelen kişinin öncelikle nörolojik muayene sonucunda inme kliniği saptanıyor. İnme tipinin (iskemik inme ya da hemorajik inme) ayırımında bilgisayarlı beyin tomografisi (BBT) ve beyin magnetik rezonans görüntüleme (MR) gibi görüntüleme yöntemlerinden faydalanılıyor. İnme tedavisinin ne şekilde olacağı inmenin tipine bağlı olarak değişir.
Hemorajik inmede öncelikli tedavi yüksek kan basıncının önlenmesiyken, bazı durumlarda cerrahi tedavi gerekebiliyor. İskemik inmede ise eğer kişi belirtilerin başladığı ilk 3 saat içerisinde ise, uygulanan kişilerde inmeye bağlı özürlülüğün daha az olduğu kanıtlanan ilaçlı damar açıcı tedavi (trombolitik tedavi) uygulanıyor. Ancak kişi hastaneye daha geç sürede ulaştırılmışsa, yeni bir damar tıkanıklığını önleyecek kan sulandırıcı ilaçlar veriliyor. İyileşme dönemi yaklaşık 6 ay ile 2 yılı bulacağından, inme sonrasında erken rehabilitasyona başlanması öneriliyor" dedi.

Hipertansiyon ve şeker hastaları risk altında
İnmede; yaş, cinsiyet, ırk, yüksek kan basıncı, kalp hastalığı, yüksek kan kolesterolü, şeker hastalığı, sigara kullanımı, obezite, geçici iskemik atak varlığı, kontrolsüz kullanılan doğum kontrol hapları ve aşırı alkol kullanımının risk faktörlerini oluşturduğunu da belirten Dr. Bilecenoğlu, ''Bu risk faktörlerinden en önemlisi ise hipertansiyon. Ancak yüksek tansiyonun etkin tedavisi ile inme riski yüzde 40 oranında azalıyor" dedi.
Dr. Tuğçe Bilecenoğlu, hastalıktan korunmak için yapılabilecekleri şöyle sıraladı:
"Bu hastalıktan korunmak için kişinin tansiyonunu, kan yağlarını ve kan şekerini kontrol altında tutması gerekiyor. Damarlarda sertliğe yol açtığından inme için önemli bir risk faktörü olan sigaradan uzak durulması, düzenli egzersiz yapılması ve lif içeriği zengin, düşük yağ içeren besinler tüketilmesi alınabilecek önlemler arasında.''
Kaynak : İHA