Oruç kalbinizi yormasın

Oruç kalbinizi yormasın
07 Haziran 2016, 11:48

Kalp hastaları eğer yeni ameliyat olmadılarsa, doktor kontrolünde oruç tutabilirler. Ancak fazla tuzlu, yağlı yemekler yemek ve orucu sigara ile açmak; kalp krizinin tetiklenmesine neden olabilir

Ramazan ayında yaklaşık 17 saat süren açlık ve susuzluk, gerekli tedbirler alınmadığı takdirde kalp sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Kalp hastalarının oruç tutmadan önce mutlaka doktorlarına danışması gerekiyor. Orucun kalp sağlığına zarar vermemesi, hatta yararlı olabilmesi için kişisel önlemlerin alınması büyük önem taşıyor.
Memorial Şişli Hastanesi Kardiyoloji Bölümü'nden Prof. Dr. Ali Metin Esen, Ramazan ayının kalp hastalıkları üzerindeki etkisi hakkında bilgi verdi.
Hafif seyirli kalp hastalarına oruç tutmak iyi gelebilir: Düzenli takip ve tedavilerle kontrol altında tutulan, hafif seyirli kalp şikayetleri olan kişiler için oruç tutmanın ciddi bir yan etkisi bulunmamaktadır. Bilimsel araştırmalara göre bu hastaların yüzde 70'inde klinik bulgularda değişiklik olmadığı gibi, yüzde 30'un kendisini daha iyi hissettiği belirlenmiştir. Bilinen kalp şikayetleri varlığında, Ramazan'da oruç tutmak için mutlaka kardiyoloji uzmanına danışılmalı ve Ramazan süresince ilaç düzeni ile diyet önerilerine mutlaka uyulmalıdır.

AMELİYAT OLAN ORUÇ TUTMAMALI
Kalp ameliyatı geçmişiniz varsa dikkat edin: Yeni kalp ameliyatı geçiren ya da ameliyat olacak hastaların oruç tutması önerilmez. Cerrahinin ardından iyileşmedönemindeki hastanın sıvı, kalori ve protein ihtiyacı artar. Böyle bir durumdatemel amaç, ameliyat sonrası hastanın en kısa sürede normal hayatına dönmesinisağlamaktır. Bu nedenle kardiyoloji uzmanları, kalp ameliyatı geçiren hastalara genellikle ilk iki ay zarfında oruç tutmamasını tembih eder.
Tuzlu, yağlı ve sindirimi zor besinlerden uzak durulmalı: Uzun yaz günlerine denk gelen oruç aylarında diüretik adı verilen vücuttan su ve tuz kaybına neden olan ilaçların yerine başka tansiyon ilaçları kullanılabilir. Tansiyon ilaçlarının kullanımının iftar ve sahura göre düzenlenmesi, kardiyoloji uzmanına danışılarak yapılmalıdır. Doktor önerisi alınarak Ramazan ayında özellikle 24 saat etkili, günde tek doz kullanılan ilaçlar alınabilir. Hipertansif krizlerden korunmak için özellikle iftarda tuzlu ve aşırı yağlı, sindirimi zor besinlerden uzak durulmalıdır.
İftar sonrası bol su tüketin: Yaz aylarına denk gelen, uzun ve sıcak günler orucu biraz daha zorlu hale getirebilir. Sıcaklıklar terlemeyle vücuttan su ve elektrolit denilen maddelerin kaybına yol açabilir. Bu durum tansiyon düşüklüğü, kalpte ritim bozukluğu ve kanda koyulaşmaya neden olabilir. Bu semptomlar sağlıklı kişilerde hafif seyrederken, kalp hastalarında bütün dengeleri bozabilir. Kalp rahatsızlığına eşlik eden, hafif bir böbrek rahatsızlığı olan hastaların durumu ise daha fazla ağırlaşabilir.
Orucu sigara ile açmak kalp krizini tetikleyebilir: Ramazan'da orucu sigara ile açmak ve kısa bir zaman diliminde peş peşe sigara içmek ağır bir yemekle beraber kalp krizlerini tetikleyebilir. Kalp ritmini bozabilir ve kalp yetersizliği semptomlarını ağırlaştırabilir. Hayati olabilecek bu durumlara karşı kalp hastalarının Ramazan süresince sigara kullanmaması gerekmektedir. Sigaranın bırakılması ve gerekirse bu konuda profesyonel destek alınması gerekir.

PAMUKLU KIYAFETLER GİYİLMELİ
İftardan iki saat sonra hafif spor yapılmalı: Formu korumak adına kontrolsüz ve bilinçsiz yapılan egzersizler kimi zaman tehlikeli sonuçlara yol açabilir. Sporun, sabah 07.00-09.00, akşam ise 18.00-20.00 saatleri arasında yapılmasına özen gösterilmelidir. Akşam yemeğinden hemen sonra spor yapmak doğru değildir. Yemekten en az iki saat sonra egzersiz yapılmalıdır.
Kıyafet seçimine dikkat edilmeli: Özellikle kalp hastaları bu dönem kıyafet seçimine daha fazla özen göstermelidir. Sağlıklı kalabilmek ve terle su kaybını en aza indirmek için ince, kolay hava alabilen, daha az terleten, açık renkli, tercihen pamuklu kıyafetler tercih edilmelidir. Isı geçirgenliği olan ayakkabıların seçimi ve güneşe çıkılırken şapka kullanılması da önemlidir.
Klima kalp sağlığınızı bozmasın: Ani hava değişimleri kalp hastalarını olumsuz etkiler. Özellikle 30 dereyi aşkın hava sıcaklığından birden klimalı ortamlara girmek, hayati risk oluşturabilir. Dışarıdan geldikten sonra eve girer girmez klimanın karşısına geçmek kalp sağlığını olumsuz yönde etkileyebilir. Klimalı ortamda bulunulacaksa, ideal klimalı ortam ısısının 22 derecenin altında olmaması çok önemlidir.

BİRDEN SOĞUK SUYA ATLAMAYIN
Soğuk deniz ve havuz suyuna dikkat!: Sıcak havalarda kalp hastası kişileri bekleyen tehlikelerden biri de uzun süre sıcak hava altında kaldıktan sonra birden soğuk bir havuz ya da denize girmektir. Soğuk deniz ya da havuz suyu, kalp ve damar sağlığı açısından soğuk havadan bile daha tehlikeli olabilir. Kalp spazmını tetikleyen bu durum karşısında, kalp damarları soğuğun etkisi ile ciddi oranda büzülür ve kan akımı bozulur. Bu durum kalp krizine kadar gidebilir.