Limonatayı şekersiz ayranı tuzsuz tüketin

Limonatayı şekersiz ayranı tuzsuz tüketin
03 Ağustos 2016, 16:53

Yazın sıvı kaybıyla birlikte vücudumuz susuz kalır. Özellikle vücudumuzun lokomotifi olan böbrekleri korumak için şekersiz limonata ve tuzsuz ayran tüketin

Yaz aylarında hava sıcaklıklarındaki yükseklik, fiziksel aktivite azlığı, terleme ile birlikte sıvı ihtiyacının artması ve buna karşılık yeterli sıvı alınamaması, böbrek sağlığını olumsuz etkileyebilir. Sağlıklı böbrekler için başta beslenme olmak üzere yaşam tarzının yaza göre düzenlenmesi önemlidir. Memorial Ataşehir Hastanesi Nefroloji Bölümü'nden Prof. Dr. Murat Tuncer, yazın böbrek sağlığı konusunda dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi... Sağlıklı yaşamın en önemli ihtiyaçlarından biri sudur. Çünkü vücudumuzun yüzde 60'ını su kapsamaktadır. Su dengesi, vücudumuzdaki en önemli dengedir. Hücreler arası alanlarda su geçişinin olması, sodyum dengesini sağladığı için yaşamsal öneme sahiptir. İnsan uzun bir süre yemek yemese de hayatta kalabilir. Ancak su içilmemesi birkaç gün içinde hayati tehlike yaratabilir.

AŞIRI SIVI KAYBI BÖBREK YETMEZLİĞİNE NEDEN OLABİLİR

Beyindeki susuzluk merkezi aktive olduğunda susama hissi meydana gelir. Yaşlılar, çocuklar ve bilinci yerinde olmayan kişiler gibi susama merkezi tam çalışmayan bireylerde zamanla vücut derisinde buruşma, ağızda kuruluk, göz çukurlarında çökme meydana gelir. Nasıl bir çiçek susuz kaldığında günler içerisinde kuruyorsa, sağlıklı bir birey de susuz kalırsa bu belirtileri göstererek kurumaya başlar. Bu sıvı kaybı ilerlediğinde baş dönmesi ve baygınlık meydana gelebilir. Baygınlık ve baş dönmesi vücut sıvısının yüzde 20-25'inin kaybedildiğini gösterir. Su tüketimi, böbrek sağlığı için de çok önemlidir. Herhangi bir sağlık problemi olmayan bir kişinin günde en az 1.5-2 litre su içmesi gerekir. Kısacası, su içmek için aşırı bir susama hissi beklenmemelidir. Dil hiç kuru kalmayacak şekilde düzenli olarak su tüketimi olmalıdır. Su içme oranı yaz döneminde daha da artırılmalıdır. Sıvılar damarların içini doldurur, böbrekler de kan damarlarından oluşmuş yumaklardır. Vücutta sıvı kaybı olduğu zaman böbreklere gelen kan miktarı da azalır. Böbreklere gelen kan miktarının azalmasıyla böbreğin içindeki nefron denilen yapıda değişiklikler meydana gelir. Bu değişiklikler önce geçici bir kreatin yükselmesi ile kendini gösterir. Bu duruma 72 saat içinde müdahale edilmezse kalıcı bir hal alabilir ve kronik böbrek yetmezliğine kadar gidebilir. Hastalık döneminde istem dışı nefesle ya da terle oluşan sıvı kaybı oldukça sık yaşanır. Bilinçsiz ağrı kesici kullanımı da sıvı kaybına yol açabilir. Sıvı kaybının devam etmesi, böbrek yetmezliği tablosunu karşımıza çıkabilir. Sıvı kaybının giderek artış göstermesi idrar miktarının azalmasına da neden olur ve idrarda bulunan kalsiyum oksalat ve bilirubin gibi bazı atık maddelerin yoğunluğunu artırır. Bu durum da hem böbrekteki mevcut taşların idrar yollarına zarar verme riskini tetikler, hem de yeni taş oluşumuna zemin hazırlayabilir.

GÜNDE İÇİLEN 2 LİTRE SU TAŞ OLUŞUMUNU ÖNLEYEBİLİR

Böbreğin içinde birtakım minerallerin birikmesi ile taş oluşur. Bu minerallerin böbrekte birikmemesi için bu alanda akışkanlık sağlanmalıdır. Bunu da sağlayan en önemli şey sudur. Düzenli olarak su tüketimi, minerallerin oluşumunu engeller. Günde iki litre kadar su tüketmek hem taş oluşumunun engellenmesi, hem de var olan küçük taşların düşürülmesi için önemlidir. Bu küçük taşların düşürülmesine halk arasında kum dökme de denilmektedir. Çay, oksalat kaynağı bir sıvıdır ve eğer kişinin genetik olarak taş hastalığına yatkınlığı varsa aşırı çay tüketimi taş oluşma riskini artırır. Bu açıdan, tüketilen çayın oldukça açık olması gerekir ya da İngilizler gibi çaya bir miktar süt katılarak içilebilir. Çaya limon katılması da taş oluşumuna engel olabilecek özelliktedir. Limonun içindeki sitrat maddesi taş oluşumunu önleyici özelliktedir. Yaz döneminde özellikle şekersiz limonata tüketerek taş oluşumu engellenebilir. Böbrekte taş oluşumuna sebep olabilecek sıvılardan biri de kahvedir. Kahveyi sütle karıştırarak tüketmek daha doğru olur. Böbreklerde taş oluşum riskini önleyecek en önemli besin brokolidir. Haftada üç gün brokoli tüketmek taş oluşumunu engeller. Ayran da su kadar saf, içinde zararlı madde olmayan içecektir. Ancak ayran tüketiminde de tuza dikkat etmek gerekir.

SOFRANIZDA TUZLUK YERİNE BAHARATLIK OLSUN

Özellikle tansiyon ve böbrek hastaları tuz tüketimine çok dikkat etmelidir. Tuzsuz ekmek tüketmek ve tuzluk kullanma alışkanlığını bırakmak gerekir. Bunun yerine yemekler baharatlarla tatlandırılabilir. Tansiyon ve böbrek sağlığı birbiriyle yakından ilişkilidir. Tansiyon hastalarının yazın dikkat etmesi gereken önemli bir nokta daha bulunmaktadır. Bazı tansiyon hastalarının kullandığı ilaçlar idrar söktürücü özellikte olabilir. Bu idrar söktürücü ilaçlar, özellikle yaz döneminde aşırı su kaybına bağlı olarak tansiyon düşüklüğüne neden olabilir. Bu tür ilaçları kullanan kişiler baş dönmesi ve tansiyon düşüklüğü yaşıyorlarsa, idrar söktürücü bu ilaçları doktor kontrolünde geçici olarak bırakabilirler.

DİYALİZ HASTALARI FAZLA SU TÜKETMEMELİ

Böbrek yetmezliği olan ve diyaliz tedavisi alan hastaların böbrekleri yeterli idrar üretemez. Bu nedenle tükettikleri fazla sıvı vücutta birikerek solunum yetmezliği, şişlik gibi rahatsızlıklara neden olabilir. Bu tip rahatsızlıkları olanlar, günde bir litreden fazla su tüketmemelidir.

YAZIN SIVI KAYBINI ÖNLEMEK İÇİN...

Kalın giysilerden uzak durun, açık renk ve ince kumaş giysiler tercih edin
Saat 12.00-16.00 arası direkt güneş altında kalmayın
Dil kuru kalmamalı; günde en az iki litre su tüketin
Bol sıvı içeren karpuz, şeftali, kavun gibi meyveleri tüketin