Yazarlar Kayserispor - Galatasaray maçını yorumladı

Yazarlar Kayserispor - Galatasaray maçını yorumladı
28 Aralık 2015, 10:50

Spor Toto Süper Lig'in 17. haftasında Kayserispor ile Galatasaray 1-1 berabere kaldı. İşte spor yazarlarının maçla ilgili yorumları.

ÖMER ÜRÜNDÜL: Sneijder arandı

Galatasaray, Kayseri'de ilk devre ortasına kadar bunaltıcı bir baskı altında kaldı. Bu bölümde pas hataları üst düzeydeydi. Oyunu biraz tutup, rakibin temposunu kıramıyorlardı. Ama daha da önemli bir handikap vardı. Takım olarak rakibi karşılama görevi hiç yapılamıyordu. Üstelik de ileride en uçta Umut gibi hücum presli bir santrfor ve de orta sahada Selçuk- Chedjou-Rodriguez gibi defansif yönleri olan futbolcular olmasına rağmen...

Eğer Kayserispor takımının temel direği Biseswar ve de Deniz'in hovardalığı olmasa ilk 20 dakikada G.Saray farklı yenik duruma düşebilirdi. Devrenin son 20 dakikasında G.Saray topa sahip olup, oyunu dengeledi ama pozisyon bulamadığı gibi rakip kontratakları da tehlikeli oluyordu. İkinci devrede de Kayserispor'un hızlı başlangıcını hasarsız atlatan G.Saray, oyunu karşı alana yıkmaya başladı. Ama yine pozisyon bulamıyorlardı. İşte bu görüntüde Kayseri'nin de kalecisinin deneyimsizliğini göz önüne alırsak, kadroda olmayan Sneijder'in şutlarına ihtiyaç duyuluyordu.

Oynadığı süre boyunca hiçbir şey yapmayan Podolski'nin sakatlanmasından sonra yerine giren Sinan, kısa sürede biraz da şans yardımıyla skora denge getirdi. Bundan sonra 3 puan iki tarafa da gitti-geldi. Karşılıklı ikişer tane çok net gol kaçtı. Bu beraberlik ile artık G.Saray'ın ligin ikinci yarısı için kovalamayı düşündüğü zirve hedefi tamamen tükenmiş oldu. Dün Muslera, Selçuk, Semih, Olcan ve sonradan giren Sinan'ı ayırırsak diğer futbolcuların performansı son derece olumsuzdu.

Kayseri ne yazık ki oynadığı yüksek tempolu, ofansif anlayışlı ve arzulu futbolunu istenilen neticelere çeviremiyor. Bana göre Kayserispor ligin, bu kadar pozisyona girip bu kadar beceriksizce fırsat harcayan bir numaralı takımı... Benim Tolunay Kafkas'a ikinci kez bir tavsiyem var... Pili bitmiş Yakubu'da ısrar etmeyip genç Sinan'ı kazanmak en doğru tercihtir.

LEVENT TÜZEMEN: Ve; kumdan kale yıkıldı!

Galatasaray için artık şampiyonluk "Hayal", kupa "Ana hedef" gibi görünüyor. Sürpriz olur mu? Olursa; asıl sürprizi Beşiktaş ve Fenerbahçe puan kayıplarıyla yapabilir. İtalyan kondisyoner Stefano'nun Mustafa Denizli'ye sunduğu raporda şöyle yazıyordu:
"Sezon başı hiç çalışmamışlar. Kumdan kale gibiyiz. Depreme gerek yok. Bu halimizle rüzgarda bile yıkılırız."

Uyarıyorum; alınacak yeni oyuncular fiziksel açıdan "Hazır" konumda olmazlarsa Galatasaray ikinci yarıda da patlar. Çünkü lige verilen aranın süresi mevcut oyuncuların fiziksel performansını yukarı çekmeye yetmez. Yeni oyuncular Donk gibi güçlü ve oynar durumda olmalı ki; Galatasaray toparlanabilsin.

Kayseri'de alınacak üç puan camiaya ve taraftarlara ikinci yarı için moral olabilirdi.

Galatasaraylı oyuncular zihinsel ve fiziksel olarak o kadar tükenmişler ki; "Bu maçı mutlaka kazanmalıyız" inancı ve mücadelesi içinde olamadılar. Kayserispor, Galatasaray'ı oyun ve mücadele olarak ezerken ciddi gol pozisyonlarını da cömertçe harcadılar.

Mustafa Denizli'nin Kayseri'yi yeterince analiz ettiğine inanmıyorum.

Hiperaktif bir takım olan, ikili mücadelelerde "Kamikaze" rolüne bürünen, çok koşan Kayseri takımına karşı "Kumdan kale" Galatasaray'ın oyunun boyunu uzatarak oynaması intihar etmek gibiydi. Denizli'nin de, Bilal'i oturtup Rodriguez'i oynatması, Sabri'nin yerine "üflesen yıkılacak"

Tarık'ı tercih etmesi büyük hataydı. Sinan'ın girmesi tamamen şanstı.

Çünkü Podolski sakatlanmasaydı Sinan girmezdi. Galatasaray'ın etkili olduğu son 30 dakikaya bakalım; Bilal ve Sinan oyunda.. Bilal orta sahadaki dağınıklığı toparladı. Sinan, sağ tarafa dinamizm, çabukluk getirirken golü de attı.. Mustafa hoca bu hamleleri 60'tan sonra yapacağına baştan bu oyuncularla başlamalıydı. Ayrıca; son 10 dakikadaki Sabri hamlesi sonrası Tarık'ın sola geçip Olcan'ın öne itilmesini Denizli geç yaptı. Bilal ve Sabri ile maç boyu dökülen, kritik pozisyonda kötü vuruşla golü atamayan Yasin'in yerine Sinan'la başlamak Galatasaray'ın direncini yükseltir saha içi değişimleri de kolaylaştırırdı.

ERMAN TOROĞLU: Kayseri kıyım kıyım kıyıldı

Beraberlik Galatasaray'a yaramaz... Ha mağlup olmuşsun ha berabere kalmışsın... Sahaya bir kadro çıkıyor, Bilal Kısa kenarda... Bu maçta eğer oyunu lehine çevireceksen önce orta sahayı eline geçireceksin. Maç başlıyor, 50 dakika maçın ve oyunun kontrolü Kayseri'nin elinde. Yük Selçuk'un üzerine biniyor. Biz seyrediyoruz, Mustafa Denizli de kenardan seyrediyor. Sonra Bilal aklına geliyor. Bilal ne zaman oyuna giriyor, Galatasaray orta sahaya hakim olmaya başlıyor, şansıyla birlikte golü de buluyor. Ama ikinci lazım... Bunun için de ne yapmak lazım; gole yakın adamlarla oynayacaksınız. Ama bir bakıyorsunuz bu sefer Yasin oyundan alınıyor. Podolski zaten sakatlanmış...

Galatasaray'ın kadrosu dar, tamam... Ama bu dar kadro ile de belli şeyler yapılabilir. Oyuna Sabri giriyor yine iki kişinin yeri değişiyor. Aslında ne olursa olsun bu kadroda Sabri kesinlikle ilk 11'de oynamalı. Bu kadroda Bilal'in mutlaka yer alması gerekli. Ama Denizli'nin görüşü böyle değil... Mutlaka vardır bir bildiği!..

Hakem nasıl derseniz; bütün takdir haklarını Galatasaray lehine kullandı. Bir tane Kayserispor'a takdir hakkı kullanmadı. Yani sizin anlayacağınız, Mustafa Denizli'nin tabiriyle Kayserispor'u "Kıyım kıyım kıydı..." Demek ki bu hakemlere biraz diş göstermek lazım. Kim dişini gösteriyorsa ondan korkuyorlar. Merak etmeyin hakem kardeşlerim futbol sahalarında kimse kimseyi sizin kadar ısıramaz.

Şu bir gerçek bu Galatasaray, keyif vermiyor... Bu Galatasaray'ın şampiyonluğa oynaması da çok zor. Fazla uzağa gitmeyin, Galatasaray hafta içinde bir kupa maçı oynadı Kastamonuspor'la... Kastamonuspor'un 90. dakikada attığı buz gibi golü bu sefer çömez bir hakem vermedi. Yahu kardeşim, adamlar buz gibi gol atmışlar, maç 2-2 bitecek, bütün şehir mutlu olacak, sizler insanları mutsuz etmek için mi varsınız, mutlu etmek için mi?

RIDVAN DİLMEN: Yüzde 10 bile şans yok

Kayseri takımı diri ve çıkışta olan bir takım. Antrenörleri Tolunay Kafkas göreve geç başlamıştı zaten, sıkı bir takımları var. Santforları Derley bu hafta yoktu. Galatasaray'ın temel sorunları var.

Açıkçası maça çıktığında ben hayal kırıklığına uğradım. Bu 8 puan öndeki takımın orta sahasıdır, gerideki değil… Selçuk, Rodriguez, Chedjou. Şampiyonluk yarışından kopmamanız için kazanmanız gerekiyor. Transfer için bile gerekiyordu. Galatasaray ilk devrede 21 puan kaybetti. Melo dışında iskeletini koruyan bir takım şampiyonluk yarışından kopmak üzere, açık konuşalım. Yüzde 10'dan bile azdır şu an şansı… İstediği kadar transfer yaparsa yapsın. Hadi diyelim 11 puan var ama ikincisin, yine şansın var. Burada hem Fenerbahçe'nin hem de Beşiktaş'ın gerisinde kalıyorsun.

Galatasaray taraftarlarının hiç mi hiç memnun olmadığı tablo devam ediyor. 3 tane savunmaya dönük orta sahayla oynadığın zaman da, ofansif de kadro kursanız mutlak pozisyon veriyorsunuz. Sizin temelinizde gol pozisyonu vermek var. Kayserispor sezon boyunca bu kadar pozisyona girdiği maç oynamamıştır. Yasin ve Selçuk'un pozisyonu var ama 3'e 1'ler, 3'e 2'ler veriyorsun.

Galatasaray için -2 puan daha geldi, rakiplerin de iştahı arttı. Bugün Fenerbahçe de Beşiktaş'la yalnız kalmanın hesaplarını yapıyordur. Sabri'yi en son düşündü, Tarık'ı düşünüyor hoca. Daha çabuk ve ofansif diye düşünüyor herhalde. Sabri'nin son dönemdeki durumunda ne yatıyor bilmiyorum ama bence Sabri oynamalı. Fakat Galatasaray'ın sorunu Sabri-Tarık değil. Bu orta sahayla Galatasaray'ın çok iyi oynama şansı yok. Bu üçlü yakın oynarsa nasıl üreteceksin, üretemezsin.

SERKAN KORKMAZ: DONK, GONK VE ZONK!

Sabri ve Bilal sakat değillerse Tarık ve Rodriguez (hatta Chedjou) nasıl ilk onbir oynar, birisi bana tek bir sebep göstersin. Denizli sayesinde (yüzünden) bir süredir Tarık'ı izliyoruz... Açık konuşayım; PTT 1. Lig'de Tarık kadar oynayabilecek pek çok sağ bek var. Bilal ise; üstelik Sneijder de yokken, nasıl Rodriguez ve Chedjou'nun arkasına konur, inanılır gibi değil. Sabri ve Bilal'in ortak suçu (!) Hamza Hoca'nın oyuncuları olmak mı?
Hamzaoğlu'nun bıraktığı Galatasaray ile Denizli'nin, beş lig, bir buçuk Avrupa, iki kupa maçı oynayarak 2015'i tamamladığı Galatasaray arasında, Hamzaoğlu lehine ciddi farklar var. Kimse bana ''Sneijder ve Burak yoktu… Podolski sakatlandı'' falan demesin. Podolski sağ kanatta eli havada oynayıp, kimsenin atmadığı pasları beklerken takım daha iyi değildi.

Bazı futbolcular yolcu
Denizli'nin hala olmayan yardımcılarıyla ilgili olarak, yedek kulübesinden sık sık çıkmak zorunda kalan tercüman Mert Çetin'in verdiği görüntü çok şey anlatıyor. Mert Çetin n'apsın; omuzlarında hissettiği sorumluluk duygusuyla bir şeyler yapma uğraşında.
Kendisi asli işini hayli iyi yapan, takdire şayan birisi. Fakat; mücbir sebeple, Galatasaray'ın olmayan yardımcılarının boşluğunu doldurmak zorunda kalıyor.
Keza futbol maçı gibi, bir çift gözle idare edilemeyecek, son derece dinamik bir aksiyonlar silsilesi sırasında bu refleksi kaçınılmaz bir tezahür. Kimse Mert'i eleştirdiğimi falan düşünmesin. Görüşüm kayda geçsin; HELÂL OLSUN!
Donk transferiyle toparlanan moraller dün akşamki puan kaybıyla yerle bir.
Yönetim, Denizli ve bazı topçular için çanlar değil, gonklar çalıyor. Bu takımın sezon sonunda duyacağı ses ise, TV yarışmalarında verilen yanlış yanıttan sonra çalan ''zonk!''

EVREN TURHAN: TATSIZ KAPANIŞ!

Galatasaray ilk yarının son maçına çıkarken 3'te 3'lük bir seri yakaladı. Kupada fire vermeyen Aslan son 3 puanını da alarak ilk devreyi minimum zararla kapatmak istedi. Ancak Mustafa hocanın, özellikle Sneijder'in yokluğunda son haftaların formda takımı Kayserispor karşısında işi oldukça zordu. Orta sahada yine Chedjou'yu tercih eden Denizli, böyle yaparak bana göre hem orta saha üstünlüğünü kuramıyor hem de defansta Hakan Balta'yla olan uyumunu yakalayamayarak rakibe çok fazla pozisyon veriyor. İlk dakikalardan itibaren çok etkili bir Kayseri vardı sahada. Tolunay hoca rakibini iyi etüt etmis olacak ki bütün atak organizasyonunu Tarık'ın olduğu sol kanattan, Biseswar'ı kullanarak yaptı ve burayı adeta felç etti.

Rakip sahaya gidemeyen Galatasaray'ın gol yiyeceği o kadar belliydi ki Muslera bile çaresiz kaldı. Semih-Hakan ikilisinde de büyük sıkıntı var. Bütün duran toplar tehlike yarattı. Ve nitekim golde yine bir korner pozisyonundan geldi. Oysa ki Denizli defansta Hakan- Chedjou ikilisini tercih edip ortada da Bilal'i oynatmalıydı. Ezik ve etkisiz futbol karşısında Kayserisporlular hiç zorlanmadan hemen kapanıp, Galatasaray'a gol şansı vermediler. İkinci yarıda Podolski de sakatlanınca işler daha da zora girdi. Oyuna hiç bir katkısı olmayan Rodriguez'e iyi bile tahammül eden Mustafa hoca, onun yerine Bilal'i aldı. 60. dakikada Sinan Gümüş çok kritik bir gole imza attı. Bilal ve Sinan oyuna olumlu anlamda değişiklik kattılar. En azından hücum zenginliğini arttırdılar. Galatasaray'ın özellikle defansa ve orta sahaya yapacağı takviyelerle, zor bir yarışa hazır hale gelmesi gerekiyor.

MAÇIN EN İYİSİ SİNAN GÜMÜŞ

İkinci yarı oyuna girdi ve 1 puanı kazandırdı

MAÇIN EN KÖTÜSÜ TARIK ÇAMDAL
Bu takımın futbolcusu olmadığını gösterdi