Sansüre karşı iki koldan değişiklik

Sansüre karşı iki koldan değişiklik
25 Aralık 2015, 10:10

Özel televizyonların özgürce yayın yapabilmesini sağlamak amacıyla yasa tasarısı taslağı hazırlandı: Buna göre, "Tarafsız yayın sadece TRT için geçerli olacak", "Seçimden 10 gün önceki yayınlar dışında 'tarafsızlık' şartı dayatılmayacak"

aHaber'in sansüre ve yasakçı zihniyete karşı yürüttüğü mücadele, ilgili kurumları da harekete geçirdi. Özel televizyon kanallarının özgürce yayın yapabilmesini sağlamak amacıyla bir yasa tasarısı taslağı hazırlandı. SABAH, özel televizyon kanallarının yayınlarına ilişkin hazırlanan yeni taslağın detaylarına ulaştı. Son şekli ilerleyen günlerde verilecek tasarı ile yapılması planlanan değişiklikler şöyle:

"TARAFSIZ YAYIN" SADECE TRT'Yİ BAĞLAYACAK: 6112 sayılı kanunun özel TV kanallarının yayın ilkelerini düzenleyen 8'inci maddesinde yer alan "Siyasî partiler ve demokratik gruplar ile ilgili tek yönlü veya taraf tutar nitelikte olamaz" hükmü ortadan kaldırılacak. Bu hüküm, sadece TRT için bağlayıcı olacak. Böylelikle özel kanallar yayında özgür bırakılmış olacak.

"TRT KISTASLARI" DAYATILMAYACAK: Televizyonların seçim dönemi yaptığı yayınlara ceza vermeye dayanak oluşturan 298 sayılı seçimlerin temel hükümlerine ilişkin kanun ise hali hazırda kanalları TRT kanununa tabi tutuyor. Tasarı ile ise özel televizyon kanallarının seçim dönemlerinde de 6112 sayılı kanunda yer alan yayın ilkelerine göre hareket etmesi, TRT'nin yayın esaslarına uymak zorunda tutulmaması öngörülüyor.

MAKSİMUM 5 GÜN YAYIN DURDURMA CEZASI: Yayın ilkelerini ihlal eden özel TV kanalları, 6112 sayılı kanunda var olan "uyarı, yayın durdurma" gibi cezalara ilave olarak, seçim dönemlerinde 298 sayılı kanundaki "yayın kuşağında açık bir şekilde özür dileme", "yayınların 5 günden 15 güne kadar durdurulması" gibi çok ağır yaptırımlarla da karşı karşıya kalıyor. Tasarı, cezaları tamamen ortadan kaldırmıyor ama "ölçülü" bir şekle dönüştürüyor. Öncelikli olarak, YSK'nın seçimden 10 gün önceki yayınlarda, anket yayımlama ile ilgili kısıtlarının devam ettirilmesi öngörülürken, bu 10 gün dışındaki süreçte uygulanan "tarafsızlık, gerçeklik" ilkelerine uygun yayın yapma hükmü ortadan kaldırılacak. İkinci olarak da, YSK'nın seçim döneminde ihlal yapılan yayınlar için TV kanallarını önce uyarması, uyarıların dikkate alınmaması durumunda da daha önce 5 günden 15 güne kadar uzanan yayın durdurma cezalarının "1 ile 5 gün" arasında sınırlandırılması planlanıyor.

KURTULMUŞ'TAN AHABER'E DESTEK ZİYARETİ

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, YSK ve RTÜK rekor cezalarının odak noktasına oturan aHaber'i ziyaret etti. Kurtulmuş, "Yanlış uygulamaya dikkat çekmek amacıyla bu ziyareti gerçekleştirdim. Seçim dönemi sonrasında çok sayıda TV kanalına RTÜK raporlarına istinaden YSK tarafından ciddi cezalar verildi. AHaber 99 yayın durdurma ile en fazla cezayı aldı" dedi. Kurtulmuş, şunları söyledi:

CEZALAR AÇIK BİR ZULME DÖNÜŞTÜ: RTÜK raporlarına gerekçe teşkil eden ve YSK'nın bu cezaları vermesine neden olan yasa, eski Türkiye'nin sadece kamu yayıncılığının yapıldığı dönemden kalma bir yasadır. Tek kanalın olduğu dönemde tarafsızlık ilkelerini sağlamak için yapılan bir düzenlemedir. Şimdi çok sayıda özel TV kanalı var. TV kanallarının bu denli üzerine gidilmiş olması yeni Türkiye'nin yayıncılık anlayışına, basın özgürlüğü anlayışına uymuyor. Bu bir yerde ceza vermenin ötesinde, tarafsızlık ilkelerini sağlama çabasının ötesinde tabiri caizse açık bir zulme dönüştü. Bu yeni Türkiye'ye yakışmıyor.

ÇİFTE STANDART RAHATSIZ EDİCİ: Hakkında benzer raporlar bulunan kanallara farklı cezaların verilmesi, bu çifte standart rahatsız edici. RTÜK'ün üzerinde durması gereken, ulusal değerler, genel ahlak kuralları, kişilik haklarını, insan onurunu zedeleyecek yayınlar, genel basın ilkeleri gibi konular olmalıdır. Bu konuda etkin bir denetim yapılmalı ama bu seçim sürecinde bir kontrol mekanizmasına dönüşüyorsa bunu kabul etmek mümkün değildir.