İş dünyasında 'krizzade' furyası

İş dünyasında 'krizzade' furyası
27 Aralık 2015, 14:10

İş dünyası bölgesel krizlerle uğraşırken şimdi de bunu bahane ederek borcunu ödemeyenlerle karşı karşıya. İTKD Başkanı İlker Önel, "Olumsuz beklenti yayıp, ardından borç ödemeyen krizzâdeler türedi" dedi

Yaşanılan her olumsuzluğu paraya çevirmeye alışkın olan bir kesim işadamı ve bankalar piyasayı kilitlemeye çalışıyor. Son bir yıldır uluslararası piyasalarda emtia fiyatlarının düşmesini bile bahane eden ve ortada bir sıkıntı yokken 'kriz beklentisi var' diyerek borcunu ödemeyen şirketler çıkmaya başladı. Buna bir de bazı bankaların kredileri erken çağırması eklenince ortaya 'krizzade' ekonomisi çıktı. İmalat sanayinde çalışan 10 sektörün başkanlarının oluşturduğu İstanbul Tüccarlar Kulübü Derneği'nin (İTKD) Başkanı İlker Önel, piyasada olumsuz beklentilere umut bağlayanların çoğaldığını söyledi.

CİDDİ ZARAR VERİYORLAR
Bunun reel ekonomiye ciddi zararlar verdiğini belirten Önel, "Piyasada olumsuz beklentilere umut bağlayanlar, bizim gibi gerçekten piyasanın bütün zorluklarını yaşayan reel ekonomiye bilerek veya bilmeyerek ciddi zarar veriyor. Televizyonlarda kriz olacak diye yorum yapanlar var. Eli taşın altında olanlar sesini duyuramıyor, tuzu kurular konuşuyor. Bize göre Türk ekonomisi iyi yolda hiç de kriz yok. İyi niyetli olmayan kişiler de 'kriz var' söylemlerinin arkasına saklanarak piyasanın işleyişini bozuyor. Aynı zamanda piyasayı oluşturan bankaların yersiz paniklemesine neden oluyor. Bunun sonucunda gerçekten iyi niyetli esnaf ve tüccar piyasanın sanal dalgalanmasından olumsuz etkileniyor" şeklinde konuştu.

KREDİ ÇAĞIRMA KÖTÜ NİYET
Bazı bankaların uzun süredir çalıştıkları firmaların bile üzerine gittiğini iddia eden Önel, "Krediyi erken çağırma oluyor. Şirketler yılbaşında bankalarla oturur anlaşma yapar. Yılsonunda kapatmalı ya da yenilemeli kredi gibi bir yöntem seçilir. Normalde bir banka uzun süredir çalıştığı firmaya kredi dönemini hissettirmez, otomatik olarak yenilenmesini yapar. Ancak bugünlerde bazı bankalar krediyi yenilemek bir yana ana parayı bile hemen istiyor" dedi. Böyle bir durumda en güçlü şirketlerin bile batmaktan kurtulamayacağını söyleyen Önel, "Banka 3 ay önceden haber verirse o işadamı zaten zamanında borcunu öder. Batan adama soruyorum, 'piyasadan alacağım para, kredinin iki katı kadar. Fabrikam çalışıyor, mal satıyorum ama bir bakıyorum banka durup dururken, ana parasını istiyor' diyor " açıklamasında bulundu.

FAİZ ORANLARI ÇOK YÜKSEK
Yatırım yapmak isteyen işadamlarının yüksek faiz nedeniyle projelerini askıya almak zorunda kaldıklarını da söyleyen Önel, şöyle konuştu: "Türkiye'de faiz oranları çok yüksek. Merkez Bankası'nın açıkladığı politika faiz oranlarının da üzerinde. Merkez Bankası'nın gösterge faizi yüzde 7.5 iken orta ölçekli bir işletme kredi aldığında yüzde 15-16 faiz ödüyor. Ekonomide bankalar olmadan olmaz. Ama finans kurumları da böyle hissetmeli. Onlar da 'şirketler olmazsa biz de olamayız' demeliler."