Müzede gece mesaisi

Müzede gece mesaisi
22 Mayıs 2016, 16:52

“Müzeler Gecesi” etkinliği kapsamında SABAH’tan İdil Alakuş, 18 Mayıs’ı 3 farklı müzede geçirdi. “Müzede Bir Gece” filmini anımsatan etkinliğe katılan Alakuş ve beraberindeki müze gezginleri, unutulmaz bir deneyim yaşadı

Avrupa Konseyi, UNESCO ve ICOM'un (Milletlerarası Müzeler Konseyi) desteğiyle Avrupa'da 12, Türkiye'de ise 11'inci kez gerçekleştirilen "Müzeler Gecesi" etkinliği kapsamında SABAH'tan İdil Alakuş, 18 Mayıs Çarşamba akşamı saat 23.00'e kadar 3 müzeyi inceledi:
Etkinliğin İstanbul'da 3 müzede gerçekleşeceğini öğrenince kafamda çakan şimşek ve izlediğim "Müzede Bir Gece"nin de etkisiyle o geceyi müzede geçirmeye karar verdim. Filmdeki gibi sabahlamayacak ve türlü türlü macera yaşamayacak olsak da iyi fikirdi. İstanbul Arkeoloji Müzeleri, Türk ve İslam Eserleri Müzesi ve Ayasofya Müzesi ziyaret edilebilecekti.
Amatör bir müze gezgini olarak bu kadar büyük bir katılım beklemiyordum doğrusu. İlk durak Türk ve İslam Eserleri Müzesi oldu. M.S. 2'nci yüzyıla ait "At Meydanı" üzerine kurulan, adını Pargalı Damat İbrahim Paşa'dan alan sarayda Emeviler, Selçuklular ve bu topraklarda yıllarca hüküm sürmüş pek çok medeniyete ait eserleri görmek heyecan verici. El yazmaları, maden, cam ve seramik eşyalar, halılar, kilimler, mühürler, ahşap eserler ve en önemlisi İslamiyet'in ilk yıllarından bugüne kadar özenle korunmuş "Kutsal Emanetler" bu müzede sergileniyor.
Turun ikinci durağı olan Ayasofya Müzesi'ne vardığımızda gördüğümüz metrelerce uzanan ziyaretçi kuyruğu, daha önce hiç Ayasofya'ya girmemiş olan arkadaşımın ilgisini çekti. Türk ziyaretçilerden çok yabancı turistlerin müzeye ilgisi ve uzun süre beklemeyi göze almaları, bana çok da şaşırtıcı gelmedi. Ayasofya ziyaretini başka bir güne bırakmaya karar verdik.
Arkeoloji Müzeleri için kalan kısıtlı vakti iyi değerlendirmek adına koşarak yola koyulduk. Saat 21.55'ti. Görevli kimseyi içeri almıyordu. "Tamam bitti, süre doldu, bu kadar yeter. İçeridekiler de çıksın kapatacağım, sizi alamam. Bana verilen talimat böyle" diyerek engelledi kapıdaki hevesli kalabalığı. Ancak "gece ve müze" fikriyle dolu coşkun kalabalığın alkışlı protestosu, daha zaman olduğunu söyleyerek içeri girme ısrarı, hepimizi birer "beleşçi" olarak gören "sorumlu" güvenlikçinin inadını kırıverdi. Kapılar homurtuyla açıldı. Turun son durağı için kocaman avluya geçildi. Bahçedeki iyi ışıklandırmayla ön plana çıkarılmış eserler, heykeller, lahitler görülmeye değer. Mumyaların bulunduğu kısmı merak ediyordum en çok, göremedik tabii. Restorasyon bitince bir kez daha gitmek lazım. Keşke daha çok öğrenci grubuna rastlasaydım müze gecemde... Daha çok gence...

TARİH, ANİDEN CANLANIYOR!
Shawn Levy'nin yönettiği "Müzede Bir Gece" filminin başrolünde usta komedyen Ben Stiller var... Larry (Ben Stiller) hep maceraların peşinden koşmuş, heyecanlı bir adamdır. Ve bir gün hayatı boyunca hep aradığı işi bulur. Ulusal Tarih Müzesi'nde gece bekçisi olarak işe başlar. Fakat müzedeki daha ilk gecesinde çok enteresan şeyler olur. Dondurulduğu düşünülen tarih öncesi yaratıklar birden canlanmaya başlar.

EĞİTİM ŞART!
Müze gezisinden kendi adıma çıkardığım sonuç şu: Eğitim şart... Öfkeli, işini sevmeyen, mecburen orada bulunuyormuşçasına davranan güvenlik müdürü için de kendi topraklarının kültürünü, sanatını, medeniyetlerini tanımak adına, bir gecesini böyle bir etkinliğe ayırma zahmetini göstermeyen genç arkadaşlar için de. Bu deneyimi yaşamak güzeldi. Gelecek yıl 18 Mayıs'ta daha çok müze gezmek istiyoruz.