Cerablus'un 'acil meleği'

Cerablus'un 'acil meleği'
17 Ekim 2016, 12:38

Harekatı kapsamında terör örgütü DEAŞ'ten temizlenen Cerablus'ta görev yapan Gaziantepli acil tıp teknisyeni Sibel Öztürk, gerektiğinde ambulansın direksiyonuna geçip hayat kurtarmak için zamanla yarışıyor.

Fırat Kalkanı Harekatı kapsamında terör örgütü DEAŞ'ten temizlenenCerablus'ta görev yapan Gaziantepli acil tıp teknisyeni Sibel Öztürk, gerektiğinde ambulansın direksiyonuna geçip hayat kurtarmak için zamanla yarışıyor.

Türk Silahlı Kuvvetleri Müşterek Özel Görev Kuvveti ve Koalisyon Hava Kuvvetlerince Suriye'nin kuzeyinde terör tehditlerine karşı başlatılan Harekatı kapsamında (ÖSO) tarafından terör örgütü DEAŞ'ten temizlenen Cerablus'un sağlık altyapısı Türkiye'nin desteğiyle güçlendirildi. Sağlık Bakanlığının desteğiyle hizmete başlayan Cerablus Hastanesinde görev alan Türk personel, Suriyeli hastaların şifa bulması için hummalı bir çalışma yürütüyor.

Bu çalışmaları yürütenlerden biri de aynı zamanda Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) gönüllüsü olan 30 yaşındaki Sibel Öztürk. Zamanının büyük bir kısmı hastane ve yollarda geçiren Öztürk, ambulansla girdiği dar Cerablus sokaklarında yaralıları hastaneye yetiştirmek için hız limitlerini zorluyor.

Öztürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yaklaşık 2 hafta önce bölgeye geldiğini söyledi. Başlarda tedirginlik yaşasa da zamanla bunu yendiğini belirten Öztürk, şimdi işini daha rahat sürdürdüğünü ifade etti.

Gönüllü olarak geldiği Cerablus'ta işini severek yaptığını vurgulayan Öztürk, "Gaziantep 112'de çalışıyorum, acil tıp teknisyeniyim, aynı zamanda UMKE gönüllüsüyüm. İlk geldiğimde Cerablus sokaklarına girdiğimde tedirgindim ama şu anda ambulans kullanabiliyorum ve rahatlıkla işimi yapıyorum. İşimiz zor biliyoruz fakat görevimiz hayat kurtarmak olduğu için her koşulda bunu yapmak durumunda olduğumuzun bilinciyle çalışıyoruz." dedi.

"İşimizi soğukkanlı yapmamız gerekiyor"

Zor bir bölgede her gün farklı bir acı olaya tanıklık ettiğini ve bunlardan etkilendiğini ifade eden Öztürk, şunları kaydetti:

"Kopuk kollar, bacaklar görmek, babası için ağlayan o çocukların gözyaşları görmek çok zor geldi fakat duygumuzu işimize karıştırmamamız gerekiyor. İşimizi soğukkanlı yapmamız gerekiyor. Şu an biz de onu yapmaya çalışıyoruz. Biz sağlıkçı olarak görevimizi yapıyoruz, ambulansın arka bölümünde acil vakalara müdahale ediyoruz, gerektiğinde de ambulans kullanabiliyorum çünkü ileri sürüş teknikleri eğitimi aldım. İşimizin verdiği alışkanlıklar bir süre sonra soğukkanlı olmamamızı, hızlı hareket etmemizi sağlıyor."

Sibel Öztürk, savaş bölgesinde olmasına rağmen kendisini güvende hissettiğini ve işine odaklandığını sözlerine ekledi.