Özgecan'ın katillerine yapılan silahlı saldırı davasında karar verildi

Özgecan'ın katillerine yapılan silahlı saldırı davasında karar verildi
17 Temmuz 2017, 16:55

Hükümlü 'in Adana'daki cezaevinde silahlı saldırıda ölmesi olayıyla ilgili tutuklu yargılanan sanık ağırlaştırılmış ve 29 yıl 9 ay 10 gün hapis cezasına çarptırıldı. Tutuksuz 6 sanık ise delil yetersizliğinden beraat etti

Mersin'de üniversite öğrencisi 'ın öldürülmesine ilişkin davada ağırlaştırmış hapis cezasına çarptırılan hükümlülerden 'in Adana'daki cezaevinde silahlı saldırıda ölmesi, babası 'in ise yaralanmasıyla ilgili davada sanıklardan tutuklu ağırlaştırılmış müebbet ve ayrıca 29 yıl 9 ay 10 gün hapis cezasına mahkum edildi, tutuksuz 6 sanık ise delil yetersizliğinden beraat etti. Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesindeki karar duruşmasına tutuklu Gültekin Alan, tutuksuz sanıklar Ferat Yüksel, infaz koruma memuru Hacı Ahmet Özdoğan, Gamze Bağlar, Serkan Akkoca ile avukatları katıldı. Başka suçtan cezaevinde tutuklu bulunan sanıklar Ahmet Tekin Baykal ve Hüsamettin Bağlar ise Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi () sistemi ile duruşmada hazır oldu.

BABA ALTINDÖKEN DURUŞMAYA SEGBİS İLE KATILDI

Öldürülen Ahmet Suphi Altındöken'in olayda yaralanan babası Necmettin Altındöken de hükümlü olduğu Silivri Cezaevinden SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katıldı.

İddia makamının geçen celsede verdiği esas hakkındaki mütalaasını tekrarlamasının ardından sanıklara son savunmaları soruldu.

Sanık Gültekin Alan savunmasında, 18 duruşmanın 3'üne katıldığını, bunlardan birinde de susma hakkını kullandığını ifade ederek, mahkemede düzgün savunma yapamadığını öne sürdü.

"KORKUTMAK İSTERKEN ÖLDÜRDÜM"

Suç aleti silahı bir yıl önce tuvalette bulduğunu ve bacak arasında sakladığını ifade eden Alan, Ahmet Suphi Altındöken'i korkutmak isterken öldürdüğünü ve babasını yaraladığını söyledi.

Alan, olay anını yazılı savunmasından şöyle okudu:

"Silahın nasıl cezaevine sokulduğunu bilmiyorum. Olay günü halı sahaya çıkacağımız belli değildi. İnfaz koruma memuru daha sonra halı sahaya çıkacağımızı söyledi. Bu sırada infaz koruma memurları, Özgecan Aslan'ı öldüren ile babasının F Tipi Cezaevine getirildiğini ve hangi koğuşta kaldıklarını konuşurlarken duydum. O günler kafam dağınıktı. Özgecan Aslan'ın öldürülmesi rüyalarıma giriyordu. Benim de 2 kızım var. Görevli halı saha kapısını açtı. O sırada sinema perdesi gibi Özgecan Aslan ve kızlarımı gördüm. Halı sahaya girmedim, kendi kendime 'Hadi ne bekliyorsun?' diyerek saniyeler içinde karar verdim."

"MERDİVEN BOŞLUĞUNA ATEŞ EDİP..."

Merdiven boşluğuna doğru ateş edip ölüm korkusu vermek istediğini anlatan Alan, şunları dile getirdi:

"Cezaevinde en büyük ceza birisine ölüm korkusu vermektir. Kaldıkları kapının mangalını açtım. Orta yaşlı biri mangala doğru geldi. Ahmet Suphi'nin babası olduğunu bilmiyordum. 'Suphi'yi çağır, evrakı var' dedim. 'Suphi' diye seslendi. Yukarı merdivenlerden inerek mazgalın önüne geldi. Diğer kişinin babası olduğunu bilseydim o anda ikisinin de kafasına sıkabilirdim. Ahmet Suphi ile karşı karşıya geldik. Namlunun ucu ona doğruydu. İsteseydim kafasına sıkardım. Ona 'Özgecan Aslan'ın selamı var, geri çekil' dedim. Geri geri kaçarken merdiven boşluğuna doğru gitti. 2 defa tetiğe bastım. Kurşunlardan biri sol göğsüne isabet etti. Öldürmek amacım olsaydı tabancamdaki diğer kurşunları da boşaltırdım. Hedef gözetmeden ateş ettim. Göz ucuyla içeri baktığımda bir kişinin kaçtığını gördüm. Ahmet Suphi sandım. Bir el ateş daha ettim. Oysa babasıymış. Tasarlayarak yapmadım. Biri bizi gözetliyor gibi her yerde kamera var, tasarlamam imkansız. Spontane gelişti. 1 dakikada oldu bitti."

BİZE ULAŞIN