Ali Bayramoğlu

Ali Bayramoğlu

01 Temmuz 2015, Çarşamba

Siyasi satranç maçı başlarken…

Meclis başkanı bugün seçilecek ve ardından sıra Cumhurbaşkanın en büyük partinin genel başkanın hükümet kurmak görevi vermesine gelecek.
Anayasa'ya göre ondan sonra önümüzde bir hükümetin oluşumu için 45 günlük bir süre var. Bu sürenin aşılması cumhurbaşkanın takdiriyle mümkün olmakla birlikte zaman aşamının çok uzun olabileceğinin sanmıyoruz. Bu süre içinde bir hükümet kurulamadığı takdirde yeniden seçimler yapılacak. Cumhurbaşkanı her partiden gelecek bakanlarla bir seçim hükümeti oluşturacak ve Türkiye seçmeni son kararını vermek üzere 3 ay içinde sandık başına gidecek.
Seçimlerde bu kez seçmen davranışının merkezini başkanlık sistemi, HDP'nin barajı geçmesi meselesi değil, istikrar meselesi oluşturacak. Daha doğrusu farklı partilerin uzlaşma üretememesi yönetilemez bir Türkiye tablosunu ortaya çıkarırsa, yenilecek seçimlerde AK Parti'nin yeniden iktidara gelip gelemeyeceği tek soru haline dönüşecek.
Nitekim daha şimdiden bu konuda yapılan anketler yeni bir seçim halinde AK Parti'nin son seçimlere oranla daha yüksek bir alacağını gösteriyor. Tahminler AK Parti'nin oy oranını yüzde 43 ila 45 arasında değişiyor ki bu da tek başına iktidar için bir imkan, hatta kuvvetli bir ihtimal demek.
Erken seçim meselesini neden yazının başına aldım?
Aldım zira, daha görevlendirme yapılmamış olsa da siyasi partiler yelpazesine, koalisyon için koyduğu koşullara ve ilişkilerine bakacak olursanız, (bir koalisyon ihtimali her zaman mümkün olmakla birlikte) güçlü olan ihtimal erken seçim.
Muhalefet hattında HDP'nin ve MHP'nin aynı cephede bulunması bir sorun. İki uç nokta, iki milliyetçilik arasında bir kesişme noktası yok. MHP'nin HDP'yi her anlamda gayri meşru görmesinin son örneği Bahçeli'nin "HDP Baykal'ı destekleyeceğini açıklarsa biz ona oy vermeyiz" sözleriydi. HDP'yle bırakın bilinçli bir ilişkiyi dolayı bir temasa bile tahammülü yok MHP'nin. Yüzde üç puanlık oy artışını bu nedenle sağladığını düşüyor olmalı ki, ağacı birilerinin salması onun da bez gerip meyva toplaması eğilimi bu partide kalıcı hale geliyor. MHP'nin bu tavrı ve iki ucun zıtlığı AK Parti'siz bir hükümeti imkansız kılıyor.
AK Parti'nin CHP'yle ya da MHP'yle hükümet kurma ihtimali ise, özellikle muhalefet partilerinin öne sürdüğü koşullar, yüksek beklentiler, özellikle rövanşist eğilimler bu tür koalisyon seçeneklerini zor kılıyor.
Özellikle MHP'nin oldukça kibirli, Beştepe'yi, Bilal Erdoğan'ı bile kıstas, hatta hedef alan bir yaklaşımı var. MHP'nin burada da "bekle ve kazan" politikasını izlediği söylenebilir. AK Parti tabanı bu koalisyonu tercih etse bile işleri zora sokan, özellikle Tayyip Erdoğan netleşmemiş statüsü açısından sorunlar üretebilecek bir durum.
Kaldı ki, çözüm süreci açısından bakılırsa, Türkiye'nin esnekliğe, bölge ve ülke değişikliklerine en uyum sağlamak zorunda olduğu bir dönemde böyle bir koalisyonun ne kadar yerinde, faydalı ve sürdürebilir olduğu başka bir tartışma konusudur. Bence Türkiye'ye yeniden eski usül sağcı ve güvenlikçi aşı yapacak ve özellikle kaçınılması gereken bir ittifaktır
AK Parti-CHP iktidar kağıt üzerinde daha mümkün ve makul görünmekle (bu konuda ulaşılabilir ve uzlaşılabilir koşulları daha önce Yeni Şafak'ta yazdım) ve tercih edilir olmakla birlikte, daha şimdiden aynı tür engellere takılıyor. CHP'nin küçük parti olarak koalisyonun büyük ortağı olma, hem ülkeyi yönetmek hem AK Parti'ye hesap sormak fikri peşinde koşuyor.
Bu, en azından şimdilik böyle ve imkansızın tarifi olarak karşımızda.
Kanım odur ki, koalisyon görüşmelerinde öne çıkacak olan kurulacak hükümet meselesi kadar, bu dönemde hangi partinin rasyonel, kurucu ve olumlu davrandığı hususu olacaktır.
Başka bir deyişle mesele uzlaşmak halinde, uzlaşmazlığın faturasının kime çıkacağıdır.
Örneğin AK Parti erken seçimde tek başına iktidar olacağı hesaplar, bu göstererek koalisyon kurma açısından çekimser davranırsa, bunun bedelini öder.
MHP ve CHP bu tavırlarında ısrar ederlerse bu kez onlar uzlaşmazlığın sorumlu haline gelirler. Seçmenlerini seçim yapma zorunda bırakırlar.
Bir tür bir satranç maçının başlamakta olduğunu söylebiliriz.

veya