Ersoy Dede

Ersoy Dede

03 Ocak 2016, Pazar

Emri Kimden Alıyorsun Demirtaş?

Selahattin Demirtaş'ın arkasındaki güç, HDP'yi kapattırmak ve sistem dışına itmek için özel bir gayret sarfediyor..

Çünkü anlaşıldı ki şiddetle arasına mesafe koymuş ve sorunlarını siyaset yoluyla halletmiş bir Kürt hareketi, egemenlerin işine gelmiyor.

Onlar çatışmalı dönemi daha çok tercih ediyorlar. Bunun için aslında Abdullah Öcalan'ın bile silahların gömülmesini istemesine rağmen, bu süreç için özellikle tesis edilmiş olan HDP bloku, 'hayır biz üzerimize düşen sivil siyaset rolünü oynamayacağız, PKK'ya lojistik sağlamaya devam edeceğiz' diyor.. Bunu kendi akıllarıyla söylüyor olma ihtimalleri var mı? Elbette yok.. Öyle olsaydı 90'lardan beri seçime girme yeterliliğine sahip bir partileri olmazdı..
**
Elbette ki süreci idare etmeye çalışan rasyonel zeka, şiddet temelli talep mekanizmasının sürdürülebilir olmadığını öngörerek HEP, DEP, DEHAP, HADEP, DTP, BDP ve HDP gibi siyasi partiler içinde kendine yol aradı.. Onlar siyasete evrilmeye çalıştıkça partileri kapatıldı, TBMM'den atıldılar, tutuklandılar, siyaset yapamaz hale geldiler.. Peki bu 25 yıllık serüven içinde, başta Ahmet Türk ve Leyla Zana gibi âkil adamlar olmak üzere kimse sormuyor mu, "arkadaş biz siyaset yapmaya çalıştıkça neden dağa doğru itiliyoruz?" Diye..
**
Lafı dolaştırmadan söyleyeceğim. Elbette kafasının arkasındaki ajandasını açıklayan Selahattin Demirtaş'ın, derhal dokunulmazlığı kaldırılarak yargılanması gerekir.. Ama ben savcının yerinde olsam, Demirtaş'a da, diğerlerine de (DTK toplantısına katılan herkese) daha ağır bir sorgu yapar ve taleplerin, siyaset yoluyla yükseltilmesini kimin önlediğini öğrenmeye çalışırdım. Bakın değerli dostlar, Selahattin Demirtaş da, Figen Yüksekdağ da, diğerleri de, ellerine geçmiş altın fırsatı tepip de mücadelelerini açmaza sokmak istemeyeceklerdir. Normali budur. İnsanın deli olması lazım. Yani düşünsenize; Belediye başkanısınız.. Belediye meclisinin yüzde 80'i sizin sözünüze bakıyor.. Muhtarlar sadece sizi dinliyor. Koca bir kenti parmak şıklatarak yönetebilecek kudrettesiniz.. Ki iş makinalarını terör örgütü emrine verdiğiniz halde kimse sesini çıkarmıyor.. Ama diyorsunuz ki; ".. Ben bu sokağı özgürleştireceğim.." Aklın tatile çıktığı bir durum.. Tek bir sokağı ne yapacaksın? Diyarbakır'ın tamamı senin ya!! Şimdi tablo bu kadar açık ve berrakken, hâlâ 'öz yönetim' martavalı okunmaya devam ediyorsa, savcı Demirtaş'a, emri kimden aldığını sormalı bence.. Hangi devletten? Kalın sağlıcakla

veya