Ersoy Dede

Ersoy Dede

05 Ağustos 2016, Cuma

FETÖ Ne Zaman Büyüdü?

Cumhurbaşkanı çok önemli bir adım attı..
Milletten helâllik istedi..
15 Temmuz gecesi millet Erdoğan'a cevabını vermişti zaten çoktan..
Ama o yine de tarihe not düşmek adına;
"Rabbim de Milletim de beni affetsin" dedi..
**
Değerli dostlar..
Erdoğan düşmanlığından gözü dönmüş olan bazı yazarlar, FETÖ'nün hep bu dönemde palazlandığı tezviratını yayıyorlar..
Millet memleket derdine düşmüş olan Erdoğan ve Ak Parti hükümeti ise buna cevap vermeye tenezzül bile etmiyor..
Belki de zamanı değil diye düşünüyorlar..
Döndürüp dolaştırıp, Cumhurbaşkanı'nın,
17 Aralık'ta hançerlenmiş olmanın acısıyla söylediği
"ne istediler de vermedik" sözünü hatırlatıyorlar..
**

Oysa pekâlâ biliyor ki herkes, Tayyip Erdoğan tarihe;
bu hareketi koruyan, kollayan, palazlandıran, büyüten değil…
Yok eden, tarihe gömen kişi olarak geçecek..
Bu hareketin kanlı saldırısından, suikast girişiminden 15 dakikayla kurtulmuş bir lider olarak..
Bu hareketin gizli servislerle birlikte işgal etmeye kalktığı ülkesinde, tankların üzerine çıkan adam olarak yazacak tarih Erdoğan'ı..
Siz ne derseniz deyin..
Bu, Ne Özal'a nasip oldu, ne Demirel'e, ne de Ecevit'e..
Bakın onların payına ne düştü..
**

Doğrudan eli kanlı terör örgütü ele başı Fethullah Gülen'in kendi anlattıklarından naklediyorum..
19 Ekim 2015 tarihinde Dailymotion'a yüklenmiş olan sohbetinden..

"…. Rahmetli Turgut Özal özüyle, sözüyle dört başı mamur bir müslümandı. Yakından tanıma imkânı oldu. Ve çok vefalı davrandı. Kıtmir'in ne haddine Çankaya'ya davet edilmek ama defaatle davet etti; "Ben seni arka kapıdan içeri alırım!" diyordu… bir defasında beni derdest ettiler; silah dayadılar karnıma, içeriye götürdüler…… O gece dahiliye vekilini, hariciye vekilini, adliye vekilini hususi olarak toplamış…… Hepsi (polis müdürleri) geldi, elimi sıktılar, 'Hocam, çok geçmiş olsun!' falan dediler.….. (Özal) Hususi gitti, Asya'da dolaştı, daire çizdi ve uğradığı her devlet reisine dedi ki ; 'Bu işe ve bu arkadaşlara ben kefilim, bırakın açabildikleri kadar okul açsınlar'….."

"… Süleyman Bey, (Demirel) nereye koyarsanız koyun, cumhurbaşkanı iken, belki otuz tane devlet başkanına mektup yazdı. Neden? Milletimize müyesser olmuş böyle bir hizmetin devam ve temadisi adına….…"

"….. Bülent Ecevit…. Ankara'daki ve İstanbul'daki evine gittim. ….. Yemin ederim size, ceketinin düğmelerini düğmeleyerek karşıladı. ….. Bülent Bey zirvedeyken ben Vatikan'a gittim. O zaman büyükelçiye telefon etmiş. Büyükelçi iki-üç gün bizden ayrılmadı, rehberlik yaptı……"

Bu nakletiklerim tek sohbete arka arkaya kendi anlattıkları..
İcraatlara bakıldığında zaten hangi dönemde Fethullah Gülen'in ne kadar büyüdüğü açıkça görülecektir.. Sorun kendi zekanıza… Bugün darbeye kalkışan generaller, Erdoğan döneminde mi girdi orduya?.. Erdoğan iktidar olduğunda bunlar zaten yüzbaşı, binbaşı seviyesinde, kuracakları Balyoz-Ergenekon, askeri casusluk tertibinin içerideki hazırlıklarını yürüten kadrolar haline gelmişti.. Değerli dostlar, bu alçak terör örgütü ele başı, 12 Eylül'de Kenan Evren'in en güçlü destekçisi, 28 Şubat'ta Çevik Bir'in stratejik müttefiki idi Alparslan Türkeş bile tam sayfa baştan aşağı övgü dolu sözler söyledi FETÖ'ye..

Ama aralarında sadece Erdoğan, eli kanlı terör örgütü elebaşı
Fethullah Gülen'in oluşturduğu tehdidi göremediği için helâllik istedi..
"Rabbim de Milletim de beni affetsin" dedi..
Tarih bunu böyle yazacak..

veya