;
Ersoy Dede

Ersoy Dede

17 Nisan 2017, Pazartesi

Bu Bir Başkanlık Referandumuydu!

Evvelâ zaferi tescilleyelim..
Sandıktan çıkan netice açık bir zaferdir ve tartışması yoktur..
Bu son derece önemli..
Beklenti eşiğinin yükselmiş olması ortaya çıkan sonuç konusunda kafaları karıştırmış olabilir..
Karıştırmasın.
Koskoca Birleşik Krallık, AB'den bu sonuçla ayrıldı..
1987'de siyasi yasakları kaldıran referandum bundan daha düşük bir oyla geçti..
Orada alınan oylarla Demirel Cumhurbaşkanlığı, Ecevit de başbakanlık koltuğuna oturdu..
Daha yüksek çıksaydı elbette daha iyi olurdu.. Ama millet iradesi tecelli etmiş durumda.
**
Bu ler neye benziyor?..
Belki de kampanyanın başından beri 'nin de 'nin de temel açmazı buydu..
Anlatımı zorlaştıran da belki biraz bu oldu.. 'Anayasa değişiklik maddeleri' falan.. Tam olmadı anlayacağınız..
Bu seçim yani 16 Nisan, başlı başına bir 'Başkanlık Referandumu'ydu..
Dolayısıyla referansımız bundan evvel yapılan seçimler yahut başka başka konularda tertiplenen referandumlar değil… En iyi ihtimalle son yapılan 'vatandaş başkanlık sistemine nasıl bakıyor' anketi olabilir.. O perspektiften baktığımızda da yüzde 30'lar nispetinden 52'lere geldiğimizi görüyoruz.. 7 Haziran seçimlerinden sonra Ak Parti'nin başındaki isim, ".. Başkanlık istedik halk yetki vermedi.." açıklamasında bulunmuştu.. İşte şimdi o yetkiyi verdi.. Üstelik de; ".. Başkanlık sistemini anlatmak için kapı kapı dolaşacağım.." diyen bazı siyasileri kapılarda beklediğimiz ve gelmedikleri halde…

Değerli dostlar Ankara, İstanbul gibi önemli merkezler, İstanbul'da Üsküdar, Esenyurt, Eyüp gibi önemli ilçeler 'hayır' oyu verdi.. Şer gibi görünen bazen çok hayırlı olabilir.. 'Bunu siz bilmezsiniz' der ayette.. Herhalde ortaya çıkan bu tablonun yani başarısızlık tablosunun hesabı bir yerlerde birilerine sorulacaktır.. Bu millet kan kustu kızılcık şerbeti içtiğini söyledi.. Sadece 16 Nisan süreci zarar görmesin sekteye uğramasın diye.. Eee şimdi artık 16 Nisan da geride kaldığına göre, Ak Parti içindeki AKP'lilerle hesaplaşma vakti de gelmiş demektir.. Bu süreçte Erdoğan çalınmadık kapı sıkılmadık el bırakmayacak.. Partinin tesirli bazı isimleri ise süreçte 'politik toplantılara katılmama kararı aldım' diyecek, kürsüye çıkıp tek kelime 'evet' demediği gibi, 'hayır'cıların tezleriyle nutuk atacak.. Ve bunların siyaseten hesabı sorulmayacak.. Bana hiç de öyle gelmiyor.. Bakalım göreceğiz..

veya
BİZE ULAŞIN