Hüseyin Kaya

Hüseyin Kaya

27 Ağustos 2016, Cumartesi

Bir varmış

Evvel zaman için kalbur zaman içinde bu topraklarda insanlığı fethe çıkmış bir millet yaşarmış.

Gittiği yere hakikatı götüren adalet timsali erenleri,dervişleri alperenleri olan bir millet.

Ve sonra 6 asır dünyayı adalet ve güvenlik esenlik içinde yönetmişler.

Bağımsızlık karakterleri olan bu millet o büyük çınarın yıkılmasından sonra kendi kaderlerine sahip çıkıp kenetlenmişler adeta.

Neden böyle oldu?sorusunun cevapları üzerinden yeniden toparlanmak istenen bir kaygıyla yola koyuldular.

Felaketin büyüklüğü,fitnenin derinliği ve bir çok nedenden ötürü gerçekçi bir yaklaşımı üretmeden başladılar işe.

İyi niyet esastı belki ama millet bir bütün içselleştiremedi oluşturulan tasarıyı.

Tarih bu duruma Türkiye Cumhuriyeti diyor.

İşte bundan sonra bu yapının düzeltilmesini yeniden dirilmenin yol haritasını ortaya koyan iddialarla karşılaştı toplum.

Kurtuluş savaşından önceki dönemde yıkılışın önlenmesini öneren dört akım gibi ve bir kısmı bunların devamı ve benzer ve farklı yapılar ortaya çıktı.

Abdülhamite direnen ve karşı duran bir çok hata yaptığını beyan eden şahsiyetlerden biri de Saidi Nursi idi.

Bir çok anlayıştan biri olan Nurculuk, onlara varan nurculuklara bölündü sonra.

Farklılık farklılığı ayrılık ayrılığı getirdi.

Bugün karşımızda ciddi bir bela olarak duran FETÖ onlardan biri.

Hikayeyi herkes öğrendi artık.

Gariban solgun renkli çok zeki fakir aile çocuklarının hikayesi.

Mütebessim kodla yaşayan çehrelerin resmi gecidi.

Devlet 40 yıldır aynı yastığa baş koyduğu bu yapıyı fark edemedi.

Gel zaman git zaman öykünmeye hasret bir milletin şampiyon çocukları devleti ele geçirmeye kadar vardırdılar işi.

Matematiği en iyi bizim çocuklar bilir oldu. Fizik kimya da harıkalar yarattık.

Afrikalıya bütün dünya çocuklarına Yahya Kemal tadında Türkçe Neşet Ertaş içtenliğinde türküler öğrettik.

Asıl güzel olan bunlar değildi bir de .

Bütün bu işler de ana gayeyi saklamak için(ilayi kelimetullah) yapılan göz boyamalardı.

Bütün ülkelerin gelecek lider ve yöneticilerini yetiştiriyordu.

Hizmet,himmet gazıyla dur durak bilmiyordu.

Bir yandan masallarda göremeyeceğiniz tarzda bir mahcubiyet ve erdem timsali bir hizmet eri Moskova meydanında bir rus güzelinin yüzüne bile bakmadan ar ediyor lakin bir diğeri Ankara'nın göbeğinde milletin ebesini belliyordu.

Varını yoğunu veren civanmerdler(!) hikayesi ile millet cuşa geliyor,paralar Türkiye aleyhine rapor yazdırılacak ingilizlere aktarılıyordu.

Yeryüzünün itina ile beslediği bu altın nesil 2016 15 Temmuzunda kurşun nesil oluyor milletin bağrına saldırıyordu.

Sonuç hayra gelişen bir sosyal müessese,bir bilimsel gelişme,bir yeni anlayış oluşturmayan bu yapı milletin hem canından hem malından faydalandı.

Kibirden ibaret fitne kasıp kavurur oldu milleti.

Devleti zaten ele geçirmişlermiş de dertleri neymiş diye sorası geliyor insanın.

Millet içinde siyaset içinde devlet içinde bu kadar varken neyi istiyorlarmış daha sorusu anlamını devam ettiriyor.

Ama bu sorunun cevabı henüz verilmedi.

Var olan her şeyin sahibinin bize bildirdiklerinden çıkan sonuca göre cevap şudur.

BİR YOKMUŞ