Hüseyin Kaya

Hüseyin Kaya

04 Eylül 2016, Pazar

Allah'ın boyası da var sopası da

Kuran'ın ayetidir emridir.

Allahın boyası ile boyanmak.

Allah'ın ahlakı ile ahlaklanmak bir nihai hedeftir müslümanlar için.

Farklı algı ve yöntemlerde bütün dini grup ve cemaatlerde bu bahis yer alır.

Şimdi FETÖ/PDY yapılanması olarak ortaya çıkan Hizmet hareketide bu grupların en önemlilerindendi.

Şöyle derlerdi cemaatler birbirleri için.

Daha çok birbirleriyle çatışmama adına uğraşmama adına.

Efendim bir ordunun kara,hava deniz kuvvetleri var.

Her grup bir gücü temsil ediyor herkes kendi alanında bir yeri dolduruyor diye.

Böylece Türkiyede cemaat ve dini örgütlenmeler uzun bir süre birbirleriyle didişseler de en azından dalaşmadılar.

Fakat içten içe esaslı hakikatın kendi cemaatlerince yerine getirildiği diğerlerinin ise 72 milletten biri olduğunu söylediler.

İşte bunu söylerken esas itibariyle Allahın boyası ile boyananların kendi cemaatleri olduğunu diğerlerinin hurafe,bidat,sapkınlık hatta şirkle malu olduklarını ifade ediyorlardı.

Şimdi FETÖ yapılanması temelinde bütün diğer cemaat ve tarikateleri bu şekilde görüp buna göre davranıyorlardı.

Bunu herşeyde olduğu gibi dışa pek yansıtmıyorlardı.

Şimdi FETÖ'nun gerçek yüzü ortaya çıkması üzerine başka cemaatler "Gördünüz mü esas hakikat yolu biziz." diyorlardır.

Bu yaklaşım inanç doğru değildir.Bu gidişat bir bütün cemaat ve tarikatleri sonu olmayan bir akibete götürür.

İşte gördük! En son 15 Temmuzda kimin ne olduğunu.

"Esas biz Allah'ın boyasıyla boyalananlarız" diyerek gizli bir böbürlenmeyle arzı endam edenleri.

Birde" Allah'ın sopası yok ki "derler.

Şimdi bu değerlendirmemize karşı bu bir "şefkat tokatı"dır diyecek ahmak kalmış mıdır?

EFKAN ALA'NIN DURUMU

İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın bakanlıktan ayrılması meselesi nedir?

Ayrıldı mı? Görevden alındı mı yoksa ayrılmanın daha bir bilinçli hali olan istifa mı etti?

Millet bunu az da olsa merak ediyor.

Merak edecek bir şey yok bence.

Cumhurbaşkanının en yakınında ki bir siyasetçinin kendi iradesini öne çıkarmasını bekleyemeyiz.

O zaman kesinkes görevden alınmıştır.Azledilme diye teknik bir kavramla da ifade edilebiliriz bu durumu.

Efkan Bey'in Türk bürokrasi hayatında bir kişinin gelebileceği en son yer Başbakanlık müsteşarı görevini uzun süre başarıyla yürüttüğü kanaati hakim.

Öncesi üniversite yıllarından bu yana başarılı bir ekipçi ve entellektüel ağırlıklı yaklaşımları olan sosyal bir yanı da var.Bildiğim ekipten bir çok tanınmış siyasi ve bürokrat var.Erkan Mumcu bunlardan biri.Yine şimdiki Keçiören Belediye Başkanı Mustafa Ak'la dönem arkadaşları ve siyasette Mustafa Bey'e ciddi desteği olmuş.Belki Efkan beyin siyasi ağırlığı devam etseydi Mustafa Bey Ankara Büyükşehir Belediye başkanılığına doğru yola çıkabilirdi.

Neyse ayrıntıya girmeden devam edelim.

Yani Efkan Bey başarılı bir politikacıda aynı zamanda.Ülkenin kritik zamanlarında gayretle bir çok krizin atlatılmasında baş aktörlerden biri.En önemlisi 17/25 Aralık darbe siyasi sürecindeki rölünü hatırlayınız.Yine terörle mücadele gücünün yettiği oranda bir mücadele sergiledi.

Devlete ve millete yapmış olduğu bir çok hizmet nedeniyle haklı ve yerinde bir övgüyü hak eden bir şahsiyet Efkan Bey.

Peki neden böyle oldu sorusu bütün bu açıklamalara rağmen aradan çekilmeyecek şekilde anlamlı duruyor.

Bir defa paralel yapılanmayla mücadele de cesurca davranan Efkan Bey feraset ve basiretli olamamıştır.Devletin en yetkili yerinde Başbakanlık Müsteşarlığı yaparken paralelin örgütlenmesini sezememiş aksine iyiniyetle destek olmuştur.Hatta bulunduğu yer itibariyle bu destek azami boyuttadır.

Bu durum İçişleri bakanlığı döneminde ise bilinçsiz aldanış şeklinde devam etmiştir diye düşünmekteyim.

Dolmabahçe Mutabakatı meselesindeki tutumu Cumhurbaşkanınca doğru bulunmamıştır şeklindeki değerlendirmeler doğrudur.

Buna ek olarak özellikle 6/7 Ekim olayları ile ilgili ve devamında PKK/KCK/HDP/DTK bağlamında kamu düzeninin sağlanması ile ilgili yeterli çalışmayı ve istenen sonucu elde edemedi.

Siyaset tarzı ise doğrudan siyasetin içinden gelmemesine rağmen güçlü bir kişisel güç odağı ve ekibi olduğu algısı oluştu bu durumdan rahatsız da olmadı.

Bundan sonra ne olur?Bakanlık gittikten sonra bu durumun içselleştirilmesi için yürütülen bir rehabilitasyon yöntemini ilk gerçekleştiren lider Tayyip Erdoğandır.Partide üst düzey görev devamında danışmanlık ve bir tecrübesinden faydalanılacak kurumsal statü ile süreci sürdürmektedir.Bu Efkan Bey içinde geçerli bir durum.

Fakat bu bakan değişikliğiyle bir mesaj daha verilmiştir.Rehabilite sürecinde olan Mehmet Müezzinoğlu tekrar bakan olabilmiştir.

Özetle Efkan Bey içinde böyle bir imkan dünya durdukça var olmaya devam edecektir.