Hüseyin Kaya

Hüseyin Kaya

04 Ekim 2016, Salı

Dünya-mekan, ahret-iman ilişkisinden Bakanlar Kurulu gündemine

Yazıyı yazmakta olduğum mekandan bahsetmek istiyorum.

Okuyucu daha çok yazarın düşünce dünyası ile ilgilenir biliyorum.

Okuyucunun mekanı yazanın beynidir.Bir süreliğine misafir ederiz okuyucuyu.

Yazı bitince uğurlamışızdır artık.

Ne halle yola koymuşsak o halde kalırız hatırasında.

O kadar hassas olmalıki ertesi gün bekleyeceğin bir misafiri uğurlamaktasın.

Yoksa uykuların kaçar.Uzun zamandır uyuyamamanız nedenini yıkacağım birileri bir neden arıyorum ayrıca.Bu akşam bir hemşerim sosyal medya hesabında çok güzel bir şey paylaşmış

paylaşmadan gecemeyeceğim.

"Ey beni uyandıran!Artık uyu"diyor Sayın Marap.

Yazı yazdığım mekandan bahsedeceğime dair cümle çekiştirip duruyor zihnimi bir yandan.İpin ucunu kaçırmak üzeresin diye.

Ankaranın pahalı olmayan bir semtinde çok geniş bir ev içinde bu mekan.Zaten şöyle diyoruz."Bu genişlikte bir evi Çukurambardan veya şurdan alsan bir kaç milyona alamazsın."Başka bir semtte çok para edecek ama burda milyon etmeyen bir ev işte.İşte bu evin üst katı(dupleks diyorlar bu arada;bu yüzden de teras diye bir yeri var sanırım)nın kütüphaneye,yatak odasına,terasa,alt kata açılan bir boş alanı var buna eski deyimiyle oturma odası deniyor.Yalnız bana göre küçük bir ilçenin merkezi gibi.Yani aşağıdan şehir merkezi diye bir levha koysanız hiç garip kaçmaz.

Şimdi tam bu merkezin sağ duvar cama bitişik yerinde geniş bir kanepe,koltuk diyeceğimiz ama benim döşek dediğim çok amaçlı bir mekanım var.Bu döşeğin kol kısmı geniş mi geniş diz üstü bilgisayarın rahatça sığdığı bir imkan tanıyor bana.

Sabah ezanından sonraki bir saatlik zamanda terasa göre sol taraftaki kenara tünüyor gibi oturuyor ve yazımı yazmaya başlıyorumYaklaşık on dakika önce bu yazıya başladığım gibi.

Bu "tüneme" mevzusu ise bu döşeğin yerden yüksekliği 14 kat olarak ifade edilen bir yerde olmasından kaynaklanıyor.Bazen bu yüksekliğin sadece bu döşeğin konması için inşa edildiğini düşündüğümden olsa gerek böyle bir yakıştırmaya mecbur bırakıyorum kendimi.Aklıma tünemekten kaynaklanan başka türlü maharetler gelse de;henüz uçamadığımı belirtim konuyu burada kapatıyorum.

Tabii bilimsel olarak sabitki,şu geçen 15 dakika ve geriye kalan yarım saat içinde bütün rızıklar yeni baştan dağıtılacak.Bir yandan Rezzak olandan iç sesimizle taleplerimizi iletirken bir yandan da okuyucuya ağırlamaya devam edelim.

Ne demişler "Dünyada mekan ahrette iman"Mekanımızı anlattık.

Şimdi imanımızın gereğini yazımıza yansıtalım.

Bu vatanda yaşayan herkes olup bitenlerden bağımsız alakasız görmemeli kendini.Lehine ve aleyhine ne varsa düşünmeli ve gereğini yapmalı.Katkı sunmalı.

Bu ,yoldaki bir araba lastiği parçasını kaldırmak olabilir.Bir yaşlıya yer vermek olabilir.Bir kavgayı ayırmak,adaletli bir karar vermek,hakkı savunmak iyilik adına aklınıza ne geliyorsa.

Çok ciddi imtihanlardan geçtiğimiz bu günlerde ise en büyük iyiliği "kötülükleri önlemek"tir.

56 daireden oluşan bu benim mekanın tamamında huzurla yaşıyoruz.Alevisi var,sunnisi,inananı var inanmayanı,çok zengin olanı var bizim gibi orta halli olanı var,yaşlısı genci var.Aramızda bir sorun yok.Gerçi bir kanun var diye de böyle değiliz.Hadi öyle olsun.Sadece kat mülkiyeti kanunun sağladığı bu düzeni neden ülkede Anayasa ve yüzlerce kanun sağlamıyor dersiniz.

Evet bunun nedenlerini biraz olsun biliyoruz.Bunun üzerine düşünmeliyiz.

Sokakta ,caddede,avm de birbirimize gösterdiğimiz özen neden kamu düzeninin sağlanmasında devlet yönetiminde böyle olmuyor. Bilinçli ve ilgili olmalıyız.15 Temmuz darbesini önleyen bir direnişi gösteren millet olarak dikkatli ve ilgili olmalıyız.Hepimizin sosyal medya hesabı var.Öneri destek eleştiri vatandaş olarak bizim görevlerimizdir.Ekleyin yetkililerin hesabını cümlenizin arkasına milletin meramı oluşmuş olsun.

Bugün Cumhurbaşkanı başkanlığında Bakanlar Kurulu toplantısı var.Gündem yoğun.

OHAL'ın MGK tavsiyesi üzerine uzatılması konuşulacaktır.

Darbe soruşturması yine konulardan biri olacaktır.Fırat Kalkanı operasyonu hakeza gündem olacaktır.Ekonomimizin durumu sanırım konulardan biridir.

Cumhurbaşkanı'nın başkanlık yaptığı bir önceki Bakanlar Kurulu toplantısı öncesi önerilerimizi köşe yazımızda yazmış idik.Şimdi tekrar bazı önerilerde bulunalım.

Darbe ve Fetö soruşturmasında kriterlerin biraz daha netleştirilmesi gerekmektedir.OHAL'in uygulama şeklinin vatandaşın normal hayatını olumsuz etkilemediği izlenimi vardır ve bu nedenle hükümetimize teşekkür ederiz.Diğer yandan tüm örgüt ihtimali olanların geciktilmeden açığa alınması hızlıca devam ettirilmelidir.Fakat ihraç konusu bir takım tahkikat ve araştırmaları gerektirmektedir.Kurunun yanında yaşın yanması veya at izinin iti izine karıştığı meselesi hala değerini koruyan eleştirlerdir.Soruşturmanın daha sonra ülkemiz açısından sorun oluşturmaması için raporlama yapan yabancıların ve yerli işbirlikçilerinin istihbarat birimlerimizce ciddi bir hassasiyetle takip edilmesi gerekmektedir.Yapılacak yargılamanın farklı bir düzlemde yapılması için hazırlık yapılmalıdır.Bizim önerimiz şehit yakını ve gazilerden temsilcilerin bulunacağı jüri benzeri bir sitemin yasalaşmasıdır.Darbe soruşturmasının güç olsa da çok fazla iddianameyle yapılmaması sağlanmalıdır.Netice alınmasının geciktirilmesi veya sulandırılması söz konusu olabilecektir.Terörle mücadele iç ve dışta sürmekteyken savunma sanayiine hizmet veren ve yerli üretim yapan firmalarımızın korunmasına yönelik tedbirlerin uygulanması gerekmektedirDevlet bankalarında kümelenmiş örgüt mensuplarının esnafa ve iş adamlarına karşı yürütmüş olduğu zorlukların önelenmesi amacıyla derhal devlet bankalarında işlem yapılmalı üst düzey örgüt ilgilileri görevden alınmalıdır.Bu soruşturmanın yürütülmesinde STK'ların değerlendirmeleri çok önemlidir ve görüşlerine başvurulması faydalı olacaktır.Hatta bu soruşturmanın daha sağlıklı işlemesi için resmi ve sivil toplumdan oluşan karma bir komisyon kurulması daha sağlıklı değerlendirmelerin ortaya çıkmasına sebep olur düşüncesindeyim.

İnancımızın gereği olarak bunları da söyledikten sonra işimiz bitmiş güneşte doğmuş oldu.

@avhkaya

veya