Hüseyin Kaya

29 Nisan 2017, Cumartesi

Yaşam mutluluk dolu bir sorumluluktur

Kırk beş yaşını devirmiş bir adamın duymaya başlayacağı telaşı beklemediğim ve hak etmediğim bir sorumluluk nimetiyle üzerimden almaya başladı.

Bunun için yaşamında olgunluk yaşına getirene de telaşı kaldırana da sorumluluktan mutluluk bahşedene de kısaca her şeyin sahibine hamd eder, hamd etmeye sebebler yarattığı için ayrıca

şükrederiz.

Şükür ki Ey Rabbim beni de var etmekle varlığına sonsuz delillerden bir delil kıldın.

Yazmak demiştik; görmediğimiz ve tanımayacağımız nice şerefli insana bizi dost ve muhatap kılar.

İşte beceremediğimiz bu uğraş ve heves nedeniyle söylediğimiz muhataplıklar gelişiyor.

"Uğraşımız adaletin tecellisine de katkıda bulunsun gayemizi de unutmadan sürdürülmeli" bu şiarımızı ana sütünün helalliği hassasiyetinde görmeliyiz elbet.

Özetle yazma işinden sonra yürüttüğümüz sivil toplum çalışmalarının da katkısıyla gün be gün artan mağduriyetler duymaya dinlemeye başladık.

Gün yok ki mağdurluğunu yazıyla, yüz yüze ifade etmeyen olsun.

Olağan üstü dönemlerin mağdurları, mahkemelerin yanlış kararlarından mağdur olmuşlar, amirlerinin sorumsuzluğundan mağdur olmuşlar, ekonomik zorluğa düşmüşler, karısından ya da kocasından bıkmışlar, FETÖ'den mağdur olanlar, FETÖ nedeniyle mağdur olanlar ne ararsanız var.

Bazen benden de mağdur olanlar var tabii. Bu tüt mağduriyetlerle epeyce zaman geçirir olduk.

Gerçi rızkımızı teminde zamanımıza mal olsa da birinin hayır duasını almak beklenmedik bir bereketle rutin olan çalışmalarımızın fevkinde bir kazanca sebep oluyor. Elhamdulillah şükür.

Bu konuyla ilgili derli toplu ilk yazımız, onun için usul ve erkân tecrübesi olmadan yazacağız.

Bazen genel bir soruna doğrudan ve belki de biraz agresif değineceğiz bazen de somut mağduriyetleri dile getireceğiz.

Daha önce bahsetmiştim yeni hükümet sistemimizin iyi işlemesi açısından bu yaklaşım hayırlı olacaktır, zorunludur da.

Şimdi bahsedeceğimiz husus 28 Şubat sürecinde başörtüsü sorunu yaşayan bayanlarımızın yaşadıkları ile ilgilidir. Bu durumdan mağdur olanların bir araya gelerek oluşturmuş oldukları derneklerinin sözcüsü Emine İlyas Hanımefendinin tarafıma göndermiş olduğu bilgi notunu aynen köşeme alıyorum. Ve bu konunun derhal çözülmesi için gereğinin yapılmasını başta Cumhurbaşkanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Meclis nezdinde sivil toplum adına talep ediyoruz.

Sayın Hüseyin Kaya;

HAKLARIMIZ HALEN VERİLMEDİ

28 Şubat post modern darbesinin baskı ve dayatmaları ile okullarımıza devam etmemiz engellenerek okullardan atıldık. Yıllarca haklarımızın ihlali devam etti, çıkan af kanunlarına rağmen başörtülü olarak birçok okula yine alınmadığımız için durumlarımızda bir değişiklik olmadı. Ancak 2011 yılında üniversitelerde ve kamu kurumlarında başörtüsü tam anlamıyla serbest olunca okullarımıza dönebildik ve mezun olabildik. 28 Şubat sürecinin yasakçı tavrı yüzünden mezuniyetlerimiz en az 15 yıl gecikti. Bizim mezun olduğumuz dönemlerde, mezun olduğumuz bölümlere daha fazla ihtiyaç olduğu için DMS/KMS gibi öğretmenlik sınavlarından yeterli puanı almak ve atanmak oldukça kolaydı. Yasakla karşılaşmadan mezun olmamız halinde çok kolay atanabileceğimiz bölümler, bugün çok az atamanın çok yüksek puanlarla yapıldığı branşlar haline dönüştü. Mesleğimize kavuşma umuduyla, zor şartlar altında 30'lu yaşlarımızda okuyarak elde ettiğimiz diplomalar; zaman içinde atanma güçlüğü sebebiyle, geçmişte mezun olmamız gereken dönemdeki değerini yitirdi.

Yasağın bizi eğitim hayatından mahrum ettiği o dönemde, bizi bekleyen başkaca ailevi sorumluluklarımız şimdiki kadar yoğun olmadığı ve mezun sayısı da oldukça az olduğu için sınavlarda başarılı olmamız ve atanmamız kolaydı. On beş yıl sonra bugünlerde ise her birimiz eş olarak, anne olarak, gelin olarak ailevi sorumluluklar; komşu olarak, akraba olarak sosyal sorumluluklar taşıyan insanlar olduk. 21-25 yaş aralığında bulunan ve yeni mezun tek sorumluluğu ders çalışmak olan gençlerle aynı sınavlara girmek zorunda kalmanın çok bariz bir eşitsizlik içerdiğini düşünmekteyiz.

Eski mahkûmlar için sınırlı sayıda kontenjanların açıldığı ve böylece çalışma hayatına kazandırmak amaçlı yasalar olduğu bilinmektedir. Olağanüstü şartlarda mağduriyetlerin giderilmesi için sıra dışı uygulamalar yapıldığını da (dershane öğretmenlerinin sadece mülakata dayalı olarak alımı örneğinde ) görmekteyiz.

28 Şubat'ın hak kaybına uğrattığı her birimiz, bu ülke insanı için güzel şeyler üretme düşünce ve arzusu ile doluyuz. 28 Şubat ve suç ortağı FETÖ öğrenciliğimiz yıllarında başörtüsü mücadelemizin önüne engel olduğu gibi, yakın dönemde de haklarımızı edinmenin önüne barikat kurmuştur. Öğrenciliğimizde 28 Şubat'ın "Bin yıl sürecek" denilen etkisine "Başörtüsü füruattır" söylemiyle destek olanlar, Cumhurbaşkanımızın ve hükümetimizin çalışmalarıyla 28 Şubat ihlalleri kaldırılırken sınavlardaki hırsızlıklarıyla ve bürokratlarıyla bizlerin önünde hep engel oldular.

Bizler manasız bir ayrıcalık istemiyoruz, sınava tabi tutulmayalım da demiyoruz. Yasakla karşılaşmamamız halinde mezun olabileceğimiz tarihteki koşullarda değerlendirilmeyi istiyoruz. Bu konuda yasa ve yönetmeliklere yapılacak basit ilavelerle çözümün mümkün olabileceğini düşünüyoruz.

Tüm yetkililerden mazeret değil çözüm üretmelerini bekliyoruz. Konuya duyarlı STK'lardan ve kamuoyundan üzerlerine düşeni yapmalarını ve uğradığımız haksızlığın giderilmesine katkı sunmalarını istiyoruz.

Selametle kalınız.

veya
BİZE ULAŞIN