Mehmet Sait Kılıç

Mehmet Sait Kılıç

11 Ocak 2016, Pazartesi

Beyaz Türk

Beyazıt Öztürk, bu hafta kendi sunduğu talk-showda çok acayip bir gol yedi. Gafil avlanması bir yana kendine ait sabit fikirleri olmayan yapısı nedeni ile o an suyun akışına göre telefon bağlantısıyla bağlanan propagandacıya "he,he" dese de o gün oldukça geç bir şekilde rejiden, sonra sosyal medyadan ve sonrasında da kanal patronlarından yediği fırça ile canlı yayına çıkıp özür diledi.

Ama öyle saçma bahaneleri sıralayarak , öyle bir u dönüşü yaparak özür diledi ki "Acaba özür dilemese daha mı iyiydi ?" dedirtti izleyenlere.
Telefonda konuşan kişiye "Asıl, bölgede şehit edilen polislerden, askerlerden haberiniz var mı sizin? Asıl, siz o polis ve askerlerin anaları ağlamasın diye kalbinizde en ufak bir sızıyı hissettiniz mi? O 'ölen çocuklar' dediğiniz kişilerin ya PKK 'ya yardım eden veya ne yazık ki PKK tarafından kullanılan veya PKK'nın içinden kişiler olduğunu bilmiyor musunuz?

Ölümlerin tek ve gerçek suçlusu PKK terör örgütü olduğu halde nasıl olur da hala onları suçlamadan konuşabiliyorsunuz? O bölgede ortalığı karıştıran kim? Kimler terör olayını çıkarıyor? Neden insanlar ölüyor? PKK terör örgütünün Allah belasını versin!" diyerek o an ağzının payını vermemekle halkın sevgisini de güvenini de kaybetti artık.

Şimdi patronlarının akıl cebine koyduğu suflelerle ortalıkta dolaşıp elli kere canlı yayına da çıksa artık çok geç.
Ya adam gibi PKK 'ya atar yapıp gerçekleri haykıracaksın, ya da halkın sana olan sevgi ve güveninin yıkılmasına göz yumacaksın Beyaz efendi...

Başkanlık sistemini içeren yeni Anayasaya ihtiyaç var !

İçerisinde başkanlık sistemini barındıran yeni bir Anayasa bir an önce yapılmalıdır.
Mevcut Anayasanın darbe Anayasası olduğu ve ülkenin temel ihtiyaçlarına karşılık veremediği için rafa kaldırılma zamanı geldi de geçiyor.
2016 yılına girdiğimiz şu günlerde, hala 1982 yılında askerler tarafından dikte edilerek yapılan , üzerinden 34 yıl geçmiş olmasına rağmen bir türlü yenisi yapılamayan ve her gün yeni bir arıza çıkaran bir Anayasanın modern Türkiye'de uygulanması ayıptır, günahtır artık !

Sözde solculuğu kendisine slogan edinmiş CHP, sırf Erdoğan'a muhalefet olsun diye yeni Anayasa hazırlanmasında çamura yatıyor.
Büyük Türkiye ülküsünü kendisine şiar edindiğini iddia eden MHP, Erdoğan'ı diktatörlükle suçlayarak yeni Anayasanın hazırlanmasında üzerine düşeni yapmıyor.

Sözde, Kürt halkının çıkarlarını savunan ve yeni Anayasanın Kürtlerin hayrına olacağını bilen HDP yeni Anayasa için Ak Partiye destek vermiyor.
Muhalefette bulunan bu üç partinin anti-Erdoğanizm yüzünden akıllarının ayarını ve terazisini bozmuş olduklarını söyleyebiliriz artık.
Yıllarca Türkiye'nin yeni bir Anayasaya gereksinim duyduğunu bu partiler ve politikacılar dile getirmemiş miydi ?

Mevcut Anayasa hem parlamenter sistemi hem de başkanlık sistemini içeriyor. Dolayısıyla çift başlılık söz konusu...Muhalefet ve muhalif medya, ''Cumhurbaşkanı şuna karışmasın, buna karışmasın'' deyip duruyor.

Oysaki bu duruma mevcut sistemin yol açtığını aslında hepsi bal gibi biliyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anayasanın kendisine verdiği yetkileri ve imkanları kullanıyor.
Cumhurbaşkanı'nın yaptığı işlemler mevcut Anayasaya ve mer'i yasalara uygun değil mi ? Buna rağmen neden sürekli Cumhurbaşkanı'nın şahsını eleştiriyorsunuz.

Ortada yönetim sistemi problemi var. Bu problemin çözümünün tek adresi başkanlık sistemini içeren yeni Anayasadır.
Mevcut Anayasanın içerdiği parlamenter sistem kutsal ve dogmatik değildir. Bu parlamenter sistem Fransa'dan aynen kopyalanmıştır. Örnek aldığımız Fransa dahi, yönetim sistemi problemi çıkartan parlamenter sistemi terk ederek yarı başkanlık sistemine geçmiştir. Biz hala mazinin derinliklerinde kalan bu köhne sisteme fikrimizi sabitlemişiz.

CHP, MHP, HDP ve muhalif medya tetikçilerine şunu sormak lazım. Mevcut sistemden memnunsanız ne diye Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hakaret edip duruyorsunuz ?

Yok eğer mevcut sistemden memnun değilseniz başkanlık sistemini içeren yeni bir Anayasanın hazırlanmasına neden karşı çıkıyorsunuz ?

Sizin amacınız üzüm mü yemek yoksa bağcıyı mı dövmek ? Sizin bu yaptığınıza ahmaklık denmez mi ?

Cumhurbaşkanı Erdoğan halkın yüzde 52 oyunu alarak seçildi. Türkiye'nin yarısından fazlası onu destekledi. Kendisi Anayasanın ve yasaların kendisine verdiği yetkileri kullanıyor, hepsi bu.
Bu durum sizi rahatsız ediyorsa bunun yolu yeni Anayasanın ivedilikle yapılmasından geçiyor.
Eğer bu ülkede egemenlik kayıtsız şartsız millete aitse milletin iradesine saygı göstermek zorundayız. Milletin arzu ve istekleri doğrultusunda gerekli yenilikler bir an önce karşılanmalıdır. Türkiye halkı yönetim sistemindeki tıkanıklığı görüyor ve bunun çözülmesini istiyor.
Bu problemin çözüm yeri meclistir. CHP, MHP ve HDP , halkın taleplerine cevap vererek AK Partiyle beraber modern Türkiye'ye yakışır yönetim sistem problemini çözecek yeni bir Anayasanın hazırlanmasına destek vermelidirler.
Ak Parti iktidarının ; cumhuriyetle, demokrasiyle, halkın egemenliğiyle, kuvvetler ayrılığı ilkesiyle ve evrensel demokratik değerlerle bir problemi yok.
Ak parti iktidarının yegane isteği, modern ülkelerde var olan, halkın taleplerine yanıt veren, iki başlılığı, bürokratik oligarşiyi, her türlü vesayeti ortadan kaldıran ve halkın egemenliğini esas alan demokratik bir Anayasadan başka bir şey değil !
Aksi takdirde yapılacak erken bir seçimde halk yeni Anayasayı tek başına yapacak milletvekili sayısını Ak Partiye verecektir.
Günümüze kadar yeni Türkiye'nin olumlu bir biçimde değişmesine hep engel olmaya çalıştınız. Halk ta size sandıkta hep kırmızı kart gösterdi. Halka rağmen halkçılık yapamazsınız. Artık akıllanmanın zamanı gelmedi mi ?

CHP'nin ezan hassasiyeti !

İsrail hükümetinin ezan sesini kısma kararına CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin tepki göstermiş ve Ak Partiyi tepki göstermemekle suçlamış.
Gelin CHP'nin ezanla ilgili hassasiyetine tarihsel bir bakış yapalım:
-CHP, 1932 yılını "dinde reform" yılı olarak seçti ve ezanı Türkçeleştirdi.
-1941 yılında Arapça ezanı yasaklayan kanun, CHP'nin iktidarda olduğu ve İsmet İnönü'nün de Cumhurbaşkanı olduğu zaman çıkarıldı.
-Rahmetli Adnan Menderes , DP Genel Başkanı olduktan bir hafta sonra 16 Haziran 1950 de Arapça ezan yasağını kaldırdı.
CHP'nin ezan konusunda dini siyasete alet ederek ve Ak Partiyi suçlayarak beyanatta bulunması kabul edilemez. Bu halk CHP'nin nasıl bir kafa yapısında olduğunu çok iyi biliyor.
Türkiye'de ezandan rahatsız olanların çoğunlukla CHP'ye oy veren kesim olduğu düşünülürse CHP'nin bu konuda samimi olmadığı ortaya çıkacaktır.
Youtube'daki birçok videoda CHP'lilerin ezandan nasıl rahatsız oldukları, ehli tarafından malumdur.
CHP'nin bu açıklaması dindar yurttaşlardan oy devşirme amacına matuftur ve samimi değildir.
Bediüzzaman Said Nursi'nin şu sözü "Her dediğin doğru olmalı; fakat her doğruyu demek doğru değildir." bu durumu ne güzel anlatıyor.
Ak Partinin icraatları ortada... İsrail'in ezanla ilgili düzenlemesi her Müslüman'ı rahatsız edecek bir eylemdir.
Ancak İsrail ile ilişkilerin normalleştirilmeye çalışıldığı bir dönemde Ak Partinin hikmetli davranması toplum vicdanında karşılığı olan bir davranıştır. CHP bu istismarından bir şey elde edemez...

veya