Mehmet Sait Kılıç

Mehmet Sait Kılıç

25 Ocak 2016, Pazartesi

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ''Katil'' diyen ; KATİLDİR !

Türkiye ne garip bir memleket. Herkesin gözü, kulağı, dili, eli ve ayağı ülkemizde.

Yerlisi-yabancısı, Müslüman'ı-gavuru bu ülkeyi karıştırmaya çalışıyor.

Bakıyorsunuz sözde yerli 1128 akademisyen, yayınladıkları sözde barış bildirisi ile bölücü terör örgütü PKK'ya arka çıkıp devlete ''katil'' diyor...

Türkiye halkı yedisinden yetmişyedisine PKK'yı savunan akademisyenlere sert tepki gösterince 1128 Alman akademisyen yeni bir bildiri ile bizdeki akademisyenlere sahip çıkmaya çalışıyor...

Yetmiyor ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden ülkemize gelir gelmez ayağının tozuyla akademisyenlere yayınladıkları bildiriden dolayı destek veriyor...

Halbuki, ABD'de 11 Eylül sonrası 75 akademisyen 11 Eylül saldırılarının ''devlet terörü'' olduğunu seslendirdiler diye haklarında FBI soruşturma başlatmıştı. Ayrıca görev yaptıkları üniversiteler de o akademisyenlere kınama ve uzaklaştırma cezası vermişti.

Bu yaptığınıza çifte standart denilmez mi ? Kendi ülkelerinde terörle mücadelede her yol mübah. Bize gelince;" insan hakları" ...

Yine ABD'nin iki numarası, PKK'nın kentli versiyonu olan HDP'lilerle ve CHP'deki HDP sempatizanlarıyla basına kapalı görüşmeler yaptı...

Ayrıca, siyasi ve askeri casusluk suçlamasıyla (ki bu suç vatan hainliği kapsamına girer) cezaevinde olan Can Dündar'ın oğlu Ege Dündar'a babasıyla gurur duyması gerektiğini söyleyerek suçluyu kahraman ilan etti.

Bütün bunlar yetmezmiş gibi Amerikalı anarşist solcu ve İbranice uzmanı Noam Chomsky, ''El Cezire'' kanalına verdiği demeçte, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ''KATİL'' dedi.Güneydoğu Anadolu bölgesindeki tüm ölümlerden Erdoğan'ı sorumlu tuttu.

Yerli ve yabancı muhalif medya da bu haberi memnuniyetle karşılayarak manşetlerine taşıdı.

Bu İbranice uzmanını biz Kobani olaylarından tanımıyor muyuz ?

Hatırlarsanız Kobani krizinde, "Kobani'deki yıkımı izleyen Türk tanklarının, birkaç metre geriden insanları büyük bir katliamdan kurtarmak için müdahale etmemesi şu an Türkiye'nin uygulamış olduğu korkunç bir tutumdur" demişti...
Oysaki Türkiye Kobani krizinde dış siyasette kendi onurunu ve güvenliğini korumak amacı ile YPG 'nin silah nakli yapabilmek için koridor açılması teklifini doğal olarak reddetmişti.
Eğer Türkiye'nin kendi asker ve silahlarıyla bölgeye girmesine izin verselerdi Kobani'de o ölümler belki de gerçekleşmeyecekti. Ama "sadece silah ve mühimmat verin.Türk askerini istemeyiz" söylemi Türkiye'nin güvenliği açısından uygun değildi.O silahların yarın- öbür gün Türkiye'ye dönmeyeceği ne malum?!

Noam Chomsky ,uzun bir aradan sonra yeniden Türkiye'ye eleştiri oklarını yönelterek Türkiye'de demokrasi, insan hakları, basın ve ifade özgürlüğü alanlarındaki uygulamaların baskı altında olduğunu söylemiş.

Teröre destek verip , teröristlere arka çıkan ve terörle mücadele eden devlete "bebek katili" diyen her türlü zihniyetle devletin mücadele etmesinden daha doğal ne olabilir !!! Nitekim Fransa ve ABD 'de de durum böyle değil mi?

Öncelikle şunun altını çizelim ki, Türkiye'de tıpkı ABD gibi bir hukuk devletidir. Terör propagandası yapmak ve terör eylemlerine destek niteliği taşıyan beyanlarda bulunmak; kesinlikle basın, ifade ve fikir özgürlüğü kapsamında değerlendirilemez.

Türkiye' de , "Kürt " demenin dahi yasak olduğu, sırf Kürtçe şarkı söyledi diye Ahmet Kaya'nın "vatan haini" ilan edildiği, ihtilal zamanında Kürtçe tek kelime edenin dövülerek öldürüldüğü, Kürt olmanın adeta başlı başına bir suç sayıldığı bir dönem yaşandı.

Bu ülkede uzunca bir dönem Kürtler resmen asimile edilmeye çalışıldı. Tayyip Erdoğan ise açılım sürecinde Kürtlere anadilde eğitim, anadilde konuşma, hatta devlet eliyle açılan TRT Kurdî kanalıyla Kürtçe yayın yapma gibi bir çok temel haklar tanıdığı halde Noam 'a göre ;iktidar, Kürtlere karşı her fırsatta baskıcı önlemlere başvuruyormuş.

Tabii ki Noam'ın burada bahsettiği Kürtler değil; teröristler aslında. Güya Cumhurbaşkanı Erdoğan Kürtlerin katiliymiş.

Türkiye'de son derece otoriter bir rejim varmış.Bu rejim; Kürtlere şiddet uyguluyormuş.Kürtleri keyfi bir biçimde katlediyormuş.Tayyip Erdoğan Kürtleri değil,teröristleri temizletiyor.O teröristleri ortadan kaldırmakla Kürtlere tekrar refahı ve huzuru sunmaya çalışıyor. Bunu karıştırmayalım.

Okullara karne günü bomba atıp "biz sadece barış istiyoruz" teranesini geviş getiren bir terör örgütüne karşı tabii ki sempati ile yaklaşılamaz.

Noam ,aslında bundan rahatsız olmuş olsa gerek. Zaten o teröristlerin çoğunluğunu da Noam'ın yoldaşları oluşturduğu için bu kadar damarına dokunuyor olsa gerek.

Türkiye'nin, şu ana kadar IŞİD ve El Nusra ile en fazla ve etkin mücadele eden ülke olduğunu NATO, ABD ve AB bile kabul ettiği halde Noam Efendi'ye göre; Cumhurbaşkanı Erdoğan radikal İslamcı terör örgütleri olan IŞİD ve El Nusra'ya güya destek veriyormuş...

Adama sormazlar mı sen kimsin ? Resmi bir sıfatın var mı ? Türkiye'nin iç meselelerine niye burnunu sokuyorsun ? Barıştan yana olduğunu iddia ettiğin halde AB, NATO ve ABD tarafından terörist bir örgüt olarak kabul edilen PKK'ya niçin açıktan arka çıkıyorsun...Destek veriyorsun... Teröristleri korumaya, kollamaya ve kurtarmaya çalışıyorsun... Teröristlere tüm olanaklarıyla yardım ve yataklık eden birine de terörist denmez mi ?

Sen bu söylemlerinle ve eylemlerinle bölücü terör örgütü olan PKK'nın akıl hocası olduğunu gözler önüne seriyorsun.Sahip çıkmaya çalıştığın PKK, Güneydoğuda yaşayan 200.000 bölge insanının şu kış gününde evini terk ederek perişan olmasına neden oldu.

Güvenlik güçlerine ve masum bölge insanına hendekler kazarak, barikatlar kurarak, tuzaklar hazırlayarak ve mayınlar döşeyerek alçakça terör faaliyetlerinde bulunarak bölgeyi harabeye çevirdi.

Şimdi sen bu vahşi teröristlere sahip mi çıkıyorsun ?

Hangi devlet kendi sınırları içerisinde bölücülük yapmaya çalışan terör örgütlerine müsamaha gösterir. AB, ABD ve İsrail kendi sınırlarında hendek kazarak devlete başkaldıran teröristlere göz açtırır mı ? Onlara müsamaha ile yaklaşır mı ? Teröristlere teslim olur mu ?

Türkiye'de Arapça uzmanı bir akademisyen ABD' nin iç işlerine karışarak terör örgütlerine sahip çıkabilir mi ?

ABD devlet başkanına terörle ve teröristlerle mücadele ettiği için ''KATİL'' yaftasını yapıştırabilir mi? Bu sorulara vereceğin cevabı merak ediyorum....

Uluslararası camia ve küresel güçler bölgede barışın egemen olmasını istiyorsa, PKK'nın tek taraflı olarak tüm silahlarını bırakmasını sağlamaları gerekmektedir.

Ayrıca benim teröristim kötü, senin teröristin iyi anlayışını artık bırakmak lazım. Tüm terör örgütlerinin kökünün kazınması için dünya devletlerinin bir an önce etkili biçimde harekete geçmesi gerekiyor. Yoksa dünya hepten yaşanmaz bir hale gelecek...

veya