Mehmet Sait Kılıç

Mehmet Sait Kılıç

12 Şubat 2016, Cuma

Tayyip Erdoğan gibi ol, Selahattin Demirtaş gibi olma!

"Gibi ol" akımına bir tümce de ben eklemiş olayım.
Hani ne diyorlar; Ali çok çalışkan. Ali öğretmenini dinliyor. Ali düğmesini ilikliyor. Ali gibi ol. Ayşe; çok özgür, saçlarını savura savura dolaşıyor. Ayşe cebinde hep biber spreyi taşıyor. Ayşe gibi ol…vs….
Şimdi ben de tutamayacağım kendimi;
Selahattin, elinde gazetelerle mitinge çıkıyor. Bu gazeteleri sallaya sallaya hedef gösteriyor. Anarşiye susamış PKK severler bu işareti alıp gazeteye saldırı düzenliyor. Selahattin insan değil. Selahattin gibi olma…
Tayyip, vatanını seviyor. 'Cehcah' gibi kükreyip kafire korku, mümine emniyet veriyor. Amerika'ya, İsrail'e haddini bir tek o bildiriyor.
"Ey Amerika!" diyor. Amerika dize geliyor.
"One minute" diyor İsrail küçük dilini yutuyor.
Tayyip gibi ol. Zor biliyorum. Ama en azından "gibi ol"….
Selahattin Demirtaş, elinde sallayarak hedef gösterdiği 'Yeni Akit' ve 'Yeni Şafak' gazetelerine saldırı gerçekleştirilmesine ne diyecek , kendini nasıl savunacak çok merak ediyorum doğrusu.
Dilinden düşürmediği "Izgırlıklır sınırlınıyır" sakızını yine çiğnemeye başlayacak mı acaba?
"Basın özgürlüğü" deyip, "Basın yeterince özgür değil" deyip. "İnsan hakları" deyip, teröre destek verenleri, teröristlik edenleri savunanları göklere çıkarırlarken, Hürriyet'in bir camı kırıldı, Ahmetçiğimin estetiksel görünümüne halel geldi diye Avrupa'dan Amerika'dan konuklar ağırlayan ,Hürriyet'in camına kriminal incelemeler gerçekleştiren kesim bu olayda neler yapacak çok merak ediyorum...
Meğer aslında demek istedikleri ; bizim gibi düşünenler özgür olsun, diğerleri ölsün, yok olsun demekmiş. Demokrasidir, fikir ve basın özgürlüğüdür bahaneymiş yani.
'Ey Selahattin Demirtaş!' Şimdi, hakka ve hakikata aşina bir sâdâ ile sana sesleniyorum…
Selahattin Demirtaş; benden yaşlısın. Miting meydanlarında elinde gazeteleri sallarken sesin çok yüksek çıkıyor.
Biliyorum ki sesinin bu kadar yüksek çıkmasının nedeni Güneydoğu'da masum insanların ölmesinin senin suçun olduğunu bilmenden kaynaklanan bir suçluluk psikolojisidir.
Öldürmeye gelince sizin desteklediğiniz PKK ve PKK severler, bunu çok iyi bilirsiniz.
Partinizde eşbaşkanlık yapmış kişilerin sözleri vardır…
"Sırtımızı PYD'ye, YPG'ye dayadık (!)" diyen eşbaşkanlarınız vardı.
Bu zulümleri alkışlayanları da ayıplıyorum.
Buradan iki söz söyleyeceğim !
Sözümü kesmeyin !
-Kur'an-ı Kerim'de; "Kim bir mümini kasıtlı olarak (taammüden) öldürürse cezası, içinde ebedi kalmak üzere cehennemdir. Allah ona gazaplanmış, onu lanetlemiş ve ona büyük bir azap hazırlamıştır.'' buyruluruyor. -Nisa Suresi, 93-
-''Zalimler için yaşasın cehennem!''
-Bediüzzaman-

veya