Mehmet Sait Kılıç

Mehmet Sait Kılıç

17 Şubat 2016, Çarşamba

Kimin alnında ENAYİ yazıyor acaba ?

Kimse birbirini kandırmasın. ''Kılıçdaroğlu'' denilince insanın aklına komiklikten başka bir şey gelmiyor…
Kılıçdaroğlu'nun hele ki son zamanlardaki çırpınışlarını gördükçe çocukken yaşadığım bir olayı hatırlıyorum. Ortaokulda eli sopalı türden öğrencilerin korktuğu ama saygı duymadığı bir hocamız vardı.

Bir gün dersin tam ortasında birden "Çocuklar bu sirenler, bu polis sirenleri evet bunlar beni almaya geldiler" dedi.
Siren sesi falan yoktu oysaki. Sonra birden sınıfta oradan oraya koşmaya başladı. Sınıftaki herkesin şaşkın bakışları arasında kendini önce yere attı.

Sonra öğretmen masasının altına saklandı. "Ben yokum burada, yok deyin, öldü deyin, şimdi bunlar beni gelip yakalayacaklar" diye diye sayıklamaya başladı.

Sonra da bütün sınıfın şaşkın bakışları karşısında sınıftan koşarak kaçıp gitti. Sonra, okul aile birliğinden yürüttüğü paralar ortaya çıkacak diye zamanla kendi kendine paranoyak olduğunu öğrendik.

Zavallı adam ciddi manada o anda onunla ilgili hiçbir durum yokken kendine vesvese yapıp zinciri boşaltmıştı.

Bunu öğrenince,o güne kadar sürekli akşamdan kalma olduğu hakkında ip ucu veren kırmızı gözlerinin, masaya kafasını koyup ders boyunca uyumasının ve saçma tavırlarının da nedenini anlamıştık.

İçten içe diğer suçunun farkında olduğundan paranoyaklaşmıştı, paranoyasını denetime almak için kendini içkiye vermişti ve en sonunda da beyninin yayları fırlayı vermişti demek ki.

Yeni Akit ve Yeni Şafak'a Saldırı

Geçen gün Kılıçdaroğlu'nu dinlerken aynen o hocamın halini gördüm. Kılıçdaroğlu; "Bugün iki gazetemize daha saldırı yapıldı. Emin olun üzgünüm. Emin olun üzgünüm. Neden iki gazeteye daha saldırı yapılsın? Bir an önce faillerinin bulunup, yargıya teslim edilmesini istiyoruz. Şimdi ben bunu istiyorum, yarın 'bu gazetelere saldırının sorumlusu da CHP'dir' diyecekler. İnsaf, insaf ya" dedi.

Ona laf atan yok. Bir şey diyen yok. "CHP bu saldırının müsebbibi " diyen de yok. "CHP hedef gösterdi" diyen de yok. CHP görünüşte bu işin hiçbir yerinde yok.

Bilemiyorum ya aslında içten içe bundan haberleri vardı ve aslında 'suçluluk psikolojisinden kaynaklanan bir nedenle sesi gür çıkıyordu.'
Ya da Kılıçdaroğlu yeni uyanmıştı ve sol gözünü açmadan önce mikrofonları görünce böyle saçmaladı.

Veya da akşamdan kalmaydı. Sonuçta girdiği her seçimi kaybeden ve karnesi başarısızlıklarla dolu biri bu durumuna aklı başında değilken katlanabilir.

Şimdi de kalkmış, kendi ülkesinin Cumhurbaşkanı' na "Enayisin" diyor.

Ya Kılıçdaroğlu sen gerçekten ya sürekli akşamdan kalma dolaşıyorsun ve beynin bir ana muhalefet partisi lideri olarak nasıl konuşman gerektiği ile ilgili direktifleri sana ulaştıramıyor.

Ya da gerçekten çok ciddi ve ileri derecede patavatsızsın.Kafan o kadar karışmış ki kafanın karışıklığı diline vurmuş; hakareti eleştiri, demokrasiyi şiddet, liderliği diktatörlük, uluslararası anlaşmayı çocuk oyuncağı sanıyorsun.

Sen Erdoğan'ın zihnindeki 'Muhacir-Ensar' ruhunu anlamaktan o kadar uzaksın ki olayı sadece bir alış-veriş, bir kâr-zarar döngüsü olarak görüyorsun.

Menfaatinin peşinden koşmaya o kadar alışmışsın ki ; bu mülteciler ya keyfimi kaçırırsa korkusundan ülkede kalmalarındansa ölsünler diye düşünüyorsun.

Sen hala Erdoğan'ı tanımamışsın. Erdoğan deha seviyesindeki siyasi zeka ve stratejisiyle hem mülteci kardeşlerimize şanıyla ev sahipliği yapar, hem Avrupa'yı bu vesile ile dize getirir,hem ülke çıkarları için pazarlık konusu yapar, hem bu vesile ile Arap ülkelerinin muhabbetini ve desteğini çeker , hem de bunu ABD 'ye bir şekilde yedirir.

Bütün bunları öyle bir ustalıkla yapar ki şaşar kalırsın. Erdoğan isterse mülteci krizi kartıyla Birleşmiş Milletleri bile yeniden dizayn eder.
Sen de yine gece "bir büyüğü"ne danışırken ve arka arkaya devirirken efkarlanıp "Nasıl yaptı ya, nasıl bu işin de içinden bu kadar kârlı bir şekilde sıyrıldı" diye arabeks dinleyip dövünürsün.

Senin feci halde kafan karışmış. CHP 'nin terör konusunda pazarlık yapmayan bir parti olduğunu söylemişsin tweetinde.

Teröristlerle pazarlık yapmam, öldürmem de, onların öldürülmesine de karşıyım.

YPG terörist değil, PYD de desen hiç terörist değil. Hatta hepsi vatanı için savaşan birer kahraman.

E zaten PKK 'lı teröristler de ya sivil ya da gerilla.PKK nın kravatlı versiyonu olan HDP de zaten senin kankan.

E ,o zaman sana göre aslında bu ülkede terör diye bir şey yok ki. Ölenleri devlet öldürüyor, devlet katil, devlet zalim,devletin başı diktatör.

Farkında mısın bilmiyorum ama bu formüle göre buradan bakınca senin ne kadar çapsız, misyonsuz ve vizyonsuz biri olduğun ortaya çıkıyor.
Terör yanlısı değilim deyip devletin askeri ve polisi tarafından öldürülen PKK leşlerinin cenazesine giden, taziye ziyaretleri yapan ve onlara

"Arkadaşlar" diye hitap eden de sensin ve senin zihniyetindekiler.

Bir yandan teröriste "Terörist" diyemeyen de senin medyan.Yani diyorsun ki "Teröristlerle pazarlık yapmam" evet teröristlerle pazarlık yapıp onların incinmelerine izin veremezsin, direk onlarla kanka olursun. Can ciğer olursun...Milleti de enayi zannedersin...

Davutoğlu'nu Cumhurbaşkanı'nın çıkarlarını ülkenin çıkarlarından üstün tutmakla itham etmişsin. Ne alakası var... Erdoğan zaten kariyerinde ulaşabileceği en yüksek noktalara ulaşmış...Hayatını milletine adamış bir liderin şahsi çıkarı olabilir mi ?

Yine anlayamadığın bir şey var ki artık iç ve dış politikada Erdoğan demek Türkiye demektir.

Türkiye bugün sağlam yere basan, iradesi kuvvetli bir siyaset güdebiliyorsa bu Erdoğan'ın sayesindedir.Ülkenin çıkarlarının olmadığı bir yerde Erdoğan 'da olmaz zaten.

Üstelik 3 yaşındaki torunu da dahil bütün sülalesini SSK 'lı yapan ve SSK 'nın ümüğünü sıkıp tüketen biri bunu söyleyince insan sormadan edemiyor; "Sen bizi enayi yerine mi koyuyorsun Ey Kılıçdaroğlu ?!"

veya