Mehmet Sait Kılıç

Mehmet Sait Kılıç

22 Şubat 2016, Pazartesi

Uysal koyun değiliz! Teröre karşı sabır tavsiye etmeyin!

Ankara saldırıları sonucu bir çok ülke ve kişiden kınama mesajları ve "Yanınızdayız" nağmeleri dinledik.
Öyle ki saldırıyı kınayan kınayana. Tabii ki terör kınanır o ayrı mesele. Vatan haini olmayan hiç kimse bu menfur hadise için sevinemez.
Ama asıl mesele terörü kınayıp sonra da kendi istihbarat örgütleri ile teröre lojistik destek veren ülkelerin komikliği…
AB bir yandan ABD bir yandan ,resmen kınamalar havada uçuşuyor. Metanet, sabır telkinleri desen bini bir para.
Neymiş; terörü lanetliyorlarmış, kınıyorlarmış hatta yanımızdalarmış (!)
Öte yandan "Hadi Suriye'de ateşkes ilan edilmesi için bir şeyler yapalım" denildiğinde de
"Aman Rusya'yı küstürmeyelim. Esad'ımız canımız Esad'ımız başta kalsın. O bize lazım",
"Suriye'nin toprak bütünlüğünü tehlikeye atmayalım."
"Mülteci sorununu sen çöz."

Adama derler ; "Siz bizimle dalga mı geçiyorsunuz?"
Senin insanının başına bir terör belası musallat olma riski olduğunda sen her istediği yap.
Olağanüstü hal ilan et. Cami kapat. Müslümanları ufak şüphelerle tutuklayıp gözaltına al.
Şüphelendiğin kişiyi sınır dışı et. Vatandaşlığını iptal et. Ülkenin güvenliği için her türlü tedbiri istediğin gibi alabil.
Ama ben ülkemin güvenliği için PYD ve YPG'yi vurduğumda "Aman etme eyleme" de bana!
Benim ülkemde bir terör saldırısı olduğunda gereken tedbiri aldığımda bundan rahatsız ol.
Bana meydan okuyan bir ülkeye haklı olarak cevap verdiğimde bana engel olmaya çalış.
Suriye'de insanlar öldüğünde bunu umursama. Hatta masumların ölmesine üzülmek yerine Rusya'nın gocunmasından endişelen.
Oldu canım! Gözlerim de doldu! Güzel bir ilkokul atasözü vardır;
''Seninki can da benim ki patlıcan mı?"
Senin insanın öldüğünde -ki masum olan bir insanın ölmesi ayette bütün insanlığın ölmesine eştir...
Bu dünyanın en önemli meselesi iken benim insanım veya bir Müslüman öldüğünde neden haşerat-ı muzırra (zararlı böcek) ölmüş gibi bir tepkisizlikle karşılaşıyoruz acaba?
Bunu Fransa'daki terör olayları olduğunda profil resmini 'FRANSIZ BAYRAĞI' yapıp Ankara'daki saldırılardan sonra polise ve askere saydıran yerli gavurlara da söylüyorum.
Paralel başı da oradan ayrı kalkmış; "İstihbarat teşkilatları müteyakkız bir ülkede bu tür hadiseler baştan önlenmeye çalışılır ve devletin kalbine hançer saplanmasına izin verilmez.
Yönetim makamlarında olanların, milletimizin acılarını dindirmek için bir an evvel ciddi tedbirler alması en büyük beklentimizdir. "
diyerek safını bir kere daha deklare etmiş.
PKK, PYD ve YPG'den tek kelam dahi bahsetmemekle kalmayıp bir de üstüne hükümete yüklenmiş.
Aklı sıra "Bakın bizim elemanları oradan çıkardınız. Bu yüzden şimdikiler başarısız oldular" demeye getiriyor.
Fetullah Efendi! Öyle efsunlu bakışlar atıp, arabeks edebiyatıyla duygu sömürüleri yapıp, cerbezelerle hükümete saydırmayı bırak ve şimdiye kadar işbirliği içerisinde olduğun GİZLİ SERVİSLERE hala sinsice içinde bulunduğu kurumlardan yardım ve yataklık yapan sözde şakirtlerine söyle de önce insan sonra da gerçek Müslüman olsunlar.
Gavurla gavur olmanın alemi yok ! Zaman ve Cumhuriyet'in kankalığı sağır sultanın dahi diline düşmüş durumda!
Nerede kaldı senin yurtseverlikten dem vurmaların? Allah'ın gazabından bahislerin? Hak hukuk diye esip gürlemelerin?
Asıl hak, bu milletin güvenlik hakkının elinden alınmasıdır. Asıl Allah'ın gazabını çekecek şey elde Cevşen banka kapılarında tesettürlü kızları kullanmaktır.
Asıl yurtseverlik dininin ve insaniyetinin gereğini yapan "Dindar ulû-l emre (devlet başkanına) itaat ile olur "
Hiç kimse kusura bakmasın ! 11 Eylül olaylarından sonra ABD'nin Afganistan'a girebilmek ve oradaki savaşa asker götürebilmek için en büyük argümanı eğer biz oraya gidip teröristleri (!) öldürmezsek onlar ülkemize gelir ve burada savaş çıkarırlardı.
Sonra da Afganistan'a girip oranın doğal kaynaklarını sonuna kadar sömürüp, ülkeyi savaş alanına döndürüp, işleri bitince de "Aaaa bulduk işte sonunda Ladin buradaymış" deyip kendi oluşturdukları piyona ait ceset fotoğraflarını paylaşıp döndüler.
Şimdi biz de ülkemizi tehdit eden teröristleri gerekirse kaynağında bertaraf etmekte kararlılık gösteririz.
Ülkemize girmeden, gelemeden, hüküm sürüp terör estiremeden YPG' yi de PYD' yi de yerinde zımbalarız obüslerle.
Bundan da çok büyük gurur duyarız. Ama biz ABD değiliz. Biz terörist arayacağız bahanesiyle ülkelere barış ve demokrasi götüreceğiz yalanı ile ülke sömürmeyiz.
Bırak başka bir ülkeyi gidip sömürmeyi, oradan gelen mültecileri bütün dünyaya inat birer misafir gibi başımıza taç ederiz.
Üstelik bunu da Erdoğan'ın sayesinde yine ülke çıkarına bir hale dönüştürmeyi başararak.

veya