Mehmet Sait Kılıç

Mehmet Sait Kılıç

29 Şubat 2016, Pazartesi

Erdoğan'ın doğum gününde TAHLİYE KARARI tesadüf olabilir mi?

Türkiye dünya sinemasının YILDIZI gibi!

Neden mi?

Türkiye'nin ulusal meseleleri dahi uluslararası mesele gibi küresel medya ve devletler tarafından dikkatle takip ediliyor da ondan.

Tıpkı yıldızların her eylemi paparazzi ve halk tarafından takip edildiği gibi.

Biz Avrupa ülkelerinin, ABD veya Rusya'nın ulusal meselelerine karışıyor muyuz? Elbette hayır. Umurumuzda bile değil.

Ancak onlar bizim iç meselelerimize UZUN BURUNLARINI sokmadan edemiyorlar!

Can Dündar ve Erdem gül için ABD'nin başkan yardımcısı ülkemize gelip Dündar'ın oğlunun sırtını sıvazlayarak ''Bu çocuğun KAHRAMAN babasının derhal tahliye edilmesi gerekiyor '' diyor.

Ülkesinde muhalif gazetecileri katleden ve basın özgürlüğü olmayan Rusya; Can Dündar ve Erdem Gül'ün tutuklanmasına ''Türkiyede basın özgürlüğü yok'' diyerek kara propaganda yapıyor !

AB, Dündar ve Gül için ''Derhal tahliye edilsinler'' cayırtısını basıyor!

Pardon ama bu mesele bizim ulusal meselemiz değil mi?

Size ne oluyor? Size kemik atan oldu mu?

Adamlar "Silahlı terör örgütüne üye olmaksızın bilerek ve isteyerek yardım etme",

"Devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal ve askeri casusluk amacıyla temin etme"

ve "Devletin güvenliğine ilişkin gizli kalması gereken bilgileri casusluk maksadıyla açıklama" suçlarını işlemişler.

Türkiye'nin itibarını uluslararası arenada iki paralık etmeye çalışmışlar...

Türkiye düşmanlarına yalanlarla ve iftiralarla Türkiye aleyhine koz vermeye kalkmışlar...

Sonra da kalkmış hiçbir şey olmamış gibi davranmamızı bekliyorlar...

Beyler!

Ortada devam eden bir yargı süreci var!

Ancak gel gör ki, yerli ve yabancı herkes bu davaya müdahil olmaya kalkıyor!

İçeride FETÖ, HDP-PKK, CHP ve Doğan medyası dışarıda da onların efendileri tutturmuşlar tahliye de tahliye...

Sağolsun (!) Abdullah Gül'ün ANAYASA MAHKEMESİ'NE atadığı üyeler de 81 günde hemencecik tahliye kararını basıverdiler!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma, akabinde düzenlediği iddianame ve Sulh Ceza Mahkemesi'nin derdest olan davası ve sanıklar hakkında verdiği tutuklama kararı, AYM'nin davanın esanına girmesiyle ve tahliye kararıyla sulandırılmış oldu.

Adeta AYM kendisini Yargıtay yerine koydu ve işin esasına dair görüş bildirdi. Adeta yerel mahkemeye yapması gereken şeyleri telkin etmiş oldu.

Gerçi bu sadece tahliye ile ilgili bir karar.

Dava yerel mahkeme tarafından esastan görülmeye devam edecek.

Ancak ulusal ve uluslararası muhalif medya tarafından öyle bir algı operasyonu yapılıyor ki gören sanki berat kararı verilmiş ve dava bitmiş
sanır !

Öte yandan raslantı bu ya ! AYM, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a 26.02.2016 tarihinde yani doğum gününde Can Dündar ve Erdem Gül'ün tahliye kararını kötü bir süpriz şeklinde adeta bir doğum günü armağanı olarak verdi.

Bunun okuması, Erdoğan ve İktidara ayağını denk al diyerek meydan okumak değil midir?

Can Dündar'da tahliye edilince doğum günü hediyesi olduğumuzun farkındayız mesajını vermeyi ihmal etmedi.

Rakamlar ve tarihler çoğu kişi için tesadüf olarak görünse de Küresel güçleri yöneten üst akıl için bu durum asla raslantı değildir. Her tarihin içi mesaj yüklüdür.

27 Mayıs darbesi - 27 Nisan muhtırası, 12 Mart muhtırası - 12 Eylül darbesi, 17-25 Aralık FETÖ darbesi ve Arınç'ın 17:25'de twit atması - ve 26 Şubatta tam da Erdoğan ve Davutoğlu'nun doğum gününde casusluk davasında tahliye kararı!

Ey Can Dündar ve Erdem Gül!

Siz kimin adamısınız ve kimin hesabına çalışıyorsunuz?

Yerli ve yabancı Erdoğan muhalifleri neden sizi destekliyor?

Casusluk manşetini atmanız için FETÖ size 3.5 milyon TL vermedi mi?

Hadi hesabınızdaki bu paranın nedenini açıklayın da halk sizi daha iyi tanısın!

Casusluk suçunu Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı gelecekte Lahey'de terör örgütü olan DAEŞ'e yardım ve yataklıktan dolayı yargılatmak amacıyla işlediğinizi biliyoruz.

Olayın basın özgürlüğüyle filan ilgisi yok!

Bu Senaryonun tamamen Erdoğan'dan kurtulmak amacıyla üst akıl tarafından yazıldığını, FETÖ ve tarafınızdan sahneye konulduğunu bilmiyor muyuz ?

Tetikçiler ve beslemeler güzelim ülkemize her yerden saldırıyor!

Sözde akademisyenlerden art arda ihanet bildirileri...

Artvin, Sur, Cizre, Nusaybin ve İdil'de iç savaş çıkarma girişimleri...

Urfa, Diyabakır, Ankara, İstanbul ve yine Ankara'da bombalı saldırılar...

Dışarıdan Rusya, Esad rejimi, İran, PYD ve YPG tarafından doğrudan ve dolaylı olarak düşmanlık faaliyetleri...

Türkiye'yi Rusya ile sıcak savaşa sokma girişimleri...

Anlayacağınız herkes bu ülkenin suriyeleşmesi için elinden geleni yapıyor.

Yerli ve yabancı düşmanların odağında tek hedef var o da ERDOĞAN ! Çünkü biliyorlar ki Erdoğan gitse Türkiye eski satvetini gösteremeyecek.

Sessiz çoğunluğu ifade eden basiretli halkımız herşeyin farkında.

Türkiye halkı düşmanlara karşı Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın arkasında olduğu için işbirlikçi muhalifler yaptıkları planlarda hep duvara çarpacaklar...

veya