Mehmet Sait Kılıç

Mehmet Sait Kılıç

09 Mart 2016, Çarşamba

CEHENNEMDEN ÖNCE SON ÇIKIŞ !

Ey Gülenistler !

İçinde bulunduğunuz ve adına hizmet dediğiniz organizma, o sistemin başındaki adam evet "uğruna canlar feda" dediğiniz adam sırf hizmet
adına, halifelik sevdasına 'çıkarları için Ortadoğu'yu cehenneme çeviren KÜRESEL GÜÇLERLE' anlaştığı gün, siz her şeyi kaybettiniz zaten.

Müslümanları bırakıp Hristiyanları ve Yahudileri dost edindiğiniz ve onların Hz.Muhammed'e ve Kur'an'a iman etmeden cennete gidebileceklerini savunduğunuz gün kaybettiniz.

Müslüman kızların, Hristiyan ve Yahudi erkeklerle evlenebileceklerini seslendirdiğiniz gün kaybettiniz.

İslamiyeti terkedip İbrahimî dinleri müdafaa ettiğiniz gün kaybettiniz.

Hümanizm ayağına İslamiyeti arkanıza attığınız gün kaybettiniz.

Allah'ı razı etmek için Allah'ın emrini çiğnemeniz gerektiğini söylediğiniz gün, birilerini cennete sokabilmek adına kendinizin cehenneme atılmasını kabullenerek verdiğiniz tavizi savunup başörtü davasında direnen kardeşlerinizi yalnız bıraktığınız gün kaybettiniz.

Askeriyede kalmak uğruna içki içiyormuş gibi içki bardağını elinde tuttuğunuz, gerektiğinde (!) içtiğiniz, başörtülü eşinizin başını açtırdığınız veya onu sırf bu nedenle boşadığınız gün kaybettiniz.

Hatta ve hatta sırf dindar olmadığınızı ispatlamak adına sizi kardeşi sanan ama sizin cemaatinizden olmayan dindar askerleri komutanlarına ispiyonladığınız gün kaybettiniz.

Hocanız, sizi daha fazla kendine bağlamak adına rüya ve rivayetlerle karşınıza çıktığında ağlaya ağlaya onu dinleyip ona inandığınız gün kaybettiniz.

Kazandığınızı zannettiğiniz gün siz aslında kaybettiniz !

Verdiğiniz tavizler hani bir gün zamanı geldiğinde dine hizmet etmek
içindi ?

Hani zamanı geldiğinde İslamiyeti şahlandıranlar, milletin imanını kurtaranlar sizler olacaktınız?

Zamanı geldi ve hatta geçti bile !

Siz o tavizleri vererek geldiğiniz yerlerde, kendi okulu ve dershanesi kapanmasın, kendi vesayeti ve imparatorluğu devam etsin diye ülkesini düşmanlarına satan bir adamın emrine girerek ihanet içinde görev (!) yaptınız.

Emniyet teşkilatında sahte evrak düzenleyen, sahte delil yerleştiren üyelerinizle soruşturmaların ve davaların seyrini bile değiştirmeye kalktınız.

Çaldığınız sorularla girdiğiniz sınavlarda yüksek puanlar aldınız ve kim bilir kaç kişinin kul hakkına girdiniz. Ama tabii ya! Hepsi hizmet içindi!

Şimdi tam da bu nedenlerden ötürü; hem sizi bu kadar tehlikelere atıp, hem de sizi ve hizmetinizi küresel güçlerle işbirliği yapmakla satan hocanıza kızın Tayyip'e kızacağınıza.

Sizi kandırıp, saf yerine koyup çocuklarınızı, paranızı, hayallerinizi, ümitlerinizi, gayretlerinizi, dualarınızı "imana hizmet ettiğinizi, Allah rızası için yaptığınızı" söyleyip sizden çalan adama kızın.

Biliyorum çok zor bunu kabullenmek.

Sonuçta yıllarınızı, evlerinizi, bileziklerinizi, hayırlarınızı, zamanınızı, emeğinizi, beklentilerinizi hatta evlatlarınızı feda ettiniz bu hizmet için.

Yazık ki bu zamana kadar yaptığınız hayırlar, şerefsiz yerlere şerefsizliklere kullanıldı !

Bu nedenle kandırılmışlık duygusu size çok ağır geliyor.

Bu nedenle bir türlü o en baş hainin hainliğini görmüyor veya görmek istemiyorsunuz. İnkâr ediyorsunuz.

Bu saatten sonra bu kadar ihaneti duyduktan sonra hala inatla bu kokuşmuş organizmayı savunmaya ve "hizmet hareketi" dediğiniz ama aslı GAVURLARA HİZMET etmek olan oluşuma yardıma devam ederseniz hem bu dünyada hem de ahirette affedilme ve bağışlanma hakkınızı kaybedeceksiniz.

Yeter artık! Bunca yıldır kandırıldığınız yeter!

Siz de vicdanınızın gür sesine kulak verin ve kelime-i şehadet getirerek samimi bir tövbe ile Allah'a dönün !

PKK'yı destekleyen ve HDP'ye oy verilmesini teşvik eden bir organizmada nasıl durabilirsiniz?

Nasıl CHP gibi manevi değerleri hor görmeyi kendine felsefe yapmış bir partiyle kanka olabilirsiniz? Nasıl ?

Erdoğan düşmanlığı sizi kör etmiş !

Sırf Erdoğan'a düşmanlığınızdan ülkenin yok oluşunu temenni eder hale gelmişsiniz.


Artık bir uyanın. Kendinize gelin. Aynaya bakın ve farkına varın durumunuzun.

Banka için cevşen okunmaz !

Gazete için bir ayet olan başörtünün şerefi ayaklar altına alınmaz!

Dershane için isyana kalkışılmaz !

Sırf Tayyip gitsin, hatta ölsün diye gece sabahlara kadar evradlar okunmaz! Okunamaz!

veya