Mehmet Sait Kılıç

Mehmet Sait Kılıç

04 Nisan 2016, Pazartesi

DARBE SEVİCİLERDEN MİSİNİZ?

Darbe seviciler bahar aylarında yeni ve çok daha büyük kalkışmaların yaşanacağını söyleyip duruyorlar.

Görünen o ki Güneydoğu'da yaşanan terör olaylarını, ülkenin batısına hatta tüm Türkiye'ye yaymak istiyorlar.

Anlayacağınız terörü tüm ülkede egemen kılıp, canlı bombalarla ülkeyi yaşanmaz hale getirip, halkın özgür iradesiyle seçilen ve ismine bile tahammül edemedikleri Tayyip Erdoğan'dan DARBE YOLUYLA kurtulmak isteyenler var bu ülkede.

Amerika olası bir darbeyi destekler mi?

Halkın seçtiği meşru yönetimin ordu tarafından devrilebilmesi için ''Dış yardım'' olmazsa olmaz koşullardan birisidir.

Yani Türkiye'deki darbelerin Amerikan yardımı olmadan gerçekleşmesi söz konusu değildir.

Geçmişte Amerika'nın stratejik dost ülkeleri adam etmek için desteklediği darbeler herkesin bildiği bir gerçek.

Mısır'daki "Sisi Darbesini" ve buna verilen Amerikan desteğini düşünürsek, Amerika'nın darbe destekçiliğinin hâlâ devam ettiğini söyleyebiliriz.

Yani aslında adamlar diyor ki; "Biz demokrasi deriz, özgürlük deriz, düşünce serbestisi deriz ama esasen bizim için önemli olan tek şey bizim çıkarlarımıza ters bir durumun gerçekleşmemesidir. Durum bizim çıkarımıza olsun da; devlet başkanı hapis yatarmış veya asılırmış, darbe olurmuş, ülkede iç savaş çıkarmış, hatta kraliyet gelirmiş hiç umurumuzda değil. Yeter ki bizim çıkarlarımıza ters bir durum olmasın. Yeter ki, bizim lehimize ve İslam'ın aleyhine bir durum gerçekleşsin. Gerisi mühim değil." İşin özü esasında bu.

Geçenlerde Pentagon eski yetkilisi Michael Rubin Türkiye'de darbe olması durumunda ABD yönetiminin darbeye ''Sözde'' karşı çıkacağını, darbecileri "Azarlamaktan" öte bir şey yapmayacağını ve ardından da darbe yönetimiyle çalışmaya devam edeceğini dile getirerek bir skandala imza attı.

Bu fitne ve fesat kokan söylemlerle yapılmaya çalışılan şeyler belli:

-Ordu ile halkın arasını açmak,

-İktidar ile ordu arasında fitne çıkarmak,

-Terörle mücadeleye kilitlenmiş ordunun kararlılığını kırmak,

-Türkiye'ye yapılmak istenen yatırımları bloke etmek,

-Türkiye'nin yanında yer alan Suudi Arabistan ve Katar gibi ülkelere gözdağı vermek,

-Turizm sektörü sabote etmek,

-Ekonomiyi sekteye uğratmak,

-Terör örgütlerine 'Arkanızdayız' mesajı vermek,

-İktidara 'Ayağını denk al, Ortadoğu'dan özellikle Suriye'den elini çek ve kabuğuna çekil' mesajını vermek,

-Eğer varsa darbeci subaylara yeşil ışık yakmak,

-Muhalif medyaya darbe temalarının işlenmesi için malzeme vermek istiyorlar...

Genelkurmay'dan Demokrasi dersi...

Genelkurmay başkanlığı yerli ve yabancı darbe sevicilere :

'' Demokrasiye bağlılığını her ortamda dile getiren Türk Silahlı Kuvvetlerinde idari ve adli mekanizmalar sürekli ve etkin olarak çalıştırılmaktadır. Türk Silahlı Kuvvetlerinde disiplin, mutlak itaat ve tek emir komuta esastır. Hiçbir yasa dışı, emir-komuta hiyerarşisi dışı oluşum ve/veya harekete taviz verilmesi söz konusu değildir.'' Gibi söylemlerle tokat gibi cevap verdi.

Buradan Genelkurmayımızı demokrasiye bağlılıklarını ifade eden bu bildiriden dolayı tebrik ediyorum...

Artık yeni Türkiye'de kurumlar demokrasiyi içselleştirmiş durumda...

İktidarları belirleyen tek güç halkın gücüdür.

Şunu şuradan açık açık ilan ediyorum ki;

Seçimle gelen seçimle gider...

Sandıkla gelen sandıkla gider...

Türkiye'de artık demokratik olmayan yöntemlerle iktidarların devrilmesi bu saatten sonra söz konusu değildir...

Aksini düşünen darbe seviciler de bu ülkenin eski Türkiye'ye dönüşmesini artık rüyalarında görürler.

Artık Avrupa ve Amerika karşısında titreyen, ezik, dışa bağımlı, borçlu, kalkınamayan bir ülke yok karşılarında.

Ve bunu bir şekilde bütün hazımsızlıklarına rağmen sindirmeyi bir gün öğrenecekler.

Başka yol yok!

İlerleyen, üreten, kalkınmış, borç alan değil borç veren, kendi kendine yeten bir Türkiye var.

veya