Mehmet Sait Kılıç

Mehmet Sait Kılıç

02 Mayıs 2016, Pazartesi

Can Dündar'ın şehitlere saygısızlığı ve HDPKK sevgisi

Cumhuriyet Gazetesinin Hilton otelinde düzenlediği 23 Nisan resepsiyonuna Can Dündar, HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ ve Dilek Öcalan'ı davet etmiş. Onlarda Can'ı kırmamak için koşa koşa gelmişler maşallah...

Can,Cumhuriyet'teki yazında ev sahipliği yapacağınız 23 Nisan resepsiyonu için ''Şehitlerin anısına da bunun yakışacağını düşünüyoruz.'' demişsin.

Pardon ama Güneydoğu'da güvenlik güçlerimizi şehit eden PKK'lı teröristler ve onların siyasi uzantıları olan ve PKK'ya maddi ve manevi destek sağlayan HDP'li vekiller değil mi ?

Söylesene Can sen neyin kafasını yaşıyorsun ?

Şehitlerin anısına yakışacak bir resepsiyon düzenleyeceğim deyip meydana çıkıyorsun ardından da şehitlerin katillerine her fırsatta arka çıkan Figen Yüksekdağ'ı davet ediyorsun.

Sen milletle dalga mı geçiyorsun ?

Öldürülen PKK'lı teröristlere, ''İnancımızı şehitlerimizin... kahramanca sürdürdüğü mücadeleden aldık'' sözleriyle şehit diyen Figen'in ta kendisi değil mi ?

Eee o zaman ?

Can, öncelikle sen hangi şehitlerin anısına bu resepsiyonu düzenlediğini bir açıkla istersen. Yoksa sen de Figen'in dünyasındaki şehitlerden mi bahsediyordun ?

O Figen değil mi, ''Öz yönetim alanlarında diz çökmeyen boyun eğmeyenlere selam olsun'' sözleriyle şehitlerimizin katillerine selam gönderen !

Sen de kalkmış resepsiyonda şehitlerin katilleriyle gülücükler dağıtarak poz veriyorsun, sırıtarak onlarla müzik eşliğinde samimi muhabbet ediyorsun.

Doğrusu sen bu resepsiyonunla şehitlerin kemiklerini sızlattın.

Şehit yakınlarının yüreğini dağladın.

Anlaşılan senin vicdanın yetersiz bakiye sinyali veriyor.

Yine, ''Özgürlükçü parlamenter demokrasiyi, ulusal iradeyi, ilk Meclis'in heyecanıyla savunup kutlayacak.'' sözlerinle resepsiyonun tarihi bir misyonu ifa edeceğini belirtmişsin.

Sen hangi parlamenter sistemden,ulusal iradeden ve ilk Meclis heyecanından bahsediyorsun arkadaş ?

Davet ettiğin HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, "Bakın mahalle, il meclislerimiz, ilçe meclisleri ve her yerde meclislerle örgütlenen artık bizler, onların despotik rejiminin bize kafes haline getirdikleri meclisine mahkum ve mecbur değiliz" sözleriyle ne Parlamentoyu, ne ulusal iradeyi tanıyor, ne de ilk Meclis heyecanını paylaşıyor. Figen, açık ve seçik olarak kendilerine ait meclislerinin bulunduğunu Türkiye Cumhuriyeti'nin Meclisine mecbur olmadıklarını söylemiş...

Ayrıca Figen, ''Dokunulmazlıklarımızı kaldırmazlar demiyorum, kaldırırlar. Bizi hapse atmazlar demiyorum, evet atarlar. Ama siz rahat olun bunları yaptıklarında emin olun bedelini misli ile öderler.'' sözleriyle de halkın özgür iradesiyle seçilen milletvekillerini alçakça tehdit etmiş.

Sen de kalkmış millete senin sözde 23 Nisan resepsiyonunun ilk Meclisin heyecanını taşıdığı palavrasını yutturmaya çalışıyorsun.

Yine, ''Cumhuriyet'in sahipsiz olmadığını kanıtlamak için, 96. yılında 23 Nisan'a sahip çıkıyoruz.'' sözlerinle resepsiyonun amacını açıklamışsın.

İyi de bu ne perhiz bu ne lahana turşusu davet ettiğin Figen, "Biz sırtımızı YPJ'ye, YPG'ye ve PYD'ye yaslıyoruz bunu söylemekte ve savunmakta hiçbir sakınca görmüyoruz" sözleriyle senin sözde sahip çıktığın Türkiye Cumhuriyetini tanımadığını ifade ettiği gibi dayanak noktalarını da utanmadan sıralamış. Öyle mi ?

Sen haddini bilmeyen bu kadını ve ekibini resepsiyona davet ettiğin

andan itibaren Türkiye halkı karşısında, yukarıdaki sözlerinden ötürü ne derece samimiyetten ve ciddiyetten uzak olduğunu göstermiş oldun.

Yalan mı ?

Ayrıca CHP içindeki PKK sevicileri de resepsiyona davet etmişsin ! Gözümden kaçtı sanma ! Zamanı gelince onu da kurcalayacağım.

Bu arada Altan Tan'ı neden davet etmedin resepsiyona ?

Dur ben söyleyeyim.

'İslamcı olduğu için' değil mi ?

veya