Mehmet Sait Kılıç

Mehmet Sait Kılıç

15 Haziran 2016, Çarşamba

LİSELİ GEZİ ZEKALILAR

Karanlık bir el, liseliler üzerinden ikinci bir Gezi kalkışması çıkarma peşinde.

Hatırlarsanız ilk protestoyu geçtiğimiz günlerde İstanbul Erkek Lisesi öğrencileri konuşması esnasında okul müdürlerine sırtlarını dönerek başlatmışlardı.

Ardından Galatasaray Lisesi öğrencileri ''Acil yeni müdür aranıyor'' bildirisiyle kervana katılmışlardı.

Daha sonra Cağaloğlu Anadolu Lisesi öğrencileri ''Ben yanmasam sen yanmasan biz yanmasak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa…'' şeklinde bir bildiri yayınlayarak isyan ateşini tutuşturmuşlardı.

Liseler içinde en çok siyaset kokan bildiriyi ise Notre Dame de Sion öğrencileri ''Anti-faşist mücadeleyi her alanda kuvvetlendirmemiz gerektiğinin esas olduğunun bilincindeyiz...'' diye seslendirmişlerdi.

İkinci bir Gezi kalkışması çıkarma trenine Bornova Anadolu Lisesi, Vefa Lisesi, Kadıköy Anadolu Lisesi ve diğer bildiri yayınlayan liseler sırasıyla vagon oldular.

Türkiye Liseliler Birliği de ''Liselerde gericiliğe geçit vermeyeceğiz'' diyerek eylemlere hepten tuz biber oldu.

İşin ilginç yanı protestoya katılan öğrencilerin seslendirdikleri noktaların aynı olması;

-Erdoğan ve Ak Parti iktidarına karşı direniş çağrısı...

-Tevfik Fikret çizgisinde birleşerek Haluk'un nesli olma arzusu...

-Yurt çapında ikinci bir Gezi isyanı çıkarmak için yanıp tutuşma...

Demek ki öğrencilerin belli odaklar tarafından manipüle edilmesi söz konusu.

Yani bu protestoların öğrenci kaynaklı olmadığı çok açık.

Bal gibi öğrencilerin istismarı söz konusu...

Doğrusu bildiriler ikinci bir Gezi kalkışmasını netice verecek biçimde ustaca kaleme alınmış.

Maşallah muhalif medya da durumdan vazife çıkararak eylemleri köpürttükçe köpürtüyor...

Aslında büyük resme baktığımızda eylemlerin Erdoğan'ı devirmeye yönelik uluslararası kirli bir planın parçası olduğunu çok net görüyoruz...

''Faşizm'' 'i GTA'da bir sokak adı sanan, Snapchat'te kendini köpeğe-ineğe benzetmekle bütün vaktini geçiren, Cafe Latte ile Cafe Mocha içmeden rahat uyku uyuyamayan, 'sosyalizm nedir' sorusuna sosyal medya tutkunluğudur cevabını veren, 'direniş' i dizi ismi sanan Berkecan'larla Pelinsu'lar özgürlüklerinin peşine güya kendi istekleri ile düşmüş.

Özgürlük dedikleri de mini etek giyme ve mezuniyet partileri verip hoplayıp zıplama özgürlüğü…

Güya kendi organizasyonları ile kimsenin kışkırtması olmadan ellerinde 3000 liralık telefon, gözlerinde Ray-Ban gözlük, üstlerinde bilmem hangi markadan alınma kıyafetlerle ''Bizi fakirleştirdin Tayyip'' diye slogan atan atarlı ergenler, o kadar hamiyetliler ki üç dakikalık İstiklal Marşını bile oflayıp puflamadan okuyamıyorlar.

Üç tane düzgün cümleyi bir araya getiremeyen bu çocuklar bir bakmışsın bir bildiri yayınlıyorlar aman Allah'ım ! Nobel edebiyat ödülüne aday olur.

'Açlığa dayanamıyorum' diyerek oruç tutmayan bu çocuklar ''direniş'' adı altında açlık grevi yapsalar, bir sonraki öğünde kalkıp kaçacak tipler...

Ey FETÖ,CHP,HDPKK ve uzantıları ! Sahi siz bunlara mı güveniyorsunuz ?

Anlaşılan işiniz çoluk çocuğa kalmış...

İsterseniz yazıyı Erdoğan'ın konuyla ilgili ''Bunca hadiseden ders almayan birilerinin, hâlâ liseleri, üniversiteleri kaşıyarak yeni huzursuzluklar peşinde koştuklarını biliyoruz'' sözleriyle bitirelim.

veya