Mehmet Sait Kılıç

Mehmet Sait Kılıç

20 Haziran 2016, Pazartesi

Çapulcu Liselilere okul değiştirme cezası verilsin

İstanbul'da İstanbul Erkek Lisesi gibi köklü liselerin öğrencileri Erdoğan'a ve Ak Parti iktidarına karşı bildiri yayımladılar.

İşin tuhaf tarafı bildirilere okul idaresi, öğretmenler ve öğrencilerin %90'ı taraf değil.

Buna rağmen bildirilerde okulların adı geçiyor.

Bildiriler sanki tüm okulun ve öğrencilerin ortak tepkisiymiş gibi yazılı ve görsel medyada siyasi çıkar amaçlı olarak köpürtülerek ve suistimal edilerek kullanıldı.

Böylece failler, kutuplaştırma ve kamplaştırma siyasetini liselere kadar sokmuş olduklarını gösterdiler.

Bu tür eylemler köklü liselerin itibarına ciddi manada zarar veriyor.

Bütün dünya bu siyasi bildirilerin öğrenci ve veli kaynaklı olduğuna dair söz birliği etse de bizi inandıramaz !

Peki bildirilerin arkasında kimler var ?

Ne yazık ki bu eylemlerin arkasında CHP ve Vatan Partisi eksenli siyasi çevrelerin ve bunlarla bağı olan TGB gibi STK'ların ve FETÖ'cü yapıların olduğunu görüyoruz.

Bu çevrelerin hedefleri çok net. Kanları deli gibi akan ve akıldan ziyade duygularının esareti altında olan gençleri sokağa dökmek yani bulanık suda balık avlamak istiyorlar.

Amaç ikinci bir Gezi kalkışması çıkarmak...

Türkiye'de sadece sandıkta sesi çıkan sessiz çoğunluk sağ duyuyu ve aklı selimi temsil ediyor.

Bu somut durumun bir yansıması liselerde de söz konusu.

Bildiriye destek veren öğrenci ve veliler iki elin parmaklarını geçmiyor lakin seslerinin gürlüğünden dolayı meydan sanki onlarınmış gibi görünüyor.

Aslında belli siyasi çevreler ve STK'lar tarafından provoke ve istismar edilen bu marjinal öğrenci grupları köklü liselerin gerçek tepkisini yansıtmıyor.

Doğrusu liselerdeki sağduyulu sessiz çoğunluğu temsil eden öğrenciler bu eylemlere destek vermiyorlar...

Yetkililerin bir an önce harekete geçerek siyasi çıkar amaçlı bildirilerin yayımlanmasında etkin rol oynayan öğrencilere ilgili yönetmelik gereği 'Okul değiştirme' cezası vermeleri gerekiyor.

Devletin, hadlerini bilmeyen ve gizli odakların maşalığına soyunan bu öğrenci kılıklı tiplere hadlerini bildirmesi lazım.

Unutmayalım ki yılanın başı küçükken ezilir !

Böylece köklü liselerimiz dertleri okumak olmayan fitne fesat peşinde koşan marjinal öğrencilerden arındırılmış olur.

Erdoğan ve ikinci bir Gezi kalkışması

Erdoğan,"Taksim'deki Gezi Parkı, cesur olunacak konulardan biri, bak bir daha söylüyorum. Oraya o tarihi eseri inşa edeceğiz... bunu orada yapmamız lazım." dedi diye sosyal medyada klavyesi olan herkes ileri geri yorum yaptı.

'Yağmur olsalar kimsenin tarlasına düşmeyecek bu itler' Erdoğan'ın bu söylemleriyle yeni bir kalkışma çıkarma peşinde koştuğunu yazıp çizdiler.

Güya Erdoğan'ın maksadı gündemi değiştirmekmiş...

Böylece turizmde, ekonomide, dış ve iç politikada daralan Erdoğan kaosla başkanlığı getirecekmiş...

Kaostan, kargaşadan, kalkışmadan ve kandan medet umanlar ve beslenen çapulcular sizler değil misiniz ?

14 yıldır Erdoğan'ı yıkmak için yemediğiniz halt kalmadı.

Bu ülkeyi gezi zekalı çapulcular mı yönetiyor yoksa seçilmiş Cumhurbaşkanı mı ?

Ülkeyi yönetenlerin asla istemeyecekleri şey kalkışma ve iç savaştır. Çünkü böyle bir durumda ne ekonomi kalır ne turizm ne de ülke.

Böyle bir çamuru ancak çapulcu zihniyet atabilir zaten.

Daha geçenlerde Erdoğan, '' Türkiye'nin artık yeni Gezi'lere, yeni paralellere değil büyümeye, kalkınmaya ihtiyacı var.'' demedi mi ?

Ee o zaman ne diye havlayıp duruyorsunuz !

Ülkeyi yönetenlerin projelerini açıklamasından daha doğal ne olabilir ki ?

Ne yani üç beş tane çapulcunun hoşuna gitmeyecek diye Erdoğan Türkiye'nin lehine olan projeleri hayata geçirmeyecek mi ?

Buradan çapulculara sesleniyorum.

Ülkede ille de bir şey yapmak istiyorsanız bunun yolu meşru siyaset zemininden geçiyor...

Ey çapulcular !

Gelecek ilk seçimde Erdoğan'a veya partisine rakip olun, seçime girin !

Seçmen de ebenizin örekesini gösteriversin size...

Yoksa hadi oradan kışş kışş...

veya