Mehmet Sait Kılıç

Mehmet Sait Kılıç

29 Haziran 2016, Çarşamba

İsrail ile yapılan anlaşma zafer mi, hezimet mi ?

Türkiye ile İsrail arasında ilişkilerin normalleşmesi için 3 yıldır devam eden görüşmelerin ardından arzu edilen anlaşma sağlandı.

İsrail'in prestijli gazetelerinden Haaretz'e göre anlaşmanın maddeleri ;

- Türkiye, Gazze'ye Aşdod Limanı üzerinden limitsiz insani yardım ulaştırabilecek.

- Türkiye; hastane, elektrik santralı ya da deniz suyu arıtma tesisi inşa edebilecek.

- İsrail, Türkiye'nin Gazze'de altyapı projelerine izin verecek.

- İsrail, Mavi Marmara baskınında yaşamını yitiren (şehit olan) ya da yaralanan Türk vatandaşlarının ailelerine 20 milyon dolar ödeyecek.

- İlişkiler karşılıklı olarak normalleştirilecek.

- (Karşılıklı olarak)Elçiler atanacak, diplomasi, istihbarat ve güvenlik konularındaki bütün kısıtlamalar kaldırılacak.

Şimdi eğri oturup doğru konuşmak gerekirse, yukarıdaki maddeleri İsrail gibi dünyadaki para akışına yön verebilen ve bunun için çevirmediği dolap kalmayan bir ülkeye kabul ettirmek zafer değil de nedir ?

Anlaşma ile elde ettiklerimizi anlaşma öncesi vaziyeti ele alarak biraz daha kurcalayacak olursak:

Filistin'e uygulanan ambargo nedeniyle oradaki kardeşlerimiz aç ve yoksul mu ?

Evet...

Şimdi biz bu anlaşmayla onlara limitsiz insani yardım götürebiliyor muyuz ?

Evet...

Filistinli kardeşlerimizin alt yapı hizmetlerine, hastanelere, elektrik santrallerine ve deniz suyu arıtma tesislerine gereksinimleri var mı ?

Var...

Peki biz bu anlaşmayla bunları yapabilecek miyiz ?

Evet..

Mavi Marmara şehitleri için talep ettiğimiz tazminat miktarını alıyor muyuz ?

Evet...

Üstelik bunlar daha başlangıç. İleride Türkiye'nin atacağı adımlarla Filistin halkını daha güzel günler bekliyor...

Öte yandan; Sözcü ve Cumhuriyet gazeteleri, FETÖ' nün ve HDPKK' nın paçavraları İsrail ile imzalanan anlaşmadan dolayı zırlayıp duruyor.

Yok efendim bunun neresi zafermiş... Talep ettiklerimizi elde edememişiz...İsrail' in borusu ötmüşmüş...İsrail Türkiye'yi dize getirmişmiş...

Kaypaklığın ve cerbezenin bu kadarına pes doğrusu...

Öncelikle biraz insan evladı olun ! Tayyip'in yaptığı her şeye 'tu kaka' demeye çalışmaktan neyin doğru neyin yanlış olduğunu görmekten aciz duruma gelmişsiniz…

Yıllardır 'İsrail ile aramız kötü. Bunun da tek sorumlusu Tayyip' diye ağlayıp durmuyor muydunuz ?

Eee işte sizin de her fırsatta dile getirdiğiniz üzere ilişkiler düzeliyor...

Alkışlasanıza !

Yemiyor değil mi ?

Çünkü sizin amacınız Türkiye'nin çıkarları değil, baronlarınızın çıkarları...

Bir kere bu anlaşma ile daha önce hiç kimseden özür dilemeyen İsrail, Türkiye'den özür dilemiş oldu...

Öte yandan Hamas ve Mısır'daki Müslüman Kardeşler Teşkilatı'nın (İhvan) anlaşmanın Filistin için olumlu olduğuna dair beyanat vermesi, Türkiye'ye teşekkür etmesi ve İsrailli iki bakan'ın söz konusu anlaşmayı veto etmesi sizin için bir mana ifade etmiyor mu ?

Diğer yandan Jerusalem Post, Times of Israel ve Yediot Ahronot isimli İsrail gazeteleri, bu anlaşmanın,' Erdoğan'ın zaferi olduğunu', İsrail'in Türkiye'ye karşı büyük bir hezimete uğradığını ilan etti bile.

Hatta Haaretz gazetesi ''Türkiye'nin artık İsrail'e eskisi kadar ihtiyacı olmadığını bile dile getirdi.''

Times of Israel gazetesi; ''Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ülkesinin onurunu birinci önceliği olarak belirledi'' diyerek güzel bir tahlil yaptı.

Ama gel gör ki, bizim yerli gavurlar hala bu anlaşmanın Türkiye için bir hezimet olduğunu savunabiliyorlar.

Ulan daha ne elde etmemizi bekliyordunuz ?

Filistin'i bir fethetmediğimiz kalmış. Haritada Filistin'in Türkiye toprağı olarak görünmemesi kalmış geriye. Daha ne olsun !

Hadi itiraf edin İsrail gibi bir devletle yapılabilecek en güzel anlaşma ancak bu kadar olur...

Bu Erdoğan'ın inşa ettiği Büyük Türkiye'nin zaferidir hiç boşuna havlamayın.

Vatandaş alınması gereken mesajı çoktan aldı bile...

One minute olayının altına atılmış yeni bir imzadır bu.

Alayınız toplansa bu mesajı silemez artık...

veya