Mehmet Sait Kılıç

Mehmet Sait Kılıç

25 Temmuz 2016, Pazartesi

Neden hâlâ meydanlardayız?

Meydanlara çıkıp vatana sahip çıkma vazifesini üstlendiğimiz için, ilk günden beri her gün meydanlara indiğimiz ve hayatımızı buna göre programladığımız için "Artık yetmez mi? Ne gereği var? Artık hayat normale dönsün" diyenler var.

Peki, meydanlara inmek ve demokrasi nöbeti tutmak neden gerekli hâlâ?

Reis neden hâlâ sokaklara sahip çıkmamızı istiyor?

Meydanlara inmemizin ve hâlâ buna devam etmemizin ana nedenini biliyoruz zaten;

''Bu vatan bizim. Biz bu vatanın gerçek sahipleriyiz. Milletçe birlik ve beraberlik içerisinde vatanımıza, ülkemize, bayrağımıza, demokrasimize sahip çıkıyoruz" diyoruz darbecilere ve tüm dünyaya millet olarak.

Öte yandan meydanlara her gece gitmeye devam etmemizin çok hoş başka güzellikleri de ortaya çıkmaya başladı.

Çıktıkça gördük ki, bizim gibi vatanına sahip çıkmak isteyen başkaları da meydanlarda.

Yani önceden başkalarıydı. Şimdi beraber pide bölüştüğümüz insanlar oluverdiler.

Eskiden ülkücü, ulusalcı falan derdik belki ama şimdi yan tarafta çekirdek çitleyen abiler, ön tarafta semaver çayı içen dayılar veya mehter marşını en ön safta dinleyen şu amcalar falan diyoruz.

Hele teyzeler… Bir arada oturan genç grup gördüklerinde, aman Allah'ım…

Ellerindeki börekleri, kekleri, meyve sularını gençlerin nerdeyse ağızlarına tıkacak derecede bir ilgiyle ikram yarışına giriyorlar.

"Aman evladım, aç aç vatan nöbeti mi tutulurmuş? Gençsiniz siz. Yarın da Allah bilir işe gideceksiniz. İyice doyurun karnınızı" diyorlar.

O eskiden "Şunlar falancalardanmış. Bunlar şucu, şuradakiler de bucuymuş" ayrımı kalkmış neredeyse.

Herkes tek dava, tek amaç, tek bayrak, tek gaye altında birleşmiş.

Öte yandan zaten Türkiye halkının kahramanlıklarını görüp dudakları uçuklayan yabancı basın, daha da beter şaşkınlık içerisinde bu kitleyi seyredip bir türlü anlam veremiyor gördüklerine.

Hep şunu diyorlar: "Neden? Yani evin var, yerin var yurdun var. Derdin ne ki; on gündür her gece sokaktasın? Neden? Derdin ne?"

Evet, sevgili yabancı basın. Ve o basının ipini tutan baronlar!

Derdimiz var. Biz dertli bir milletiz.

Biz 1960 ihtilalinde bir başbakanımızı, 28 Şubat sürecinde İslam'ı özgürce yaşama hakkımızı kaybettik.

Bizim derdimiz var.

Biz İstiklal Mahkemelerinde sırf şapkaya karşı diye yüz binlerce insanımızı kaybettik. Derdimiz var.

Biz Kuvayı Milliye ruhu ile ülkeden kovduğumuz düşmanın, Lozan hezimetinin barış olarak yutturulmasıyla inkılaplar ayağı ile ülkemizi istila etmesine ve İslamiyet'in bütün unsurlarının ülkeden temizlenmeye çalışılmasına şahit olduk, derdimiz var.

Biz Çanakkale' de, Sakarya'da, Doğu cephesinde şehit verdiğimiz binlerce askerimiz olduğu ve her biri farklı milletlerden oldukları halde son dönemde unsuriyet ve menfi milliyetçilik olan ırkçılık fikrine kendimizi kaptırıp Kürt kardeşlerimizi dışladık, Suriyeli kardeşlerimizi hor gördük ve böylece atalarımızın mirasına sizin yüzünüzden ihanet ettirildik. Derdimiz var.

FETÖ örgütünü SIZINTI halinde devletin her yerine yerleştiren kalleş ve alçak bir adamın sizlerin efendilerinizin desteğini de alarak kendi vatanına ihanet ettiğine şahit olduk. Derdimiz var.

Kürtleri değil, bir terör örgütü olan PKK'yı temsil eden bir parti başkanı meclise girdi ve dokunulmazlığın verdiği şımarıklıkla Avrupa'ya ve ABD' ye bizi şikâyet etti. Üstelik FETÖ'ye mensup eski bir futbolcu küstahça PKK'ya karşı devlete silah bırakma çağrısı yaptı. Derdimiz var.

Yargıdan eğitime, sağlıktan ekonomiye kadar her alanda bu ülkeyi kalkındırmaktan ve milletine olan sevdasından ötürü çalışıp çabalamaktan başka bir şey yapmayan, darbe anında bile milletinin kucağına dönebilmek için hayatını riske atan yiğit bir REİS, yeri geldi hırsızlık yeri geldi TİYATRO çevirmekle itham edildi. Derdimiz var.

Darbe yapmak için caddede dolaşan tankları alkışlayabilen bir kısım, insan demeye bin şahit kişiler var.

Darbe günü kendi insanına, masum halka, masum ere ;"Acımayın. Ateş edin, hepsini öldürün. Bir tane bile bırakmayın" emri verebilen komutan kılıklı soytarılar gördük. Derdimiz var.

Derdimiz var ve derdimiz çok büyük.

Bu dertlere ilacımızsa işte bu günlerdeki birlik, beraberlik, kenetlenme ve hep birlikte vatanımıza sahip çıkma. Biz dermanımızı Cumhur Reisimizin bizi gafletten uyandırmasıyla bulduk.

Anladık neden bizi ırkçılık fikriyle parçalamak istediklerini.

Anladık neden ayrıştırılmak istendiğimizi.

Biz artık hep bir olacağız.

Diri olacağız ve iri olacağız.

Çünkü birlikte olduğumuzda, aynı dava aynı amaç, aynı gaye için omuz omuza verdiğimizde gerçekten çok güzel oluyoruz….

veya