Mehmet Sait Kılıç

Mehmet Sait Kılıç

01 Ağustos 2016, Pazartesi

İçki için ama sarhoş olmayın

Şu sıralar FETÖ'cüler ve Kemalistler zırlayıp duruyorlar.

Çünkü artık darbe yapması için çağıracakları bir orduları yok.

TSK'nın vatan hainlerinden temizlenmesinden ve ordu ile ilgili geleceğe dönük tedbirler alınmasından rahatsızlar.

TSK'nın hainlerden temizlenmemesini istemek de ayrı bir hainlik değil de nedir ?

Türkiye'yi küresel güçlerin mandası yapmak isteyen hainlerin TSK'da ve bürokraside artık yeri yok ve bir daha da asla olmayacak...

Şimdiye kadar askeriyede hep sizin düdüğünüz öttü.

Ahkâm kestiniz.

Dalga geçtiniz, aşağı gördünüz dindarları...

Oysaki askeriye içinde dindar hiç kimse olmadığından değil, askeriye kendi içinde dindar kimseyi istemediğinden yani istemediğinizden biz de göremedik dindar subayları.

Bazısı namazını evinde veya işyerinde arkadaki ardiyede gizli kılmak zorunda kaldı.

Kimisi eşi tesettürlü diye lojmanda oturmadı, eşini kokteyllere getirmedi vs….

28 Şubat sürecinde de daha karanlık bir dönem başladı ve ayıklanmaya çalışıldı üç-beş tane dindar subay.

Bu dönemde de yine FETÖ üyesi subaylar gelen tek talimatla eğer kapalıysa eşlerinin başlarını açtılar.

Namaz kılmadılar ve zaten kılmıyorlardı iş yerinde; "abileri iş yerinde namaz kılmayı" yasaklamıştı.

Fetullah'tan önce; "İçkinin içine hap atıp alkolün tesirini azaltma" fetvası gelmiş ama sonra bu da riskli olunca "İçki için ama sarhoş olmayın" diye bir fetva emri gelmişti.

Kokteyllerde, başlarını açtırdıkları veya açtırıp öyle evlendikleri eşlerini başka subaylarla dans ederken seyredip elde içki bardağı ile dolaşıp "önce içmiyor gibi yapıp" sonra da kafayı buldular.

Hatta bununla da kalmayıp onlara güvenen ve dindar zanneden diğer dindar subayları 28 Şubat sürecinde şikayet ederek ordudan attırdılar ve böylece pirim yaptılar.

Sonuçta askeriye içinde dindar olunamazdı (!)

Bu işin raconu böyleyse ona göre hareket etmek gerekirdi (!)

Öyle ki kraldan çok kralcı olup, gerçek dindar subaylara ulusalcı ve Beyaz Türk kafasındaki subaylardan daha fazla dinlerini yaşamamaları konusunda baskı yaptılar.

Askeri okulda okurken başta sınıf arkadaşlarıyla arası iyiyken sonradan sırf namaz kıldığı için FETÖ'cüler tarafından dışlanan bir tanıdığım var.

Evet, FETÖ'cüler. Hani şu 'altın nesil' yetiştirme yalanıyla milleti kandırıp, dini alet edip 'katil nesil' yetiştiren FETÖ'cüler…

İşte şimdi köklü değişimlerle bu vatan hainleri ülkeden temizleniyor.

Darbe girişimi sonrası yapılan yasal düzenlemelerle Askeriye de aynı polis teşkilatı gibi tamamen sivil iradenin eline geçmiş oldu.

Zaten olması gereken de buydu.

Halkın seçtiği kişilerin muktedir bir iktidar olamaması Türkiye'nin aleyhineydi.

Dış güçler kendi çıkarları doğrultusunda bunları kullanıyordu.

Ama artık halk, egemenliği kendi eline alarak bu kötü gidişe "dur" dedi.

Askeri vesayetin köküne kibrit suyu döküldü...

Artık asker de polis gibi ayrıcalığı ve imtiyazı olmadan bu milletin hizmetkârı olacak !

FETÖ'den sonra PKK'nın ve DAEŞ'in de ülkemizden kökü kazınacak.

"Terör örgütü" ayağına bizimle haçlı savaşı yaptığınızı anlamadığımızı mı sanmıştınız?

Hepsi ayrıymış veya bir kısmını birbirine karşı savaşıyormuş gibi göstermeye çalışanlar iyi bilsinler ki;

FETÖ'yü cemaat kılığına sokup cemaatleri ve bunlar üzerinden İslamiyet'i örselemeye çalıştığınızı,

PKK'yı Kürtlerin hakkını savunuyormuş gibi gösterip Kürtleri örselemeye çalıştığınızı,

DAEŞ'i din kisvesine büründürüp dinden soğutmaya çalıştığınızı görüyoruz.

Sizin üretip üretip yolladığınız bütün bu örgütlerin aynı kafadan çıktığını ve tek ortak amaçlarının ülkemizi, birliğimizi, vatanımızı, ahlakımızı ve dinimizi elimizden almak olduğunu biliyoruz.

Ama hesap edemediğiniz şeyler var.

Bu milletin 'Reis'ine ve vatanına sınırı olmayan bir sevdası var.'

Bu milletin arkasında 'dua orduları' var.

Bu milletin başucunda tüm dünyadan ve içindeki her şeyden daha değerli olan Kelâmullâh (Kur'an) var.

Bu milletin kalbinde imanından gelen bir şecaat ve kahramanlık var.

Biz, Cumhurbaşkanımızın siyasi dehasına ve milletine olan sevdasına, milletin de vatanına olan aşkına güvenerek geleceğe umutla bakıyoruz.

Yakın bir gelecekte İslamiyet âbâd olacak ve İstikbalde en yüksek gür sâdâ İslam'ın sâdâsı olacak !!!

veya