Mehmet Sait Kılıç

Mehmet Sait Kılıç

22 Ağustos 2016, Pazartesi

Fetullah Gülen münafık mı ?

Fetullah daha 25 yaşında iken CIA ile işbirliği yaparak Komünizm ile Mücadele Derneği'nin Erzurum şubesini açmış ardından da CIA'nın sadık bir ajanı olarak yurtta ve dünyada faaliyet göstermiştir.

Diğer yandan, 1972 yılında mason olmuş ve toplantılarına katılmıştır. Adının tutanaklarda geçtiğine ve mason olduğuna dair belgeler ortaya çıktığı halde ''Ben mason değilim'' diyememiş çeşitli manipülasyonlarla örtbas etmeye çalışmıştır.

Öte yandan, Ermeni Patriğine yazdığı mektupta '1915 olaylarını soykırım olarak' nitelemiş,'Müslüman geçinen cahillerin Hz. İsa'nın çocuklarını katlettiğini' dile getirerek Müslümanlara hakaret etmiştir.

Sonraki yıllarda her vesile ile Müslümanlara hakaret etmeye devam etmiş ancak 1915 olaylarıyla ilgili görüşünü nifak perdesi altında sır gibi saklamıştır...

Ayrıca Hıristiyanlara Hz. İsa'nın ümmeti yerine çocukları demek teslis (üçleme yani; Baba, Oğul ve Kutsal Ruh) akidesine uygun bir ifade olduğu için elfaz-ı küfürden sayılabilir ! Yani adamı kafir dahi yapabilir !

Buhari'de geçen bir hadiste münafığın alametleri şöyledir :

1-Konuştuğu zaman yalan söyler.

2-Emanete hıyanet eder.

3-Söz verdiği zaman yerine getirmez.

4-Bir kimseyle çekiştiği zaman aşırı giderek fazla kötülük yapar.

Rahmetli Özal'ın da Fetullah Gülen'de saptadığı en önemli özellik 'Bir ayak üstünde kırk yalanın belini bükebilmesi'dir.Münafıkların da en büyük özelliği yalancı olmalarıdır. Aslında takiyyeci Fetullah'ın hayatı yalanlar üzerine kuruludur. Bir ayak üstünde bin yalan söyleme özelliğine sahiptir.

Görmediği rüyaları görmüş gibi anlatarak insanları kandırmasından tutun da kendisini Hz.Mehdi veya Hz. İsa imiş gibi lanse etmesine kadar işkembeden atan, karnından konuşan bir kişilik yapısı taşımaktadır.

İsterseniz son dönemlerde uçurduğu balonlara, attığı kıtırlara bir göz atalım.

Doğrusu 16 Temmuz 2016'da "Tüm darbelerde mağdur oldum. Ben darbelere karşıyım. Demokrasiye, seçime inanıyorum." sözleriyle hem desteksiz atmış hem de feci rol kesmiştir.

Şöyle ki, aynı Fetullah geçmişte, 12 Eylül darbesinin başkomutanı Kenan Evren'i darbeyi yaptığı için cennetle müjdelemiş ve darbeci askerleri de ''Ümidimizin tükendiği yerde, Hızır gibi imdadımıza yetişen Mehmetçiğe bir kere daha selam duruyoruz'' söylemiyle Hızır'a benzetmiştir.

Ayrıca 28 Şubat darbecilerine ''Demokrat'' diye hitap etmiş, seçilmiş Refah-Yol hükümetine de ''Beceremediniz, bırakın" demiştir...

15 Temmuz darbe girişiminin emrini de bizzat kendisi vermiştir...

Bu teröristbaşının palavralarını saya saya bitiremeyiz. Örneklerle yalanlarını yakalamaya devam edelim...

Gezi kalkışmasının ve 17-25 Aralık darbe girişiminin ''Bizimle bir ilgisi yok'' mavalını okuyarak yemin ettiği hatta mülaane yaptığı halde bu olaylarda başrolü oynadığı yargı ve medya tarafından ayyuka çıkarılmıştır.

15 Temmuz darbe girişimini 17 Temmuz'da ''Senaryo, tiyatro ve Hollywood filmi '' olarak nitelemiş ve ''Askeriyeyi tasfiye etmek için Tayyip yaptı'' iftirasını atmıştır.

18 Temmuz'da ise darbenin faillerini ''Muhalefet partisinin sempatizanları, ulusalcılar ve milliyetçiler yapmış'' diyerek başka bir masal okumuştur.

Yine 18 Temmuz'da farklı bir medya grubuna ''Bize yakın, milli duyguları olan saf insanlar bu girişime kanmış olabilirler'' diyerek dalavere çevirmede sınır tanımadığını göstermiştir...

27 Ocak 2014 tarihinde ''Çözüm süreci müzakerelerine karşı değilim'' diyen Fetullah,18 Temmuz'da ''Çözüm süreci bir ihanettir, örgüt 2-3 yıl şehirlere silah yığdı. Bunlar göz yumdular. Şimdi de Doğuyu harabeye çevirdiler… Türkiye'yi bölmeyi planladılar'' diyerek kendi ağzıyla tutulmuştur...

Bu adam, bütün dünyaya 'barışı, sevgiyi, kardeşliği ve insanlığı' egemen kılacağına dair söz verdiği halde gizli servislerle işbirliği yaparak küresel güçlerin çıkarı için gittiği her yerde 'terörü' egemen kılmaya çalışmıştır.

Kendisine emanet olarak verilen ümmetin ve milletin çocuklarından altın bir nesil yetiştireceğim diye söz verdiği halde yerli ve milli olmayan, küresel güçlerin ve gizli servislerin maşası olan katil bir nesil yetiştirmiştir. Son tahlilde bu neslin kanun kaçağı olmasına, hapse veya mezara girmesine neden olmuştur...

Sırf bireysel çıkarları zarar gördü diye PKK ve DAİŞ terör örgütleri, Gezi kalkışması, 17-25 Aralık ve 15 Temmuz darbe girişimleri ile ülkemize maddi ve manevi çok büyük zarar vermiş, vermeye de devam etmektedir...

Öte yandan, kişinin idrarı, gaitası, kokusu, teri ve sesi içsel yapısından haber verdiği gibi insanın siması da kalp ve ruhundan haber verir.

Misal olarak, Anadolu'da beş vakit namaz kılan bir insanın simasında parlak bir nur olduğu halde bu kadar alim ve hoca geçinen Fetullah'ın siması neden bu kadar nursuz, karanlık ve meymenetsizdir ?

Çıplak gözle bile Fetullah'ın simasına bakan biri ne kadar mel'un biri olduğunu çok net biçimde görebilir !

Şimdi buradan soruyorum; eylem, söylem ve tavırlarıyla ben 'Hz. Mehdi veya Hz. İsa'yım' mesajını veren, yalandan salya sümük ağlayan, çocukların beyinlerini yıkayan, yandaşlarını hipnozla kandırarak küresel güçlere piyon yapan, Kelime-i Şehadet'ten Hz.Muhammed'i çıkaran, Müslüman kızları Hıristiyan erkeklerle evlendiren, Kur'an'ı, Hadisleri ve Risale-i Nur eserlerini tahrif eden birinin Müslümanlığından bahsedilebilir mi ?

Düşünün ki bu adam, 25 yaşından 75 yaşına kadar tam 50 senedir planlı ve azimli bir şekilde ülkeyi kendi emelleri için ele geçirmek adına Müslümanlık kisvesi altında kafirlerin bütün isteklerini uyguluyor.

Papaya ''Hazret'' diyor. Batıl bir din olan Budizm için ''ahlak dini'' diyor. ''Başörtüsü teferruattır'' diye zırvalıyor. Yurt dışına gönderdiği ajanlarının başlarını açtırıyor.

TSK'daki ajanlarına "takiyye yapın, yalan söyleyin, zina yapın, içki için, namaz kılmayın" emri veriyor. Sonra da bu adam, hocayım diyor, dini eğitim diyor, din diyor, iman diyor.

Sorarım size açıkça kafirim demeyen ama hareketleri kafirce olana ne denir?

Açıkça kafirim demeyip, Müslüman gibi görünene İslami literatürde ne denir?

Bu adama 'Münafıklıktan' başka bir elbise uymuyor ! Vesselam !

veya