Mehmet Sait Kılıç

Mehmet Sait Kılıç

24 Ekim 2016, Pazartesi

ABD, Musul'u Şiileştirmek mi istiyor?

ABD öncülüğünde koalisyon güçleri Musul'u DAİŞ'ten temizlemek için operasyona başladı. Operasyona büyüteçle baktığımızda; ''Deveye boynun eğri, demişler; nerem doğru ki, demiş'' deyiminde olduğu gibi operasyonun neredeyse her tarafının sakat olduğunu görüyoruz.

Demem o ki, bu operasyonda iyi niyet yok! Bilakis art niyet var!

Şöyle ki; Musul'a tarihsel açıdan baktığımızda gerek yönetimin, gerekse halkın öteden beri Sünni olduğunu görüyoruz. İstisnalar kaideyi bozmaz. Çoğunluk Sünni Musul'da.DAİŞ öncesi 2,5 milyon civarında nüfusu olan Musul'un yüzde 60'ını Sünni Araplar, yüzde 30'unu Sünni Kürtler, yüzde 10'luk geri kalan kısmını da diğer etnik gruplar oluşturmakta.

Bu olgudan hareketle Musul'un demografik yapısının kahir ekseriyetini Sünnilerin oluşturduğunu anlamamak mümkün değil.

Gel gör ki ABD öncülüğündeki koalisyon güçleri Sünni olan Musul'u DAİŞ' ten temizleme operasyonunda kara gücü olarak Şii ordusunu kullanıyor.

Zira Şiilerin egemen olduğu Bağdat yönetiminin kontrolündeki Irak ordusu sonuçta bir Şii ordusu.

Buna bir de Şii milis gücü Haşdi Şaabî (DAİŞ'in Şii versiyonu) güçleri eklendiğinde 'Şiilerin Musul'a saldırdığına dair olan' fotoğraf hepten netleşiyor. Sünni Araplara mukabil Şii Araplar...

Ayrıca kara gücünün bir diğer kanadı da ateist PKK,PYD ve YPG'lilerden oluşuyor. Sünni Kürtlere mukabil de ateist Kürtler...

ABD'ye bravo doğrusu(!) Bir devlet niyetini ancak bu kadar belli edebilir.

Böyle bir temizlik operasyonuna hiç şüphesiz Sünni bölge halkı büyük bir direniş gösterecektir. Bu kafayla operasyonun erken sonuçlanmasını beklemek aptallık olacağı gibi Musul'un da Suriye gibi bir bataklığa dönüşeceğini görebilmek için kâhin olmaya gerek yok!

Çözüm?

Musul halkı üzerinde en etkili güç şüphesiz Arap, Sünni ve akrabalık bağı olan Haşdi Vatanî (Türkiye'nin eğiterek desteklediği) güçleri ve Sünni geleneği temsil eden Türkiye'dir.

Eğer Türkiye ve Haşdi Vatanî güçleri Musul operasyonuna katılırsa operasyon kısa zamanda sonuçlanacaktır. Lakin ABD ve müttefikleri Irak'ta,Suriye'de hatta dünyanın her yerinde resmi devlet politikası olarak Şiilere sahip çıkıyorlar. Şiileri alenen destekliyorlar...Bu heriflerin temel gayesi DAİŞ'i temizlemek bahanesi ile bölgeye yerleşmek ve Sünnilere ait yerleri Şiileştirmekten ibaret belli ki.

Dolayısıyla Türkiye'den başka kimsenin DAİŞ'le filan doğru düzgün mücadele ettiği yok. Maksat dostlar alış verişte görsün... Ama evdeki hesapları çarşıya uymayacak. Türkiye oyunlarını bozacak. Türkiye, teröristleri temizleme faaliyetini Cerablus'ta ve Dabık'ta, şipşak hallediverdi. Gerekirse Musul'da da yapar. Lakin DAİŞ'e karşı mücadele eden müttefikler müthiş bir çıkarcılık peşinde. Meselenin bir yönü bu...

Biraz tebessüm

Temel mezarlıkta işe başlamış fakat ikinci gün işi bırakmış.
Arkadaşları neden işi bıraktığını sormuşlar.
Temel ''Orada herkes yatıyor, bir ben çalışıyorum yahu!'' yanıtını vermiş.

Türkiye dışında DAİŞ ile mücadelede veryansın eden Batılılar aynı mezardakiler gibi derin bir uykuda...DAİŞ teröristlerini temizleme hususunda gerçek anlamda çalışan tek ülke Türkiye. Türkiye işi bırakmaz. Ama çalışmayanları ya da aleyhte çalışanları da mimler. Dost listesinde tutmaz...

Meselenin diğer yönü ise ;

DAİŞ' ten sonra Musul kimin eline geçecek?

Statüsü ne olacak?

Yönetimi ve kontrolü hangi güçlerin elinde olacak?

Nasıl paylaşılacak veya bölüşülecek?

DAİŞ' liler nereye gidecek ?

İşte bu gibi sorulara yanıt bulmak için Paris'te 25 Ekim günü, aralarında ABD, Türkiye, AB ve Körfez ülkelerinin bulunduğu 20 ülkenin savunma bakanları bir araya gelecek.İran bu listede yok.

Peki bu toplantıdan dişe dokunur bir şey çıkar mı ? Hiç sanmıyorum. Ama Türkiye bu toplantıda olacak ve kendi çıkarlarını sonuna kadar savunacaktır.

Paris demişken Musul operasyonundan dolayı Fransızlar bıçak sırtında. Fransa'da olası bir terör saldırısına karşı toplu ulaşım araçlarında, AVM' lerde ve okullarda kontroller en üst düzeye çıkarıldı. Ayrıca Fransızlar bölge halkının silahlanmasından, yeni göç dalgalarından ve Musul'u terk edecek teröristlerin Fransa'ya dönme olasılığından ciddi anlamda kaygı duyuyorlar... Ee ne demişler? ''Men dakka dukka'' yani ''Eden bulur''..

Ha bir de ''Kendi düşen ağlamaz'' diye bir söz vardı. Neyse...

Keza Almanya'da çatışmaların olası sonuçlarına göre, bir kısım DAİŞ'lilerin Almanya'ya geri dönme ihtimalinden dolayı bir tarafı tutuşmuş olsa da Musul pastasının paylaşımından da uzak kalmak istemiyor.

Musul operasyonları için Almanya her ne kadar doğrudan savaşa katılmadığını beyan etse de, sunduğu askeri ve ekonomik destekle savaşın bizzat içinde olduğunu söyleyebiliriz. Anlayacağınız deve kuşu gibi başı kumun içinde olsa da gövdesi meydanda Almanya'nın.

Doğrusu Almanya'nın 1879 yılında II. Abdülhamid'i ziyaretle başlayan Osmanlı üzerinden Ortadoğu'ya açılma projesi hız kesmeden devam ediyor. Bundan dolayı ülkemizle olan ilişkilerinde oldukça temkinli davranıyor. Bu stratejide ne derece başarılı olacağını zaman gösterecek.

Musul meselesinde ister Fransa ister Almanya isterse ABD ahkam kessin. İngiltere istediği kadar ayak diretsin…Musul meselesini çözebilecek tek ülke Türkiye'dir. Hem hemen dibimizde yüzlerce km sınırımız olan bir ülkede savaş çıkarıp, kendi ajanlarına DAİŞ maskesi takıp ortalığı karıştırsınlar. Hem de kilometrelerce öteden gelip bize ''Türkiye bu işe müdahale etmesin'' desinler!

Yok öyle yağma!

Musul meselesinde Türkiye hem siyasi anlamda hem de operasyonel anlamda dahildir hatta olayın merkezindedir. Bu böyle biline…
veya