Meryem Gayberi

Meryem Gayberi

16 Haziran 2015, Salı

CHP yüzde 60 mı aldı?

Seçimlerin sonuçlandığı andan itibaren her türlü 'koalisyon' kombinasyonları yapılmaya başlandı. Özellikle uluslararası bazı medya ile Türkiye'deki 'yoldaşları', günlerdir AK Partisiz koalisyon hesapları yapıyor.

AK Parti seçimlerden 1. Parti olarak çıkmasına rağmen Kılıçdaroğlu diyor ki "Hükümet kurma görevi HDP CHP ve MHP'ye düşüyor."

Niye?
Çünkü "Hesap Uzmanı" Kılıçdaroğlu şunları söylüyor: "Seçim sonrasında yüzde 40'lık ve yüzde 60'lık bir denge oluştu. Hükümet kurma görevi yüzde 60'lık bloka düşüyor."

"Yüzde 60 yüzde 40 dengesi" oluşmuşmuş.

Tabi Kılıçdaroğlu hemen CHP'yi yüzde 60'in içine konumlandırıyor.
Hâlbuki CHP "Yüzde 75-yüzde 25" dengesinin küçük ortağıdır. Eğer yüzde 60 AK Parti karşıtı ise bu hesapla halkın yüzde 75'inin CHP'nin karşısında olduğu ortaya çıkmıştır.

***
AK Parti'nin "Seçim kaybettiği"nin iddia edildiği bir ortamda aldığı oy yüzde 41. Yirmi milyona yakın insanın oyunu alarak 7 Haziran seçimlerinden birinci çıktı. 7 Haziran'da 56 milyon kayıtlı seçmenin 47 milyon 507 bini sandığa gitti. Seçime katılım da yüzde 84'ü buldu.

Ve AK Parti, yüzde 41'le sandığa giden 19 milyon insandan oy almış durumda. AK Parti her kesimden oy alabilen bir merkez parti olduğunu ispatlamıştır. Seçimlerde "Sağ" veya eskinin "Merkez sağı" diye adlandırabileceğimiz diğer partilerin kaç kişinin oyunu aldıklarını bakalım.

Yüzde 16 ile MHP 7,5 milyon insandan oy aldı. 'SP-BBP' ittifakı 950 bin, DYP 28 bin, DP 75 bin, BTP ise 96 bin insanın oyunu aldı.
'Merkez solu' temsilen yüzde 25'le CHP 11,5 milyon insanın oyunu alırken HDP ise yüzde 13'le halkın 6 milyonunun oyunu alabildi.

Buna göre AK Parti halen, toplumsal merkezleri siyasal merkeze taşıyıcı bir parti olduğunu açıkça göstermiştir.

***
Dolayısıyla 'koalisyon', 'erken seçim', 'azınlık hükümeti' gibi tartışmalar bir kenara bu seçim sonuçlarının normalleşmeyi hızlandırdığını gördük.

Şu anda Gezici'sinden Ulusalcısına, HDP'lisinden Türk milliyetçisine kadar herkesin umudunu siyasete bağlaması Türkiye demokrasisinin kazanımıdır.

"Demokrasi sandık değildir" diyen de umudunu "Sokak devrimine" bağlayan da meşru siyasal zeminin içinde "Gelecek" hesapları yapıyor. Bu demokrasimizin kurumsallaştığını gösterir.

Aynı şekilde seçim sonrası oluşan "Belirsizlik tablosuna" rağmen ekonominin şiddetli tepkiler göstermemesi de AK Parti'nin 13 yıllık başarısını kanıtlamaktadır.
"AK Parti ne yaptı?" diyorsunuz ya!
Sadece Türkiye demokrasisinin ve ekonomisinin sağlamlığına bakmanız bile yeterli…

veya