Meryem Gayberi

Meryem Gayberi

23 Haziran 2015, Salı

Sandık her şeydir

Seçimlerin üzerinden iki haftadan fazla bir süre geçti. Bugün Meclis'te milletvekili yemin töreni var. 28 Haziran'da da 5 günlük Meclis Başkanlığı seçimi için ilk tur başlıyor.
Gezi kalkışmasından bu yana "Erdoğan diktatör" diye tutturanların, ne Mısır'da darbecilere ne Suriye'de Esed'e tek laf ettiğini işitmedik. "Diktatör" diye sadece Cumhurbaşkanı Erdoğan'a saldırıyorlar.

Aynı şekilde BBC'den, Reuters'e, CNN'den NY Times'e kadar yabancı medya da Esed'i veya Sisi'yi değil tek 'Diktatör' olarak sürekli Erdoğan'ı işaret eden manşetler döşeniyor.
Sadece bu bile Türkiye'nin nasıl bir operasyon altında olduğunu göstermeye yeter.

***
Cumhurbaşkanı Erdoğan ise siyasi ve ekonomik yönden kaosa girmesin diye çok itidalli açıklamalar yaparak "Diktatör" çığlıkları atanları bir kez daha ters köşe yapıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan daha ne desin. Seçim olduğundan bu yana "Milli İrade" diyor.

Hani "Sandık Her şey değildir" diyen ve 7 Haziran'dan bu yana sessizliğe gömülenlere inat "Sandık her şeydir" diyor, "Milletin her türlü kararına saygı göstermek zorundayız" diyor.

Tüm partilere ve liderlerine seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkeyi düzlüğe çıkarmak için hepsini sorumlu davranmaya davet ediyor. Ki Erdoğan tüm liderlerle görüşmek istediğini geçen hafta açık açık söylemişti ancak muhalefet liderlerinin hepsi peşinen medya üzerinden "Ret" yanıtı verince, görüşmeler gerçekleşmedi.

***
AK Parti tabanında, istikrarın sürmesi için AK Parti iktidarının devam etmesi isteniyor. Ancak muhalefetin bu "İstemezükçü" tavrının devam edeceğine yönelik şüphe büyük.

Milletin yüzde 52 oyunu alarak üç muhalefet partisinin aldığı oyu bile geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin kırmızı çizgisi. Muhalefet partilerinin hala "Aksaray", "Çankaya", Beştepe" tekerlemelerini sürdürmesi herkese gına getirdi.

MÜSİAD iftarında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan da bu konuyla ilgili şunları söyledi; "Yüksek katılımın olduğu, yüzde 84'ün üzerindeki böyle bir seçimde Türkiye, eksiklerine rağmen çok büyük bir demokrasi dersini batılılara vermiştir. Ama birileri çıkıyor, Cumhurbaşkanı 'Anayasa'nın çerçevesi içerisinde davranmalıdır' diyor. Anayasa dışına asla çıkmadım. Bize kimse nerede oturacağımızın tavsiyesini yapamaz. O tavsiyeyi bize millet yapmıştır, milletin yaptığı istikamette de biz şu anda görevimizi ifa ediyoruz. Bizim derdimiz şudur; bir an önce ülkemizi siyasi istikrar ve güven içerisinde geleceğe taşımaktır."

Erdoğan'ın konuşmasında "Siyaset bu işi çözemezse millet çözer" demesinden anlıyoruz ki partiler yine seçim günü takındıkları tutumu sürdürüp koalisyona yaklaşmazsa, önümüzde tekrar seçimden başka seçenek kalmıyor.

***
Bu nedenle millet, muhalefetin ısrarla koalisyondan kaçması halinde tekrar seçimin yapılmasını daha uygun buluyor. Zira bu kısa süreçte bile AK Parti iktidarının 'istikrar' anlamına geldiğini AK Parti'ye oy vermeyenler dahi anladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti ve Başbakan Davutoğlu seçim olduğu günden bu yana yıllardır muhalefetin yaptığı şeyin tersini yapıyor.

Çobanın oyunu kendiyle eşit görmeyen, millete "Bidon kafalı" ve "Cahil" diyenlerin aksine "Milli iradeye saygı" diyorlar.
Sandığı ve milletin iradesini aşağılamayı huy edinenler de umarım bundan ders çıkarır…

veya