Meryem Gayberi

Meryem Gayberi

07 Temmuz 2015, Salı

Laiklik gitti, cemaatçilik geldi

"Milletin adamları" olarak resmedilen liderler hep belli kesimlerin hedefi oldu. Sultan Abdülhamit'ten Menderes'e, Özal'dan Erbakan'a kadar dindar yöneticilere hep aynı suçlamalar yöneltildi: "Gerici" ve "Baskıcı!"
Bu başlıkların altını "Mürteci", "Batı düşmanı", "Despot", "Diktatör" gibi iftiralarla doldurdular. Cumhurbaşkanı Erdoğan'a da bu suçlamaların ve iftiraların hepsi yöneltildi. Gezi kalkışmasında sokaklara dökülenler, Erdoğan ve AK Parti'yi yukarıdaki suçlamalara ek olarak "Ağaç ve çevre düşmanı" olmakla suçladı.
Cumhuriyet tarihinin en çok ağaçlandırma çalışması yapan hükümetine, TOKİ konutları ve AVM'ler örnek gösterilerek "Her yeri betonlaştırma" suçlaması yöneltildi.
***
Ancak otomobil yakıp, cam-çerçeve indiren vandallar bile cemaatin, 17/25 Aralık darbe girişiminden bu yana yaptığı gibi "Hırsız var", "Yolsuzluk var" kampanyası yürütmedi.
Paralel örgütün, 17/25 Aralık 2013'tene bugüne gazete ve televizyonlarında "Hırsızlık" ve "Yolsuzluk" iftirasını görüyoruz.
Cemaat medyası, Kemalistlerin vazgeçtiği "İrtica" suçlaması yerine, "Yolsuzluk" iftirasını attı. Kemalistler bile Paralelllerin verdiği montaj tape ve kasetlerle "Yolsuzluk" demeye başladı.
Paralel örgüt, "Hırsız var" yalanını, darbeyi perdeleme ve devleti ele geçirme planlarının kılıfı yaptı.
Paralelin yaptığı en büyük alçaklık ise MİT tırlarını durdurarak dünyaya, "Türkiye IŞİD'e silah gönderiyor" algısı oluşturma hainliğiydi…
***
Geçen hafta bir haber gündemi sarstı.
Samanyolu Holding'in "Himmet paralarını yönettiği" iddia edilen bir yöneticisinin, "sürekli Kıbrıs'ta kumar oynadığı, senelik 70 bin doları bulan maaşıyla bunu yapamayacağı" yönünde haberler çıktı medyada.
Bunun üzerine Paralel medya sözcüleri sosyal medyada, "Velev ki yapmış size ne?", "Paraların üzerinde himmet parası olduğu mu yazıyordu?" şeklinde savunmalar geliştirdi.
Şike davasından 17-25 Aralık'a kadar tüm davalarda medyaya, ses kaydı ve üzeri yönlendirme yazılarla dolu fotoğraflar servis edenler diyor bunu.
Sanki kendilerinin yayınladığı fotoğrafların üzerinde "Halkın parası", "Şike parası" yazıyordu.
***
Paralellerin hiçbir itibarı yok. Toplum, paralellerle yan yana gelmekten bile imtina duyuyor. Arsızlığınız, milletin midesini bulandırdı!
Milleti tehdit edip, mafyadan bile haraç keserek, milletin yatak odasını gözetleyerek para toplayanlar, başları sıkışınca 15 gündür konuşmayan kişiye canlı yayında "vaaz" verdirtiyor.
KPSS'de milletin emeğini çalıp kendi kadrosunu oluşturanlar "Hırsız" diyor.
En büyük algı operasyonları bu.
Ve Paralel Yapının iğrenç iftiralarını, algı operasyonlarını manşetine taşıyan gazete ise Cumhuriyet!
"Laik Cumhuriyet" gitti "Cemaatçi Cumhuriyet" geldi.

veya