Meryem Gayberi

Meryem Gayberi

08 Eylül 2015, Salı

Kaos da değil kördüğüm istiyorlar

İki üç günlüğüne İstanbul'dan uzaklaştım. Gündemin yoğunluğundan da uzaklaşırım sandım. Yanılmışım.
Dağlıca'da kalleş pusulara kurban giden şehitler tüm ülkenin ciğerini dağladı.

16 ana kuzusu daha ne uğruna ve niye katledildiğini öğrenemeden Rahman'a kavuştu.

Yüzde 13 oy, 80 milletvekili ve 100'den fazla belediye yönetimine sahip bir siyasi parti var. Dağda ise buna rağmen ne için kan döktüğünü Kürtlere bile anlatamayan geçen yüzyılda kalmış şiddete tapan bir silahlı güç.

***
Aslında bölünmenin, özerkliğin, bağımsızlığın veya neyse istedikleri, bunların hiç birinin terörle, kan dökerek olmayacağını terörü maşa olarak kullananlar da biliyor. Kürtler de biliyor. Ne uğruna öldürdüğünü ve öldüğünü anlamayan teröristler bile biliyor.

Ama işte o arkadaki finansörler, karanlık ve kirli güçler, Türk ve Kürdün kardeşliğini değil, kanının akmasını istiyor. Bu yüzden taşeron örgüt PKK'ya kalleşçe pusular attırıyor.

***
Peki böylesi zor günlerde birlik olmanın diri ve güçlü olmak anlamına geldiğini herkes biliyor mu? Mesela muhalefet böylesi günlerde bile PKK'yı değil de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı niye hedefe koyar? Teröristten bile daha çok neden onu suçlar?

Aynı soruyu birkaç hafta önce muhtarlarla buluşmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan da sormuş, "Batı beni niye istemiyor? Çünkü güçlü bir Türkiye istemiyorlar" diyerek kendi sorusunu cevaplandırmıştı.

***
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, kilitlenen sistemin ürettiği kaosun ancak yeni bir Anayasa ile sağlanabileceğini söylediği sözlerini bile çarpıttılar. Aslında çarpıtma da değil açın tekrar tekrar seyredin, sözlerin Dağlıca olayı ile ilgisi yok. Yani düpedüz yalan söylediler.

Ama bunu bilerek yapıyorlar. Zira Erdoğan'ı düşmanlaştırmadan bu milletin yıllar sonra elde ettiği iktidarı, milletin elinden alamayacaklar.
"Erdoğan düşerse millet de düşer" diyerek eski sefalarını sunacak günleri bekliyorlar. Sadece içtekiler değil dışardaki ağabeylerinin de asıl derdi bu. Yıllar sonra siyasetin merkezine oturan milleti tekrar alaşağı etmek.

***
Maalesef böylesi günlerde muhalefetin, sistemi çözecek duruş sergilemek yerine yaptığı kaosu artırmak ve sistemi tamamen tıkamak için çabalamak.

Daha geçen hafta bunun canlı örneğini yaşamadık mı?

Meclis'te CHP, MHP ve HDP'nin kurduğu "blok"u izliyorduk ibretle. Karşılarında siyasi bir rakip değil de "düşman" varmış gibi bir motivasyonla ve internetten "canlı" yayın yaparak "zafer" ilan ediyorlardı. Kendi partilerinden de üyelerin bulunduğu kabineyi yıkma "devrimi" gerçekleştiriyorlardı.
Terör azmış, şehit haberleri geliyormuş, sahillere Suriyeli bebeklerin cesedi vuruyormuş ne gam!

"Blok" için varsa yoksa ülkenin hükümetsiz kalmasıydı önemli olan.

***
Kurdukları "blok"a bakın.

1 Kasım'da yani iki aydan az bir süre sonra yapılacak seçime ülkeyi hükümetsiz girme bloku!

7 hafta sonra dağılacak olan ve Anayasal bir mecburiyetle kurulan hükümete yemin ettirmemek için "yemin" ederek mücadele veren bu muhalefete ülke nasıl teslim edilir ki?

***
45 yıl devlete hizmet ettikten sonra emekli olmuş bir aile büyüğü amca muhalefetin bu tavrına aynen şöyle tepki gösterdi: "Torunum üniversiteyi bitirdi ve atama bekliyor. Bu muhalefet sürekli sistemi tıkayarak, çocuklarımızın geleceğinin önüne set çekerek neyi başaracak? Bir de utanmadan seçimde gelip bizden oy mu isteyecekler?"

***
Vatandaş daha çok hayatına temas eden konularda siyasetin problemleri çözmesini bekliyor. Tartışmaları seyrederken de kendini, çocuğunu, torununu, sistemin çalışmasını, yıkıcı değil yapıcı siyaset üretilmesini istiyor.

Hükümetin kurulması geciktikçe bunun torununu işe girmesini geciktereceğini biliyor ve buna tepki duyuyor.

***
Maalesef muhalefet yaptığını sanan siyasiler, vatandaşlardaki bu sağduyunun, bu mantık örgüsünün zerresini taşımıyor.

Millet, siyaset yaptığını sananların bu olumsuzluk dolu kötücül hareketlerini ve "Memleket batsın ama yeterki Akepe gitsin" tavrını not ediyor.
7 Haziran'dan bu yana kilitlenen bu sistemi Anadolu irfanının, bu milli duyarlılığın 1 Kasım'da çözeceğine derinden inanıyorum.
Evet sistem kilitlendi ama Allah'tan anahtar sağlam ellerde.

veya