Meryem Gayberi

Meryem Gayberi

14 Şubat 2017, Salı

Sezer ‘partisiz’di, n’oldu?

'Hayırcı' muhalefet, insanlara niçin 'hayır' demeleri gerektiğini anlatamıyor. Aslında "Bunu Erdoğan istiyor, onun için 'hayır' diyoruz" deseler onlar da rahatlayacak. Ama bu Erdoğan karşıtlığının girdikleri önceki seçimlerde ne sonuç doğurduğunu iyi biliyorlar.

Bu nedenle de yine şu bildik tekerlemeleri sıralıyorlar:

-Diktatörlük, tek adamlık geliyor.

-Rejim elden gidiyor.

-Cumhurbaşkanı partili oluyor tarafsızlığı bitiyor, vs…

***

Hâlbuki yeni sistem sırf iki başlılığı bitirmek için getirilmek isteniyor zaten. Cumhurbaşkanının da başbakanın da halkoyuyla seçildiği sistem olmaz. Bugün oluyor görünse de olmaz.

Şu anda en sorunsuz dönem ama Sezer-Ecevit dönemini hatırlayın.

Zamanında Başbakan Ecevit, AYM eski Başkanı Ahmet Necdet Sezer'i Cumhurbaşkanı seçtirdi. Sonra ne oldu? Aynı Sezer, kendisini Cumhurbaşkanı yapan Ecevit'in kafasına anayasa kitapçığı fırlattı. Ecevit, "Bu bir siyasi krizdir" deyince Türkiye, Cumhuriyet tarihinin en büyük ekonomik krizine girdi.

İkisi de seçilmiş olduğunda sorun çıkıyor. Şu anda işlerin tıkır tıkır işlemesinin tek sebebi de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan Yıldırım arasındaki uyumlu çalışma. Kim, bu hep böyle sürecektir diyebilir?

***

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, çift başlılığı bitirip cumhurbaşkanını sorumsuz olmaktan çıkartacak bir sistem. Başbakan'ın adı Cumhurbaşkanı oluyor anlayacağınız. Yürütmenin başına bugünkü Başbakan gibi Cumhurbaşkanı geliyor.

Kılıçdaroğlu, "Belli bir siyasi partinin üyesi nasıl cumhurun başkanı olacak?" diye soruyor.

Biz de güncelleyerek soralım; şimdiki Başbakan partili değil mi? Bundan önceki Başbakanlar aynı zamanda bir partinin genel başkanı değil miydi?

Mesela AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Yıldırım yurdun dört bir yanında yollar, köprüler, tüneller, hastaneler açıyor. O bölgenin hangi partiye oy verdiğine göre mi yapılıyor bunlar? Ya da vatandaşlar, "Bu Başbakan partilidir yaptığı icraatlardan yararlanmayacağız?" mı diyor?

Yürütmenin başı başbakan değil de Cumhurbaşkanı olunca ne değişecek? Özal, Demirel, Sezer partisiz miydi?

***

'Hayırcılar'ın kendisi bile oluşan 'hayır' cephesinden umutsuz olduğu için 15 Temmuz'dan sonra sistem değişimini bizzat kendisi öneren MHP'ye yükleniyor.

Akşam'a konuşan MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, "Türkiye bir beka mücadelesi vermekte. Mevcut sistemin taşıdığı istikrarsızlık riskini 15 Temmuz'da gördük. Bugün 'Cumhuriyet elden gidiyor', 'demokrasi bitti' gibi söylemler arabesk bir ruh halinin tezahürü. Sistem değişikliğiyle halkın seçtiği Cumhurbaşkanı'na güvenmeyeceğiz de kime güveneceğiz" dedi.

Doğru, halka güvenmeyeceğiz de kime güveneceğiz? Bunu gel de müzmin muhaliflere anlat…

veya
BİZE ULAŞIN