Meryem Gayberi

Meryem Gayberi

21 Şubat 2017, Salı

Dikenli-jiletli Batı vicdanı

Geçen hafta, Fransa'nın başkenti Paris'te yetkililer, La Chapelle sığınmacı merkezi karşısındaki köprü altına büyük kaya parçaları yerleştirdi. Amaç, kent merkezine alınmayan sığınmacıların köprü altında uyumasını engellemekti.

Paris Belediyesi de kayaları "Sığınmacıları köprü altından uzaklaştırmak" olduğunu itiraf ediyor zaten. Gidecek başka yerleri olmayan yüzlerce mülteci, devasa kaya parçalarının arasında ve üzerinde uyudu gene. Çünkü gidecek, sığınacak başka yerleri yok.

***

Geçen hafta, mültecilerin Batı Avrupa'ya geçmek için güzergâh olarak kullandığı Macaristan da 175 kilometrelik Macaristan-Sırbistan sınırına jiletli tel örgüler çekti. Jiletli tel örgülerin dikenli tellerden farkı, kendisine takılan insanları aynı zamanda yaralayıp kan revan içinde bırakması.

ABD'nin yeni Başkanı Trump'ı, Meksika sınırına duvar öreceği için yerden yere vuran AB üyesi 12 ülkenin sınırlarında duvardan da beter yüzlerce kilometrelik jiletli-dikenli tel örgüler var. Bu jiletli tel örgüler 12 AB ülkesini, savaş, zulüm ve yoksulluktan kaçan mazlumlarla karşılaşmaktan uzak tutuyor.

İspanya'da 2, Macaristan'da 3, Bulgaristan, Yunanistan, Fransa, Avusturya, Slovenya, Estonya ile AB üyesi olmayan Makedonya'da birer jiletli-dikenli tel duvar var. İspanya'da (Septe) 11 km. uzunluğunda yüksekliği 6 metreyi bulan dikenli tellerden örülmüş duvar, AB tarafından finanse edildi ve 33 milyon avroya mal oldu. 2005'te yapılan dikenli tel örgüler, bugüne kadar birçok mülteci için ölüm veya ağır yaralanma duvarı oldu.

Bulgaristan da, 2013'te ördüğü 30 kilometre olan dikenli tel duvarını, geçen sene Türkiye'den sığınmacılar gelmesin diye 146 kilometreye çıkardı.

***

Gelelim Türkiye'ye. Sadece Suriye ve Iraklı 3,5 milyon mülteciye kucağımızı, yurdumuzu, kollarımızı açtık ve yıllardır onlarla ekmeğimizi paylaşıyoruz.

2011'den bugüne kadar savaştan kaçarak ülkemize gelen Suriyelilerden 300 bine yakını, AFAD ve Kızılay'ın Hatay, Gaziantep, Şanlıurfa, Kilis, Mardin, Kahramanmaraş, Osmaniye, Adıyaman, Adana ve Malatya'daki kamplarında kalıyor.

Birçok kurumun destekleriyle kurulan kamplar, altyapısı, sosyal donatı alanları, sağlık hizmetleri ve eğitim imkânlarıyla modern birer kente dönüştürülmüş durumda.

4 yıl önce 4 çocuğuyla Halep'ten ayrılarak Nizip Konteyner Kente gelen Diyab Ferruh, AA muhabirine, "Türkiye'ye ne kadar dua etsek az. Bize kimsenin göstermediği şefkat ve ağabeylik gösteriliyor" derken 4 yıldır 8 çocuğu ile kampta yaşayan Suriyeli Abu Ahmed ise "Türkiye bize kardeş gibi davrandı. Türkiye olmasaydı şimdi muhtemelen bizler de ölmüştük" ifadelerini kullanıyor.

Kısaca, "Yedi düvel saldırsa da Türkiye mazlumların dualarıyla ayakta kalıyor" diyenler yanılmıyor…

veya
BİZE ULAŞIN