Meryem Gayberi

Meryem Gayberi

05 Eylül 2017, Salı

Bizi kim öldürüyor?

"Onların ne etleri Allah'a ulaşır ne de kanları. O'na ulaşacak olan sadece sizin takvanızdır. Böylece onları sizin hizmetinize verdi ki size doğru yolu gösterdiğinden Allah'ı büyük tanıyasınız. İyilik edenleri müjdele" (Hacc 37)

Allah, Kurban Bayramını böyle müjdeliyor. Amaç sadece et yemek, kurbandan geçmişte yaşayan bazı kavimler gibi medet ummak değil, iyiliği hedeflemek ve yardımlaşmayı yaygınlaştırmak. Daha binlerce anlamı var Kurbanın ama şu anda dünyanın her yerindeki Müslüman soykırımına karşı yaşanan ölüm sessizliğine odaklanıyoruz.

***

İslam dünyası dün ititbarıyla bir Kurban Bayramını daha geride bıraktı. Ancak Suriye'den Arakan'a kadar maalesef ümmet coğrafyası kan içinde.

Çocuk, kadın demeden hergün binlerce insan savaşlara, soykırımlara, enerji kavgalarına, etnik çatışmalara "kurban" ediliyor.

Ve maalesef çatışmayı değil iyiliği, güzelliği telkin eden, mazlumlara el uzatmak için çırpınan Türkiye'den ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan başkası yok.

Sadece Batılı ülkeler ve BM, AB gibi uluslararası kuruluşlardan bahsetmiyorum İslam ülkeleri içinde de Türkiye'den başka sesini barış için, mazlumlar için yükselten ikinci bir ülke yok.

***

Ekopolitik savaşları, etnik veya mezhep nedenli savaşlarmış gibi dünyaya yutturuyorlar. Dünyanın dengesini yeni haritalarla kendi çıkarları doğrultusunda değiştirmek isteyenler sahada.

Ve bunlar için tek önemli şey sattıkları silah. Harita değiştirdikçe yeni fay hatları oluşuyor. Yeni fay hatları oluştukça da silah satıyorlar. Dolayısıyla silah sattıkça hiç bir insanın canı onlar için önemli değil.

Ölenin dini de dili de derisinin rengi de umurlarında değil.

***

2011'de başlayan Suriye iç savaşından bu yana 3 milyondan fazla mazluma kucak açtık. Aynı şekilde Irak, Afganistan, Libya gibi savaş bölgelerinden kaçarak Türkiye'ye sığınanların sayısı yarım milyonun üzerinde.

Buna rağmen Kurban Bayramına üç gün kala üç günde 3 bin Rohingyalı Müslümanın katledildiği Arakan için tek sesini yükselten, uluslararası toplumu ve İslam dünyasını harekete geçirmeye çağıran tek ülkeyiz.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, sınırlarına yığılan on binlerce Arakanlıyı ülkeye almayan Bangladeş'e, "Mazlumları alın parası neyse Türkiye olarak biz veririz" minvalinde bir çağrı yaptı.

***

Körfez ülkeleri desen, ABD'den aldıkları silahlarla Müslüman Katar'a "çemkirmekle" meşguller.

Allah'ın emrettiği "iyilik" ve "mazlumlara yardım" ilkelerini Türkiye'den başka neden diğer İslam ülkeleri hiç dert etmez? Türkiye'nin çağrılarını bile neden "duymuyormuş" gibi yapıyorlar?

İşte asıl sorunumuz bu. İnsanlığın da Müslümanların da asıl sorunu...

Bizi "açlıktan" ve "savaştan" önce bu "duyarsızlık" öldürüyor...

veya
BİZE ULAŞIN