Meryem Gayberi

Meryem Gayberi

12 Eylül 2017, Salı

Kılıçdaroğlu yenilgiyi kabullenmiş

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, 16 Nisan referandumunun hemen ardından 2019 seçimleri için kolları sıvamasını muhalefet yadırgamıştı. Erdoğan, o günden bu yana AK Parti teşkilatlarının yenilenmesi, ilk günkü ruhla sahada olunması için sürekli "değişim" kavramından bahsediyor.

"Metal yorgunluğu" diyerek meseleye 'dava' gözüyle bakmayanların ayrılmasını, AK Parti'nin dinamik, genç, birikimli isimlerle güncellenmesini istiyor. Çünkü hayatını adadığı siyaset yolculuğunda daha önünde birçok hedef var. Erdoğan, 2023 diyor, 2071 diyor, sürekli Türkiye'nin dünyanın 10 büyük ekonomisi arasına girme hedefine vurgu yapıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu hedeflere varmanın tek yolunun, siyasetten, milletin onayını almaktan geçtiğini bir saniye dahi unutmadığı için de devamlı "değişim" kavramını gündeminde tutuyor.

***

Peki, 2019'da AK Parti'nin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın siyasi rakibi olmaya en yakın aday olan Kılıçdaroğlu ve CHP ne yapıyor? Siyaset dışı her mecradan medet umuyor.

-CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, FETÖ'nün 17-25 Aralık kumpasında rol alarak örgütün montajladığı tüm tapeleriMeclis kürsüsünden tepe tepe kullandı.

-Yine dünyadaki Emperyalist tüm ülkelerin ve Türkiye'deki sözde 'yerli' sermaye babalarının destek verdiği 2013'teki Gezi kalkışmasına destek verdi.

-FETÖ'nün, Türkiye'yi "Terör destekçisi" gibi göstererek uluslararası mahkemede yargılatmak için kurguladığı MİT Tırları kumpasında da CHP, örgütün tezlerini savundu.

-Yenikapı mitingine katılmış olmasına rağmen Kılıçdaroğlu, FETÖ'nün 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından da milletin direnişine "Tiyatro" ve "kurgu" dedi.

-"Adalet" adı altında yürüyüş ve toplantılar yaparak FETÖ'cülere 'adalet' için gayret gösterdi.

CHP'nin başvurduğu tüm yöntemler siyaset dışı. Hiçbiri siyaset içinde oy alarak iktidara gelmeyi hedeflemiyor. Tamamında amaç, siyaset dışı alanda top çevirerek bir şekilde AK Parti ve Erdoğan'ı iktidardan indirmek.

***

İşte en son Doğan medyanın sakız gibi çiğnediği "MHP lideri Bahçeli 2019'da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yardımcılığına getirilecek" iddiası.

Önceki gün gazeteciler bu iddiayı Kılıçdaroğlu'na sordu.

Kılıçdaroğlu, zaten Bahçeli'nin referandumda "evet" oyu kullandığını hatırlatarak, başkan yardımcısı olmasına daşaşırmayacağını söyledi.

Burada aslında bir itiraf var. Kılıçdaroğlu bilinçaltında şimdiden seçimleri kaybetmiş. Erdoğan'ı Cumhurbaşkanı, Bahçeli'yi de Cumhurbaşkanı Yardımcısı olarak gördüğünü itiraf ediyor.

Bahçeli'nin Başkan yardımcısı olmasına şaşırmayacağını söylemesi, Kılıçdaroğlu'nun siyaset alanı içinde hiçbir umudunun olmadığına işaret ediyor. Özetle Erdoğan'ın, 2019 seçimlerinden sonra Cumhurbaşkanı olmasını kabullendiğini gösteriyor.

Komik olan da şu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'tek adam' olduğunu yineleyen Kılıçdaroğlu'nun, "İkinci adam" olarak Bahçeli'yi görmesi:))

Demek ki "tek adamlık" da hikâye…

veya
BİZE ULAŞIN