Meryem Gayberi

Meryem Gayberi

31 Ekim 2017, Salı

CHP-İP ittifakından ‘zafer’ çıkar mı?

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, 16 Nisan referandumunun hemen ardından 2019'da yapılacak üç seçim için kolları sıvadı. Takvim önümüzde ve net. 2019 Mart'ında yerel seçimler ve akabinde Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri yapılacak.

2019'da parlamenter sistem modelinin yerine Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemine geçeceğiz. Muhalefet, hala gelecek olan "yüzde 50.1 dengesi"nin farkında değil. Daha doğrusu farkında ama yeni duruma adapte olmamak için direniyor.

Ana muhalefet partisi CHP'nin şu anda tek yaptığı, 15 Temmuz destanını ve FETÖ ile mücadelenin içini boşaltmaya çalışmak ve "Erdoğan gitsin de ne olursa olsun?" havasından çıkamamak.

***

CHP, Akşener'in kurduğu İP'nin alanına girmemeye, onların söylemini gölgelememeye gayret ediyor. Aynı 'hassasiyetin' İP'de de olduğu belli. Onlar da önümüzdeki günlerde daha yakından tanık olacağımız bir "gizli işbirliğine" hazırlanıyor gibi.

CHP ve İP'in şimdilik gizli yürüyen ortaklığının 2019'a doğru aşikâr olması kaçınılmaz. Tahminen şunu temenni ediyorlar: "Hani Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanamayacağız ama hiç olmazsa seçimi ikinci tura taşıyabilirsek belki Erdoğan gider."

Akşener'in İP'i kurduğunu ilan etmesiyle birlikte CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu heyecanlanarak sekiz seçim yenilgisine rağmen acilen dokuzuncusunu talep etti.

***

Kılıçdaroğlu'nun aniden "Erken seçim yapalım" çıkışı birkaç sebebe dayanıyor.

Birincisi, ABD ile yaşanan vize krizi ve Suriye-Irak konularındaki dış politika gelişmelerinin Türkiye'nin elini zayıflattığını düşünüyorlar.

İkincisi, AK Parti'deki belediye başkanlarının istifaları meselesinin özellikle başkanların istifa ettiği illerde bir boşluk oluşturduğuna ve bunu CHP'nin dolduracağına inanıyorlar. Üçüncüsü, Akşener'in İP'inin kurulmasının, Doğan medya ve Sözcü gibi yayınların desteğini almasının bir rüzgar estireceği, İP'nin AK Parti'den yüklü miktarda oy alacağını sanıyorlar.

Dördüncüsü ise doların yükselişi ve dolara bağlı olarak zamlanan akaryakıt fiyatlarının ekonomiyi sarsacağını, büyümenin duracağını, muhalif medyanın yıllardır bıkmadan manşete taşıdığı "Ekonomi çöktü" balonunun, kendilerinin yelkenlerini şişireceğini ümit ediyorlar.

***

Erdoğan düşmanı medyanın ve siyasilerin ikinci ajandası ise 2019'a giderken AK Parti'nin içinde veya AK Parti ile MHP arasında fitne çıkarmak. Bu doğrultuda medyada operasyonel haberlerin birbiri ardında patlatıldığını görüyoruz zaten. Milli ve yerli hassasiyete sahip olanlar, en çok bu tip haberlere karşı uyanık olmalı bence.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, kendi muhalefetini bile yaparak muhalefete alan bırakmadığını, onları iyice çıkmaza soktuğunu, muhalefetin de ancak Erdoğan'ın başlattığı siyasi hamlelere karşı çıkmaktan başka alternatif siyaset üretemediğini görüyoruz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yaptığı hamlelerde anlamadıkları şu; belediyelerdeki ve teşkilatlardaki değişimler, anketler, halkın talepleri ve AK Parti tabanının görüşleri doğrultusunda yapılıyor.

Belediyelerde herhangi bir "acziyet" veya "kanun dışı" durum söz konusu değil. Bunun adı seçimlere yönelik "değişim" hamleleri.

Zaten ana muhalefetin anlamadığı da bu. Anlasaydı belki de çok önceden aynı 'hamleleri' kendi başlatır, dokuzuncu seçim mağlubiyetine hazırlanmazdı…
veya
BİZE ULAŞIN