Mustafa Taha Dağlı

Mustafa Taha Dağlı

24 Ağustos 2015, Pazartesi

İSRAİL İLE ESAD, ABD İLE İRAN DE DÜNYAYI KANDIRIYOR

Geçtiğimiz Perşembe akşamı İsrail haber kaynaklarına peş peşe son dakika gelişmeleri düşmeye başladı. Hizbullah tarafından İsrail'in kuzeyine 4 roket atıldığı buna karşın İsrail savaş uçaklarının Suriye'yi bombaladığı belirtildi.

İki gün öncesinde İsrail ile Esad ailesinin ortak banka hesaplarıyla ortak şirketlerinin belgeleri yayınlandı. Açıkçası Arap dünyası bu belgeleri çok da fazla önemsemedi. Zira Arapların neredeyse tamamı Esad ailesiyle İsrail arasındaki işbirliğini yıllardır bilir.

Tabi banka ve şirket belgeleri İsrail-Esad ortaklığının deliliydi. Araplar bunu biliyordu ama Batılıların da anlaması için bu tarz belgelerin ortaya çıkması önemliydi.

Zira Esadların Avrupa bankalarındaki paraları yıllardır bloke altındaydı. En azından AB'nin kara listesi nedeniyle Avrupalılar bunu böyle biliyordu. Ama ortaya çıkan belgeler, Esadların Avrupa'daki banka hesaplarında bulunan milyonlarca Euro'nun İsrailli iş adamı ve İngiliz bankaları sayesinde blokajdan korunduğunu gösteriyordu.

İşte o belgelerin ortaya çıkmasından 48 saat sonra Suriye'den İsrail'e 4 roket atıldığı iddia edildi. Hemen arkasından da İsrail, Suriye topraklarına hava operasyonu düzenlendiğini duyurdu.

Söz konusu yer Golan bölgesiydi. Yani İsrail-Suriye sınırı yani İsrail'in 1967'de işgal ettiği Golan yani İsrail'in 1981'de tek taraflı ilhak ettiği Golan ve yine yani Hafız Esad'ın İsrail'e bizzat hediye ettiği Golan.

Çünkü 67'deki Altı Gün Savaşları sırasında İsrail, Golan'ı işgal etmişti, o savaşa katılan askerlerin anlatımıyla Golan cephesindeki Suriye birlikleri, Golan'a ayak basan İsrail askerlerini köşeye sıkıştırmış, püskürtüyordu tam o noktada Suriye askerlerine "çekilin" emri geldi.

Askerler, büyük şaşkınlıkla emre uymak zorunda kaldılar, Golan'dan çekildiler, İsrail bir anda Golan'a girmiş oldu. O emri veren ise dönemin Suriye Savunma Bakanı Hafız Esad'dı.

İsrail ile Esadların örtülü ittifakı o dönemde başlamış, 1971'de Hafız Esad Suriye Devlet Başkanlığı koltuğuna oturduktan sonra da güçlenerek devam etmişti.

Golan İsrail için hem su kaynağı hem de güvenlik için tampon bölge anlamına geliyor. Golan'a yaklaşan muhalifler olursa İsrail, "terör tehlikesi var" diyerek hemen oraya müdahale eder, bu tarz durumlar 2011 Mart'ta başlayan Suriye'deki şiddet sürecinde defalarca yaşandı.
Şimdi yine Hizbullah hatta İsrail'in iddiasıyla Filistin İslami Cihat hareketi üzerinden yeni bir Golan çatışması bilmecesi ortaya konuldu.

Araplar, İsrail ile Suriye arasındaki bu tarz "roket atma-bombalama" eylemlerine pek de itibar etmez. Çünkü dediğimiz gibi onlar İsrail ile Şam rejimi arasındaki derin bağları iyi bilirler.

Ama bu haberler uluslararası medyada algı çalışması adına çok mükemmel birer malzemedirler. Nitekim İsrail ve Batı hiçbir zaman böyle fırsatları kaçırmaz.

Tıpkı Amerika'nın geçen hafta yaptığı gibi. Amerika ile İran nükleer müzakerelerde anlaştı ama geçen Pazartesi Amerikalılar, İran'ı bir konuda suçlayarak, uluslararası medya arenasında büyük bir gürültü koparttılar.

Gürültünün kaynağı İran Devrim Muhafızları Komutanı Kasım Süleymani'ydi. ABD'nin terörist listesindeki Süleymani'nin İran'dan çıkış yasağı vardı.

Amerika, Süleymani'nin Moskova'ya gittiğini iddia ederek, İran'ı suçladı. Washington-Tahran hattında söz dalaşı yapıldı. Amerika, BM Güvenlik Konseyini göreve çağırdı.

İki taraf arasında resmen bir kayıkçı kavgası yaşandı. Peş peşe yapılan açıklamalarla ABD-İran arasında kriz varmış gibi bir algı oluşturuldu.
Oysa İran dışına çıkması yasak olan Süleymani, en az 3 yıldır Suriye ve Irak'ta dolanıp, duruyor. Bunu cümle alem biliyor, madem ABD Süleymani konusunda bu kadar hassas o zaman 3 yıldır Suriye'de sivil katleden timlerin başında duran Kasım Süleymani'nin peşine düşmek için biraz geç kalmadı mı?

Üstelik ABD, "Süleymani Rusya'ya gitmiştir, yasağı çiğnemiştir" diyerek BM Güvenlik Konseyine çağrı yapıyor.
İyi de tutun ki BM Güvenlik Konseyi bu konuda toplansa, o konseyin daimi üyesi Rusya, Süleymani hakkında alınacak bir karara uyacak mı?

Amerika Rusya'nın öyle bir kararı anında veto edeceğini bilmiyor mu?

Elbette Süleymani'nin yıllardır İran dışında faaliyetler yaptığını da biliyor, mesele Güvenlik Konseyine taşınsa Rusya'nın nasıl bir tavır takınacağını da çok iyi biliyor.

Biliyor ama sırf haber olsun diye böyle yapıyor.

İşte Batı'nın dış politikası böyle yürüyor, yalandan bomba-roket, yalandan BM'ye yapılan çağrılar. Ve bu yıllardır bu şekilde devam ediyor.
Aslında İsrail, Suriye, İran, Rusya, Amerika, AB hepsi bu oyunun içerisinde.

Oyunu bozanı ise oyun dışına çıkarmak istiyorlar çünkü onların oyununa göre kural böyle.

İşte bu oyunda "dünya 5'ten büyüktür" diyen, yalan politikasına alet edilmekten başka hiçbir işlevi olmayan BM'nin ne işe yaradığını iyi biliyor ve "bu nasıl bir oyun" diyerek kurulan tezgahı deviriyor.

Yalan politika adına BM'yi kullananlar ise "dünya 5'ten büyüktür" diyerek oyunu bozanlara fena halde kafayı takıyor.

veya