Mustafa Taha Dağlı

Mustafa Taha Dağlı

07 Eylül 2015, Pazartesi

Özkök düzelteyim derken yine kırıp döktü

Ertuğrul Özkök Perşembe günü "utan ey büyük adam" başlıklı bir yazı yazdı. Tepki sert olunca ertesi gün "Cumhurbaşkanına katil diyecek kadar kendimden geçmedim" diye bir düzeltme yaptı.

Esat'a, DAEŞ'e, çevredeki tüm ülkelerin liderlerine ve Müslüman Kardeşlere seslendi.
Zaten sıkıntı da burada, ilk gün yazdığıyla ertesi gün "öyle demedim, aslında bunu demek istemiştim" dediği arasında pek fark yoktu.
Zira bugün Suriye kaynaklı ortaya çıkan dehşet tablosunda, elmalarla armutları aynı sepete koymuştu.

Ortadoğu'yu kan gölüne çevirenleri ve bunda sorumlu olanları anlatırken, Esad'ı, DAEŞ'i, Müslüman Kardeşleri ve bölge liderlerini suçlamıştı.
Bir tarafta kendi halkını katleden Esat rejimi ve DAEŞ terör örgütü varken onların yanına seçilmiş iktidarları ve Müslüman Kardeşleri de eklemişti.
Çıkardığı faturada hem eksiklikler hem de hatalar vardı.

Bugün Ortadoğu kan gölüne dönmüş durumdayken o sadece Esat'ı, DAEŞ'i, İhvan'ı ve bölge liderlerini suçluyordu.
Oysa işin içinde Batı da var, Rusya da var, İran da var, bir türlü toz konduramadıkları PYD denen PKK uzantısı terör örgütü de var.
Mesela yazıya konu olan olay sahile minik cansız bedeni vuran Suriyeli çocuktu. O çocuk bir Kürt'tü ve memleketi Kobani'ydi.
Kobani, PKK uzantısı PYD'nin kontrolündeydi, belli ki ailesi orada huzur bulamamış, PYD ve diğer çetelerin zulmünden korkup, çareyi kaçmakta bulmuştu.
Oysa o yazıda ve ertesi gün yayınlanan düzeltme yazısında bunlara hiç mi hiç değinilmemişti.

Ve bir başka saptırma. O da Müslüman Kardeşler ile ilgili. Ertuğrul Özkök'e göre Ortadoğu'daki akan kanın sorumlularından biri de onlardı.
Aynen şöyle diyordu yazısında, "Esat'la mücadele ettiğini ileri sürüp elinde silahla onunkinden beter bir rejim kurmaya çalışan Müslüman Kardeşler örgütü".

Bugün Ortadoğu'yu takip eden gazeteciler iyi bilirler ki, Müslüman Kardeşler silahsız bir teşkilattır, silahlı kolları yoktur, silahlı eylemleri olmamıştır.
Kaldı ki binlerce üyesi katledilmiş, binlerce üyesi hapsedilmiş durumdadır. Kaldı ki tüm lider kadrosu darağacındadır.
Durum böyleyken İhvan'ı, Esat'tan beter göstermek, DAEŞ'le ortakmış gibi lanse etmek de nereden çıkıyor?

Özkök, "Cumhurbaşkanına katil demedim" diye düzelttiği yazısında İhvan'ı Ortadoğu'nun bir numaralı terör şebekesi olarak fişliyor.
Tıpkı diğerleri gibi yani darbeci Sisi gibi yani İsrail gibi. Sisi ve yönetimi 2 yıldır sürekli İhvan'ı terörle ilişkilendirme gayretinde aynı şekilde İsrail de öyle.

Suriye'de akan kanın sorumlusunu ararken ya bilerek ya da cehaletten yanlış yerleri işaret ediyorsunuz.
Oysa sahillere cansız bedenleri vuran çocuklar neyse Rabia meydanında katledilen çocuklar da aynı. İkisi arasında bir fark yok ki. Biz Rabia'ya da Suriye'ye de göz yaşı döküp, dua ederken siz kıyıya vuran çocuk cesetleri üzerinden bir başka masumu linç ediyorsunuz.

veya