Mustafa Taha Dağlı

Mustafa Taha Dağlı

12 Ekim 2015, Pazartesi

SURUÇ’TAN TERÖR, ANKARA’DAN SEÇİM MALZEMESİ

Alçakça iki ayrı saldırı. Biri seçim sonrası diğeri seçim öncesi. İkisi de terör saldırısı, ikisinden de farklı amaçlar devşirildi, birinden teröre karşı terör kampanyası başlatıldı, diğerinden de seçim. Birinden terör ürettiler, diğerinden seçim malzemesi üretme peşindeler.
İlk terör saldırısı Suruç'taydı.

20 Temmuz'da gerçekleştirildi, 34 kişi hayatını kaybetti.

7 Haziran'daki seçim sonrası Suruç'taki saldırı PKK terörüne gerekçe oldu. Düğmeye Suruç'ta basanlar, Türkiye'ye yönelik terörü doruğa çıkardı.
PKK'ya karşılık misliyle verildi. "Kandil'i bombalıyoruz da ne oluyor" diyenler bile PKK'nın ağır kayıplarını net şekilde görebildi.
Terör örgütüne vurulan darbe, kış mevsiminin yaklaşması ve asıl önemlisi 1 Kasım seçimine az bir zaman kalması, PKK'yı yeniden harekete geçirdi. Bu kez ateşkes çağrıları başladı. Silah bırakmaya "hayır" diyen terör örgütü 1 Kasım öncesi siyasi rant için sözde barış peşine düştü.
Ve ilk hamle atıldı. Bu kez düğmeye Ankara'da basıldı. Yine bir terör saldırısı.

Tıpkı Suruç'ta olduğu gibi hatta 7 Haziran öncesi HDP'ye 2 puan birden kazandıran Diyarbakır'daki saldırı gibi bu kez Ankara'da bombalar patlatıldı.

Tam da PKK, "hadi ateşkes yapalım" derken oldu bu saldırı.
Tam da 1 Kasım seçimine giderken oldu bu saldırı.

Böyle bir denklem ilk kez karşımıza çıksa "hadi canım oradan" diyenler çoğunlukta olabilirdi. Ama dikkat edin ilk kez değil iki hatta üçüncü kez oluyor bu.

7 Haziran seçimi öncesi Diyarbakır'da, 7 Haziran sonrası Suruç'ta, 1 Kasım öncesi Ankara'da.
Birileri terör yapıyor, insanlar can veriyor, başka birileri ise buradan rant sağlıyor.
7 Haziran öncesi Diyarbakır saldırısının sonucu malum.

Birileri oradan oy devşirdi.
7 Haziran sonrası 20 Temmuz'da Suruç'taki kanlı saldırının sonucu da ortada.
Birileri o terör saldırısından terör üretti.

Ve şimdi Ankara'daki saldırı. Patlamalar yaşanır yaşanmaz ilk konuşana bakın. "Katil devlet" diyen, "zulüm altındayız" diyen, Ankara'daki terör saldırısını devletin üzerine yıkmaya çalışan, Selahattin Demirtaş var karşımızda.
Bu son saldırının ardından da ne devşirmeye çalıştıkları gayet net şekilde ortada. Ateşkes çağrısı yapıp, patlatılan bombalardan devleti sorumlu tutup, 1 Kasım'da sandığa gidecekler.

Dediğimiz gibi Diyarbakır'da da, Suruç'ta da, Ankara'da da, yüzde yüz terör saldırıları gerçekleştirildi, hepsinde masum insanlar can verdi.
Ama şunu da unutmayalım, süreçlerin başına sonuna iyi bakın. Birileri resmen düğmeye basıp, bu terör saldırılarından hükümeti sorumlu tutup, kendi işlerini görmeye çalışıyorlar.

Demirtaş diyor ki, "bizi gece gündüz izleyen devletin bunu bilemiyor olmasına imkan var mı?" Bunu neden söylüyorsun ki, Ankara'daki saldırıyı sen yaptırdın diyen mi oldu?
Ama şu gerçeği görmek lazım, birileri yapıyor, siz de buradan kazançlı çıkıyorsunuz. Birileri yapıyor, ölen masum insanların üzerinden devlet yıpratılıyor.

Yani özetle, PKK mı, HDP mi, onlara yön veren başka güçler mi? Yoksa DAEŞ mi yaptı? DAEŞ'i kimler kullanıyorsa onlar mı yaptırdı?
Kim olursa olsun ortaya çıkan sonuca bakmak yeterli. Ortaya çıkan sonuçtan avanta çıkarma peşinde olanlar belli.

veya