Mustafa Taha Dağlı

Mustafa Taha Dağlı

07 Aralık 2015, Pazartesi

2 AYDA BU KADAR YALAN

Tarih: 5 Ekim.
Rus uçakları Bayırbucak'ı bombalarken sınır ihlali yapıyor.
Türkiye uyarıyor.
Ruslardan ilk açıklama aynen şöyle, "navigasyon hatası yapılmış".

Tarih: 6 Ekim.
Sınır ihlali devam ediyor.
24 saat önce yapılan "navigasyon hatası" açıklaması değişiveriyor, bu kez "olumsuz hava şartları" gerekçe gösteriliyor.
"Sınırı geçmedik" demiyorlar. Geçme nedenleriyle ilgili çelişkili açıklamalar var.

Tarih: 24 Kasım.
Yine sınır ihlali ve zorunlu müdahale.
Radar kayıtları ortada.
Uyarı anonsları ortada.
Navigasyon bozuk değil, hava şartları elverişli.
Bu kez direk yalan söylüyorlar, "geçmedik" diyorlar.
Sonra kıvırıyorlar, "pilotlar Suriye'ye düştü" diyorlar.
Bir daha kıvırıyorlar, "uyarı yapılmadı" diyorlar.

Tarih: 25 Kasım.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Putin'i aradım" dedi.
Rus Dışişleri Bakanı Lavrov "kimse aramadı" diye yanıtladı.
Aynı gün Kremlin sözcüsü Peskov'dan "Erdoğan aradı" diye açıklama geldi.
Öncesi de var.

Mesela 30 Eylül.
Suriyeli muhalifler başta da Bayırbucak Türkmenleri, bas bas bağırdı, "Rus askerleri Suriye'ye girdi" diye.
Lazkiye'deki üssün uydu fotoğrafları yayınlandı, Rus uçakları pistte bekliyordu.
Moskova'dan açıklama geldi, "girmedik" dediler, pistteki uçaklar için de "bizim değil" dediler.
Akşam olmadan ise Suriye'yi bombalamaya başladılar.
Bayırbucak'ta sivil Türkmenleri hedef aldılar.
"DAEŞ'i vuruyoruz" dediler.
Oysa o bölgede bir tane bile DAEŞ teröristinin olmadığı ortaya çıktı.
Ezez'de yardım tırlarını vurdular.
"Tırları biz vurmadık" dediler.
Sonra tır yalanına bir yalan daha ekleyip, "tırlarda yardım malzemesi değil DAEŞ petrolü vardı" dediler.
Ruslar bu kadar yalancı mıydı, bilinmez.
Ama mesele Suriye olunca, yalana başvurdukları bir gerçek.

YALAN ZİNCİRİNİN SON HALKASI DAEŞ
2 ayda bunca palavra demeç veren Putin ve adamları, DAEŞ petrolüyle Türkiye arasında ilişki olduğuna dair iddialarında da ısrarla yalana başvuruyorlar.

Oysa DAEŞ terör örgütü 2 yıldır bu alışverişi rejim ve Rus işbirliğiyle yapıyor. Listede onlar dışında alıcı konumunda DAEŞ'in petrolünü Akdeniz'den Aşdot limanına indiren İsrail var.

Kirli ticarette PKK, PYD, İranlı kaçakçılar, Suriye kökenli Rus işadamı George Haswani ile Dr. Farid lakaplı İsraillinin de isimleri geçiyor.
Aracı olan Rus işadamları geçtiğimiz Mart ayından bu yana AB'nin kara listesinde. Geçen hafta da Amerika Hazine Bakanlığı o isimleri yayınladı ve hepsine yaptırım uygulama kararı aldı.

Tabi burada ABD'nin iyi niyetine inanmak biraz saflık olur. Bu tür yaptırım listelerinde amaç o petrolü ve devamındaki planı kaçakçı çetelerine çar çur ettirmemek.

PETROL YALANI DA PETROL PLANININ BİR PARÇASI

Suriye konusunda söylenen bu kadar yalanın bir anlamı var. Yalanların sonu petrole dayanıyor.
Çünkü Rusya, çok ortaklı bir proje için Suriye'de.

Asıl amaç o petrolü, Akdeniz'e çıkarmak. Sadece DAEŞ'in elindekini değil, Irak'taki petrolün tamamı söz konusu.
O nedenle Rusya, Bayırbucak'a saldırıyor, sadece ülkenin kuzeyindeki noktalara bomba yağdırıyor.

Amaç o noktaları birleştirmek. Türkmen, muhalif, sivil ne varsa ayıklayıp, kuzeydeki hattı doğudan batıya yani Akdeniz kıyısı Lazkiye'ye kadar boşaltmak.

Bayırbucak ya da Ezez gibi muhalif kontrolündeki arada kalan bölgelerin tahliyesiyle hat komple terör örgütlerine teslim edilecek. Şimdilik en büyük aday PYD. Onlarda sorun çıkarsa alternatif DAEŞ var.

Ruslar, neden Rakka'yı değil de Bayırbucak, Ezez ve İdlib'i bombalıyor, bu bölgelerin hepsinde siviller ve muhalifler var. Tüm bunlar tesadüf mü acaba?

veya