Mustafa Taha Dağlı

Mustafa Taha Dağlı

21 Mart 2016, Pazartesi

AVRUPA'NIN UTANMA DUYGUSU

Suriyeli mültecilere şehir meydanında birkaç Euro için şinav çektirdiniz,
zavallı kadınlarla dalga geçip, eğlendiniz.

Sınırda beklettiklerinize tekmeler savurdunuz.
Gaz sıkıp, dayak attınız.
Hamile kadınları bile dövdünüz.

Sınırları kapattınız, on binlerce Suriyeliyi, kışın ortasında, çamura mahkum ettiniz.
"Alacağız" dediğiniz mültecileri, köle pazarından seçer gibi, dişlerine bakıp, "bu işimize yarar, bu yaramaz" diyerek seçtiniz.

En son geçenlerde 15 bin Suriyeliye, dalga geçer gibi, topu topu birkaç yüz sandviç dağıttınız, ortalığı savaş alanına çevirttiniz.

Her gün bir ülkenizin başkentinde binlerce ırkçıyı sokaklara döküyorsunuz,
Müslümanlara karşı nefret sloganları atıyorsunuz.

"Aman mülteci gelmesin" diyerek köşe bucak kaçıyorsunuz.
Gördüğünüz mültecilere hayvan muamelesi yapıyorsunuz.

Ondan sonra çıkıp, insanlıktan, insan haklarından, uluslararası hukuktan, barıştan, demokrasiden, ifade özgürlüğünden dem vuruyorsunuz.

Türkiye'de terör örgütü propagandası yaptığı gerekçesiyle bir akademisyenin sınır dışı edilmesine "utanç verici" diyorsunuz.

Bu mu sizin ar damarınız?
İnsanlığı öldüren siz,
terör örgütünü savunan birini sınır dışı eden biz.

Utanç duyan siz,
utanmayan biz.
Öyle mi?

***

Batı'nın insana bakışı böyle. Bir de teröre bakışı var.

Türkiye teröre destek veren bir İngiliz'i sınır dışı ediyor. Terör destekçilerine, teröristlere operasyon yapıyor, haklı olarak. Dünyanın her yerinde olduğu gibi.

Ama Avrupa ve Amerika, bundan endişe duyuyor, kaygı duyuyor. Kamera karşısına geçen sözcülerin klasik bir lafı vardır, "Türkiye'deki bu gelişmelerden dolayı endişeliyiz" diye.

Peki Türkiye ne yapsın ya da aynı durumda olunca siz neler yapıyorsunuz?
Bir de bunlara bakmak lazım.

Mesela PKK sizin terör örgütleri listenizde. Ama Brüksel'de şehrin göbeğinde PKK teröristlerinin propagandasına izin veriyorsunuz.

Türkiye, PKK ile mücadele ederken, siz sözüm ona "terör örgütü" dediğiniz bu örgüte açıktan destek oluyorsunuz. Bir de Türkiye'nin terörle mücadelesine karşı "endişeliyiz" diyorsunuz.

Ya aynı durum sizin başınıza geldiğinde ne yapıyorsunuz? Her hangi bir terör destekçisini anında hapse tıkıveriyorsunuz.
Misal, geçen Cuma günü New York'ta DAEŞ sempatizanı olduğu iddiasıyla 32 yaşındaki bir adam, tam 22,5 yıl hapse mahkum edildi.

Sur'a, Cizre'ye asker polis girdi diye kıyamet koparıyorsunuz ama Paris'te Eyfel Kulesinin önünde bile askerlerinize nöbet tuttururken, kimseye laf ettirmiyorsunuz.

Yine geçen hafta tanık olduk, Brüksel'de terör operasyonu yaparken, Molenbeek semtini polis-asker ablukasına aldınız, şehrin göbeğine asker yığdınız, sokağa çıkma yasağı dahil her türlü yönteme de başvurdunuz.

Karne dağıtır gibi Türkiye'nin hukukuna, demokrasisine, terörle mücadele politikasına not verirken, bir de kendinize bakın.

Hatta direk kendinize bakın, bize not verme cüretkarlığını da kenara bırakın.

veya