Mustafa Taha Dağlı

Mustafa Taha Dağlı

23 Mayıs 2016, Pazartesi

DOKUNULMAZLIK ENDİŞESİ

Dokunulmazlıklar kaldırıldı. "Hayır" oyu veren milletvekillerinden önce yankısı Avrupa Birliğinden geldi. AB'nin Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, dokunulmazlıkların kaldırılmasını "ciddi endişe kaynağı" olarak yorumlandı.

Evet gerçekten mesele ciddi, endişeleri de ciddi.
AB bu işten tedirgin çünkü meselenin ucu, PKK'ya dokunuyor. PKK'ya yönelik atılan her adım, yapılan her hamlede olduğu gibi dokunulmazlıkların kaldırılmasına da AB karşı çıkıyor.

Terör örgütü, terör saldırıları düzenliyor, önlem alıyoruz.
Saldırılar devam ediyor, müdahale ediyoruz.
Terörle mücadele başlatıyoruz, terörü bitirme noktasında ilerliyoruz.
AB ise karşı çıkıyor, "terör tanıtımını değiştirin" diyor.
Yani "PKK terör örgütü olabilir ama üzerlerine fazla gitmeyin" demek istiyor.

Teröre destek veren milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasını gündeme getiriyoruz, AB yine karşı çıkıyor, "endişeliyiz" diyor.
Endişeliler çünkü korumaya çalıştıkları teröristler, kendi adamları.

Direk böyle söyleyince, "kem küm" ediyorlar. Kürt halkı falan demeye başlıyorlar.
Yani teröristleri değil de Kürt halkını düşünüyorlarmış, onu demeye getiriyorlar.

Hangi Kürt halkından bahsediyorsunuz, sayın AB?
PKK'nın katlettiği Kürtlerden, evlerinden, yerlerinden, yurtlarından, işlerinden, güçlerinden ettiği Kürtleri mi kastediyorsunuz?
Yoksa PKK uzantısı PYD teröristlerinin Suriye'de, Irak'ta katlettiklerinden mi?

Kuzey Irak'taki bölgesel yönetimin lideri Mesut Barzani, geçen hafta bir açıklama yaptı, PKK ile PYD teröründen dert yandı, "bizim adımızın bu terör örgütleriyle yan yana anılmasını bile istemiyoruz" dedi.

Barzani'nin partisi KDP'den en az 20 kişi ortadan kayıp, öldürüldüklerinden endişe ediliyor, Mesut Barzani, o 20 kişinin PKK-PYD teröristleri tarafından ya kaçırıldığını ya da öldürüldüğünü söylüyor.

Daha geçen Cumartesi günü 5 Kürt partisi ortak açıklama yaptı, Diyarbakır'daki katliamdan dolayı PKK'yı kınadı.

AB'nin savunduğu, koruduğu PKK-PYD terör örgütü kendi zihniyetinden olmayana yaşam şansı tanımıyor, Türkiye'de de, Suriye'de de, Irak'ta da en geçerli politikaları bu, Türk isen, Türkmen isen, Arap isen zaten yandın da, Kürt olsan bile eğer PKK'lı değilsen o zaman ya katledileceksin, ya da sürgün.

PKK-PYD'nin Kürt'ten kastı bu, o nedenle Avrupa Birliği, Türkiye'ye terör dayatması yaparken, Kürt halkının adını bile ağzına alıp, kimseyi kandırmaya kalkmamalı.
Çok açık ve net bir şekilde PKK'ya bir şey olmasın diye çabalıyor, Avrupa Birliği.

Endişeden kastettiklerine gelince, Batı zihniyetinin önündeki en büyük engel Türkiye, Türkiye'nin de önündeki tek engel PKK. Eğer PKK tamamen biterse, Türkiye'nin önünde hiçbir bariyer kalmayacak.
Yani Batı için PKK, Türkiye'deki son kale konumunda.
Ve onların kalesi PKK, Türkiye'de düşmek üzere.
İşte bu yüzden çabalayıp, duruyorlar, o kale düşmesin de Türkiye, düzlüğe çıkmasın diye.

veya