Mustafa Taha Dağlı

Mustafa Taha Dağlı

18 Temmuz 2016, Pazartesi

BİR GECEDE HEM MISIR, HEM GAZZE HEM SURİYE’Yİ GÖRDÜK

Darbelerin her türlüsü iğrençtir, her türlüsü alçakçadır.
Ancak 15 Temmuz bize darbelerin bile kendi içinde sınıflandırılabileceğini gösterdi çünkü Türkiye en iğrencini en alçakçasını gördü 15 Temmuz'da.

1960'da ya da 80'de belki o günlerin darbeci paşalarının bile cesaret edemeyeceklerini yaptılar, bu kez.

15 Temmuz gecesi Gazze gibi oldu Ankara da İstanbul da.
Bu ülkenin bu milletin meclisini bombaladılar, Ankara'da F-16'larla bombardıman yaptılar, İstanbul'da evlerin çatılarının üzerinden F-16 uçurdular.
Gazze'yi İsrail askerleri bombaladı, bizi ise FETÖ'nün askerleri.

15 Temmuz gecesi Kahire gibiydi İstanbul.
Boğaz köprüsünde, sivil insanların üzerine tanklarla ateş açtılar, katliam yaptılar.
O görüntüler sıcak ama bir o kadar da uzaktı bizlere.
Oysa henüz 3 yıl önce 3 Temmuz 2013'te Mısır'da izlemiştik tanklardan ateş açılıp, sivil insanların katledildiği görüntüleri.
Ancak aklımızın ucundan geçirmedik hiçbir zaman, "ya bizim de başımıza gelirse" diye.
15 Temmuz bize bunu da öğretmiş oldu.

15 Temmuz gecesi Suriye gibiydi Türkiye.
2011 sonrası Suriye'de rejim tankları, sivil halkın yaşadığı şehir ve kasabalara girdiğinde, insanlar araçlarını yollara park ediyor, barikat kuruyordu. Rejimin askerleri ise tanklarıyla, o otomobilleri ezip, geçiyordu. İşte bize onu da yaşattılar, darbeciler.
Karakoluma, okuluma darbeci girmesin diye o binaların önüne arabalarını park edip barikat kuran insanlar vardı, darbeciler tanklarıyla o otomobilleri ezip, parçaladı, tıpkı Esad'ın askerlerinin yaptığı gibi.

2013'ten bu yana Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı devirebilmek için denenen son ve ölümcül yöntem de başarısızlıkla sonuçlanmıştır, püskürtülmüştür. Tıpkı diğerlerinde olduğu gibi.

Bu ülkede milli iradenin üzerine gezi olaylarıyla geldiler başaramadılar.
17 Aralık'ta yargı yoluyla geldiler, başaramadılar.
PKK terörü kurşunlarından biriydi, onu devreye soktular, yine başaramadılar.
Geriye bir tek darbe kalmıştı, o kurşunu da sıktılar, Allah'a şükür, bu millet o tabancanın önüne yatıp, namlunun ucunu değiştirdi, yine başaramamış oldular.

Darbe herkesin aklındaydı. Çünkü paralel çetenin girişimlerini hepimiz biliyorduk, denemediklerinin bir tek darbe olduğunun da farkındaydık.
Ama böylesine de pek ihtimal veren olmamıştır herhalde.

Yani askerin, milletin üzerine bomba atıp, mermi yağdırdığı, katliam yaptığı bir darbe girişimini kimse tahayyül etmezdi.
FETÖ bu son şansı kaçırmamak için katliamlı bir darbe girişimini de gözünü kırpmadan gerçekleştirmiştir, ortaya çıkan gerçek budur.

Şimdi hiç kimse ama hiç kimse, bu darbe için"darbe ama…" diye başlayan kelimelerle cümle kurmasın. Ama yok, fakat yok, ancak yok, lakin yok; darbe var, alçak darbeciler var, aşağılık darbeciler var.

veya