Mustafa Taha Dağlı

Mustafa Taha Dağlı

29 Ağustos 2016, Pazartesi

SURİYE, TERÖR, KÖPRÜ

FIRAT KALKANI OPERASYONU
TSK'nın Suriye'deki terör örgütlerine yönelik başlattığı operasyonun ilk gününde DAEŞ işgalindeki Cerablus'un merkezi kurtarıldı. Bölgenin çevresinde ise DAEŞ'le birlikte PYD terör örgütünün yapılanması var.
Bu yapıların tamamı temizlenene kadar operasyon devam edecektir.

Türkiye-Suriye sınırının 10'da 1'lik bölümünü kapsayan Azez-Cerablus hattı, Türkiye'nin sınır güvenliği, Suriye halkının güvenliği ve insani yardım geçişleri için mutlaka DAEŞ ya da PYD gibi terör örgütlerinden arındırılmalıdır.

Operasyonun başladığı gün ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden Türkiye'deydi. ABD operasyonun DAEŞ kısmına destek verirken, PYD noktasında nasıl bir yanıt verecek bunu tam olarak belirtmedi.
Onların vereceği yanıt da, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın daha önce ABD'ye sorduğu "sizin müttefikiniz biz miyiz yoksa terör örgütleri mi" sorusunun da cevabı olacak aynı zamanda.

Zira PYD terör örgütü, Suriye Kürtlerini temsil etmeyen, Batı destekli ve Batı kumandasında hareket eden bir terör yapısı. Batı'nın amacı PYD üzerinden Suriye'nin kuzeyinde bir koridor oluşturup, burayı kontrol altında tutabilmek.
Koridorun büyük bölümü tamam geriye kalan kısmı ise Azez-Cerablus hattındaki parça, işte biz de tam oranın korunması için müdahale ediyoruz.

KILIÇDAROĞLU'NA YÖNELİK SALDIRI
Fırat Kalkanı operasyonu 15 Temmuz ruhunun devamı açısından çok önemli bir viraj. Zira terörün kaynağı Suriye sınırı, oraya müdahale edilmezse, Türkiye'de terör devam edecek. Bunun son örneğini Artvin'de CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik terör saldırısı girişimiyle gördük.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Rusya ziyaretinden bir gün sonra 15 Temmuz sürecindeki ilk terör saldırısı gerçekleştirildi, adres Mardin'di. Bir hafta sonra Türkiye ile İran arasında Suriye odaklı görüşmeler yapıldı, terör bu kez Elazığ, Gaziantep ve diğer bölgelerimizi vurmaya başladı.

Aslında olan şu, Türkiye dış politikada Batı'yı rahatsız eden bir hamle yapınca anında terör örgütleri harekete geçiriliyor.
Cerablus operasyonunda da aynısı oldu. Operasyon başladıktan sonra CHP Genel Başkanına suikast girişimi yapıldı.

15 Temmuz'daki milli duruş dünyaya büyük bir mesajdı. Bu duruşun bozulması, kitlelerin sokağa dökülmesi için ise terör gerek.
Türkiye'nin Cerablus operasyonunun sebeplerini anlattık, terörü bitirmek için o operasyon şart oldu.

Bu nedenle keşke CHP'liler daha önce PKK'lı teröristler için "arkadaşlar" dememiş olsalardı.
Keşke PKK'nın uzantısı olan PYD terör örgütünü savunmamış olsalardı, keşke Fırat Kalkanı Operasyonu için "destek veririz ama sadece DAEŞ ile sınırlı kalsın" dememiş olsalardı.

VE YAVUZ SULTAN SELİM KÖPRÜSÜ
Aslında her şey 3 yıl önce başladı. 2013'te Yavuz Sultan Selim köprüsünün, Osmangazi köprüsünün temelleri atıldı. Cevap "gezi parkı" adı verilen darbe girişimiyle oldu.

Ağaçla başladılar, darbeyle devam ettiler. Neticede köprülerimiz hizmete açıldı. Bu köprülerin anlamı üzerinde taşıdıkları arabalardan çok daha fazlası. İşin içerisinde Asya ile Avrupa arasındaki bağlantıya atılan bir Türkiye imzası var.

Marmaray ve üçüncü havalimanıyla tamamlanmış bir proje, Asya ile Avrupa'yı bugüne kadar olduğundan daha kolay bağlamış oluyor. Bu bağlantı, ticaret yollarının, enerji transferlerinin, gücün bağlantısı.

Zaten ilk başta bu projelere Almanların, İngilizlerin, Amerikalıların karşı olduğunu ve hala da karşı çıkmaya devam ettiklerini düşünecek olursak, meselinin boyutu çok daha net ortaya çıkıyor, aslında.

Şöyle özetlemek gerekirse, Türkiye aslında haritadaki konumuyla Asya ile Avrupa arasında zaten doğal bir köprüydü ama bu köprüden geçiş bedavaydı, işte 100 yıl sonra ilk kez Türkiye, Batı dünyasına, köprü geçiş ücreti uyguluyor da kıyamet de bu yüzden kopuyor. Yani onların 100 yıl öne kendi çıkarları doğrultusunda kurdukları sistem çöküyor yerine Türkiye'nin milli sistemi geliyor.

veya